02 Ağustos 2018 Perşembe, 359 kişi okudu
GÜRHAN GÜRSES
YASTIK
Bebekleri de vururlar, anneleri de…
Utanmadan bir de…
Nasıl bir akıl tutulmasıdır?
Nasıl bir kalp erozyonudur?
 
Okyanusu dökseniz bunu yapanların üstüne temizlenmezler, bütün beyazları getirip boyasınız bunları aklanmazlar. Ateşle yaksanız bile paklanmazlar. Ruhlarına sirayet eder Bedirhan’ın canı. 
 
Canlarına isabet eder Bedirhan’ın bakışları…
Tedavisi yoktur bunun, şifası…
Bir bebeği katletmenin iki dünyada da cezası çoktur.
Bir böcek varmış gibi beyninizde hareket eder.
Aklınızı kurcalar.
Beyninizi kemirir.
Kafanızı vursanız da duvarlara çare değildir, parçalasanız da…
 
Gecelerine bebeklerin kanlarını sürerler artık huzurla uyuyamazlar, uykularına bebeklerin gülüşlerini katarlar ve yaşarken cehenneme girerler. 11 aylık Bedirhan’ın gülücüğü, ayağı kırık bir sineğin Nemrut’un burnuna girip onu çıldırtması gibi katillerin aklını alacak, beynini kurcalayacak ve en sonunda buhran içinde patlatacaktır kafalarını.
 
Bedirhan, onların uykularını öldürecektir.
Bir heyula gibi saracaktır onların üstünü geceleri.
Ve bu onları mahvedecek işkenceleri olacaktır.
Bir baba…
Aynı yastığa baş koyduğu eşini kaybetti ve 11 aylık bebeğini…
Buna can mı dayanır?
Sabır mı kalır?
Yastığı al’dır şimdi bayrağımın renginde.
Dalgalanır ülkemin vicdanının semalarında.
Bedirhan’ın gözleri şahan gibi dikilir hainin üstüne, korku salar minnacık bedeniyle.
Çocukları da vururlar acımadan, bebekleri de katlederler marifetmiş gibi.
Ey ruhunu şeytana satanlar!
Bebeğin dahi canına kıymakta imtina etmeyenler!
Sizi toprak bile kabul etmez, su bile yıkamaz… Ruhunuzda canilik akıyor oluk oluk, kir pas içinde düşünceleriniz ve aldığınız her soluk, duygularınız lağımdan beter kokuyor. Tetiğe basan elinizde Bedirhan’ın kanı var, mekanizmayı çalıştıran elinizde Bedirhan’ın minnacık bedeni var. 
Bir baba…
Gözleri yaşlı ama metanetli…
İçi yağmurlu ama sözleri imanlı…
Kaybettiklerinin acısı yüreğini söküyor ama bir adım dahi sendelemiyor.
Elinde yavrusunun yastığı…
Çocuğunun kokusunu çekiyor içine.
Cennet kokulu çocuğunun yastığını tutuyor.
Yastık demeyin, 11 aylık bir bebeğin günün büyük çoğunluğunda başını koyduğu, huzurla uyuduğu, gülücükler savurduğu, babasına miras bıraktığı en değerli eşyadır şimdi. Yastık ve Bedirhan… El yapımı bomba ve 11 aylık BEDİRHAN…
 
Yürü git yalan dünya.
Bedirhan’ı alan dünya değil misin?
Düşmanı Bedirhan’a salan dünya değil misin?
Bizimle eğlenen ve hainle evlenen üç kuruşluk yalan dünya değil misin?
Bedirhan ağrısı var yüreğimizde.
Kürre-i arzı patlatacak öfkemiz…
Düşmanı boğacak denli tükürüğümüz…
Bir baba elinde yavrucağının yastığı…
Bebeğine mi yansın, eşine mi, kendisine mi?
Gözlerinde bir milyon sancı vardı, bir milyon acı…
Babalar da yetim kalır 11 aylık bebeği gidince.
Bunu gördüm.
Rabbim sanadır sığınmışlığımız.
Sanadır ilticamız.
Okuyucu Yorumları
Haberler