4020 kişi okudu
Metni Küçült Metni Büyüt Reset
“Zafer İnananlarındır, Zafer Yakındır”
Zafer İnananlarındır Zafer Yakındır
Saadet Partisi Elazığ Merkez İlçe Başkanlığı Nisan ayı divan toplantısı gerçekleştirildi. Toplantıya Genel İdare Kurulu Üyesi Av. Bekir Kılıç, İl Başkanı İbrahim Hacıbekiroğlu, Merkez İlçe Başkanı Mustafa Kodat, ilçe yönetim kurulu üyeleri, belde başkanları, mahalle temsilcileri, merkez ilçe gençlik kolları ve çok sayıda teşkilat mensubu katıldı.
 
Başkan Kodat İlçe Divan Konuşmasında yaptığı açıklamasında şu ifadeler eyer verdi: “Düşünün ki, bir memleketin Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü, üstelik de Bakanlar Kurulu açıklaması gibi en resmi bir açıklamada, bilinen, ama parti menfaatleri için susulan, birçok şaibeyi ortaya saçıyor. “Beni konuşturmayın” diye söze başlıyor. Sonra da şehri “Parsel parsel satışla” Büyükşehir Belediye Başkanını suçluyor. Değerli Arkadaşlarım, bakıp da görmek lazım artık. Her şey milletin gözü önünde, canlı, canlı yaşanıyor.  
 
Ve Ak-çeli işler, kirli menfaatçilik açık açık itiraf ediliyor.  Hedefleri ise “Seçime giderken aman partim zarar görmesin” mantığı. 
Ne kadar Ahlaki ise, mantık bu. 
Peki ya bu ülke... Ya bu millet! “Partim zarar görmesin” diye dört bakanı Ak-çeli işlerden aklayan iktidar, şimdi de “seçime giderken” şifresini kullanıyor...
Hani dünya beşten büyük ya, öyle diyorlardı, bizde hatırlatalım dedik; bu millet de yüce menfaatlerinizden ve   partinizden büyük ey Akp.
Bu memleketteki her bir işsiz babanın iş kaygısı, sizin çıkarlarınızdan daha önemlidir.
Bu memleketteki her bir öğrencinin eğitim hakkı, sizin seçimde alacağınız sandalye sayısından daha önemli.
Bu memleketteki her bir emeklinin refahı, sizin iç huzurunuzdan daha önemli! 80 milyonluk kardeşler topluluğunun bir arada huzur ve refah içinde yaşayabilme özgürlüğü, sizin kapalı kapılar ardında kardeşlik tohumlarına zarar vermenizden daha elzem!
Bu ülkenin zenginliği, üç beşin zenginliğinden daha kayda değer.
Hükümet Sözcüsü, değerli ağabeyleri çıkmış, Gökçek için 8 Haziran’da 100 tane hırsızlığını ortaya çıkaracağını ifade ediyor. 
Başbakan ise, ‘susun konuşmayın’ diyor. 
Örtün bakalım pisliklerinizin üstünü.  Her şeyin ortaya döküleceği o korkunç hesap günü yakındır. 
Siz kirli işlerinizi örtmeye devam edin.  Şunu bilinki mızrak çuvala sığmıyor artık.
Artık Ahlaktan ve Adaletten bahsetmenizde bir şey ifade etmiyor. 
Ukrayna Başbakanının huzurunda bir polis, bir bakanı yolsuzluktan dolayı tutuklayabiliyor. İşte ahlak dediğiniz budur. Siz bunu yapabildiniz mi?   Değerli kardeşlerim, Şuur sahibi insanların farklı sorumlulukları vardır. 
Biz inanıyoruz ki hak sözü söylemek önemli bir Müslümanlık görevidir. 
Allah kullarını siyaset ile de imtihan etmektedir. 
İnancımıza göre siyasetin önemli tanımlarından birisi de, insanların dünya ve ahiret saadetlerini sağlamak için yönetimlerine talip olmaktır. 
Bu siyasetin özünde ıslah vardır. Bu siyaset peygamberlerin ve onlara tabi olan inananların siyasetidir. 
Bu siyaseti günümüzde Saadet Partisi temsil etmektedir. 
    Değerli Basın Mensupları; 
Ülkemizde yaklaşık 13 yıldır AKP’li kardeşlerimiz iktidar koltuğunda oturuyorlar. İslam’ca değil, Batı’ya endeksli bir siyaset yapıyorlar ve MİLLİ GÖRÜŞ siyasetini reddediyorlar. 
Yürüttükleri siyaset, borca dayalı, faizci, kapitalist, liberal kölelik siyasetidir ve iktidarları için dünyanın egemen güçleriyle işbirliği halindedirler. 
Bu bir tercihtir. AKP, ne pahasına olursa olsun, iktidar olmak için bu işbirlikçilik yolunu tercih etmiştir. 
Milli Görüşçüler olarak bizim itirazımız bu tercihedir. 
Bu siyaset yolu yanlış bir yoldur ve sonu felakettir.
     Bizler diyoruz ki, siz Müslüman insanlarsınız ve ahrete inanıyorsunuz. 
İslam adil olmayı, helali harama, hakkı batıla karıştırmamayı emreder. 
Faiz en büyük zulümdür, Allah ile savaş halinde olmaktır. 
Siz faizcilik yapıyorsunuz. 2015 yılı bütçesine faiz giderleri olarak 54 milyar TL koydunuz. 
Şu ana kadar borç faizi olarak 600 küsur milyar TL ödeme yaptınız. 
Yetimin malını sermaye sahiplerine borç faizi adı altında aktardınız. 
Zina, iktidarınız döneminde suç olmaktan çıkarılmış fuhuş ve benzeri gayrı ahlaki ilişkiler normalleştirilmiştir. 
Yanlış kadın politikaları sebebiyle evlikler azalmış, boşanmalar artmıştır. 
2013 yılında 600 138 evlilik olmuş bir önceki yıla göre %0,6 azalma görülmüştür. 
Boşananlar bir önceki yıla göre %1,6 artarak 130 000’e yükselmiştir. 
Milletimizin geleneksel aile yapısı tahrip edilmiş, kadının anneliği elinden alınmış ve her zamankinden daha fazla istismar edilir olmuştur. 
İktidarınızda, Türkiye’de tutuklu ve hükümlü sayısı 2005 yılında 56 bin iken, 2015 yılında 164 bin seviyesine çıkmış ve doluluk kapasitesinin çok üzerindedir. 
Hırsızlık ve adam öldürme suçlarında patlama yaşanmıştır. 
Suçlu sayısının artması uyguladığınız yanlış ahlâk ve eğitim politikası yüzündendir. 
Batı’dan yanlış ahlâk ve eğitim müfredatı ithal ediyorsunuz. 
İktidara geldiğinizde, vatandaşın borcu 6,6 milyar TL iken, Şubat 2015 tarihi itibariyle 357 milyar TL, TOKİ’ye olan borçlarla birlikte bu miktar 400 milyar TL olmuştur. 
Yaklaşık 3 milyon kişi borcunu ödemediği için kara listeye girmiştir. 
13 yıllık iktidarınız döneminde işsizlik oranı ortalama %10 civarında seyretmiştir. Son işsizlik oranı %10,9 olmuş, gerçekte ise %20 civarındadır. 
Gençler arasında işsizlik %20’ler seviyesindedir. 
Üniversitelerimiz diplomalı işsiz yetiştirmektedir. 
Kumar daha yaygın hale gelmiştir. 
Devlet Denetleme Kurulu’nun raporunda yer alan bir araştırmaya göre 18 yaş altı gençlerin %28,4’ü Sayısal Loto, yüzde 25,9’u Piyango, yüzde 25,9’u İddaa, yüzde 19,8’i de Hemen Kazan oynamaktadır. 
Şans oyunlarında dönen para 9 milyar doları bulmuştur. 
Dindar değil, dini dar nesiller yetiştiriyorsunuz. 
2 milyon sanal kumar oyuncusu ile dünyada oynanan sanal kumarın yüzde iki buçuğu Türkiye’de oynanmaktadır.  GDO’lu gıdalar milletimizin sağlığını tehdit eder hale gelmiştir. 
Ekilen tohumların %75’nin İsrail’den ithal edildiği söyleniyor. 
Domuz eti kasaplık hayvan yapılmış, helal gıda güvenliği ortadan kaldırılmıştır. Türkiye, AB ülkelerinden ve Çin’den jelâtin ithal ediyor. 
Bu jelâtinlerin içinde domuz atıklarından tutunuz, ölmüş bütün hayvanların atıkları hammadde olarak kullanıldığını uzmanlar söylüyor. 
İlaç sanayisinde kullanılan birçok madde sebebiyle, haram ilaç kullanıyoruz, tedavi olmuyor daha da hastalıklı hale geliyoruz.
    İktidar olmak demek, insanı ve fıtratını korumak ve dünya ve ahiret saadeti için çalışmak demektir. 
İktidar olmak demek toplumu ifsad etmek değil, ıslah etmek için çalışmak demektir. 
    Bir Ülke düşünün Cumhurbaşkanı  Merkez Bankası Başkanı ile polemiğe giriyor ve o ülke 152 katrilyon zarara giriyor. 
Bir ülke düşünün,  ülkenin tamamının Elektriği kesiliyor. Karanlığa gömülüyor ve elektriklerin neden kesildiği tespit edilemiyor. 
Bu kesinti nedeniyle ülke 2 katrilyon zarara giriyor.    
İşte AKP’nin Yeni Türkiye Düzeni bu,  Değerli Arkadaşlarım önümüzdeki seçimler gerçekten çok önemlidir. 
Zira Milli Görüş ‘ün iş başında olmadığı her dönem, ülkemize ve milletimize sadece manevi tahribat, ekonomik yıkım ve dış politika faciası getirmiştir. İçinde bulunduğumuz şartlar itibariyle ülkemiz, tarihi bir dönem noktasındadır. 
Bu hassas noktada iki seçenek vardır. Ülkemiz ya ırkçı emperyalizmin hedeflediği proje içinde, batının okşayarak yutma politikasına alet olanların eliyle israil’e vilayet olacak, 
yada Milli Görüşçülerin eliyle yeniden tarihteki şerefli yerini alacaktır. Bu davayı bugüne kadar kutlu bir emanet olarak üzerlerinde taşıyan biz Milli Görüşçüler, ülkemiz ve camiamız açısından çok büyük bir sorumluluk taşımaktayız. 
Sorumluluğumuzun gereği olarak, geçmişte yaptığımız hizmetleri anlatmakla yetinmek değil, belirlenen hedefler doğrultusunda, yapılması gereken çalışmaları hakkıyla yapmak zorundayız. 
Ulaşılması gereken çalışmaların ilki ise, Yaşanabilir bir Türkiye’nin kurulmasıdır. 
Bu da Saadet Partimizin Türkiye Büyük Millet Meclisinde temsil edilmesine bağlıdır. 
Milli Görüşün tek temsilcisinin yeniden Aziz Milletimize hizmet yolunda söz sahibi olması, 
Yeniden Büyük Türkiye ve Yeni Bir Dünya ideallerinin gerçekleşmesi ancak bu şekilde mümkün olabilecektir. 
Bu itibarla Ülkemiz ve bölgemiz açısından olduğu kadar camiamız açısından da çok önem arz eden bu seçimlerde, Saadet partimizin en iyi neticeyi alabilmesi için, birlik ve bütünlük içinde, bütün gücümüzle ve her türlü imkanlarımızı seferber edecek bir çalışma yapmak mecburiyetindeyiz.
Bunun içinde son 2 ay hep beraber gece gündüz çalışacağız. 
İktidar olacağız ve en büyük zaferi kazanacağız. 
Bu temennilerle toplantımızın tekrar hayırlı olmasını diliyorum. 
Hepinizi hürmetle ve muhabbetle selamlıyorum. 
Zafer inananlarındır ve zafer yakındır.”
 
07 Nisan 2015 Salı, 19:54
4020 kişi okudu
Okuyucu Yorumları
Karakese.com | Çukurova Bölgesinin En Güncel Bilgi Sitesi
Zafer İnananlarındır Zafer Yakındır