26 Şubat 2015 Perşembe, 2208 kişi okudu
YAŞANAN ŞU DENSİZLİĞE BAKIN
Yırtınır dururuz, bu şehirde neden yatırım yok diye.
 
Neden yetkililer ya da kendilerini bu şehrin sahipleri olarak görenler yabancı sermayeyi ya da hemşeri sermayesini Elazığ’a kazandırmak için bir şeyler yapmazlar diye de dövünüp dururuz.
 
Sonra masanın diğer tarafına geçer neden insanlar gelip de bu şehire yatırımlarını yapsınlar diye de kendi kendimizi bir özeleştiriye tabi tutarız.
 
Sahi hiç düşündünüz mü neden insanlar gelip de yatırımlarını Elazığ’a yapsınlar…
 
Sahip çıkan yok, ilgilenen yok, ön ayak olan yok, yol gösteren yok.
 
En küçük bireyinden en büyük STK’sına kadar da durum böyle.
 
Kimse elinden geldiğince fedakarlık yapmadığı gibi bir de köstek olurlar.
 
Yatırım yapmak isteyenleri kızdırırlar, kırarlar küstürürler.
 
Bunu sıradan bir vatandaşımız da yapıyor, elinde yetkisi olanlar da…
 
Dün gazetemizi arayan bir hemşeri sermayenin sahibi ziyaretinize gelmek istiyorum dedi ve geldi.
 
Şikayetçiyim kardeşim dedi.
 
Avrupa’dan geliyorum ama kendi memleketimde zulüm görüyorum diyerek devam etti.
 
Değerli hemşehrimiz Avrupa’da yaşıyor…
 
Ecnebi memlekette dişinden tırnağından arttırdıklarıyla kendi topraklarıma yatırım yapayım diye millerce kilometre öteden kalkmış Elazığ’a gelmiş.
 
Kendi köyünde kendi topraklarında değerlendirmiş birikimlerini.
 
Onun için de Avrupa ve Elazığ arasında mekik dokuyor, fırsat buldukça Elazığ’a geliyor, işini hallettikten sonra tekrar dönüyormuş.
 
Dün geldiği Elazığ’dan İstanbul’a aktarmalı olarak dönmek istediği Havalimanında görevliler ile arasında önce bağaj konusunda bir tartışma çıkıyor, ardından bekleme salonunda beklerken anonsların yapıldığı esnada uçağa binmek için turnikelere yaklaştığında görevlilerin yeni bir kaprisine maruz kalıyor.
 
Henüz uçak yerde iken az önceki tartışmayı gurur meselesi yapan kendini bilmez görevli yatırımcıya; “geciktiniz sizi almam içeri diyerek” diretiyor.
 
Pist’e en yakın turnikelerde yaşanan bu diyalogdan önce hemşehrimiz zaten diğer iki turnikeyi geçmiş ve uçağın kapıları açık.
 
Görevli adam, vatandaştan biletini istiyor ve vatandaş biletini verir vermez bileti alan hazret biletin üzerinden numaralı etiketi keserek gidip; kalkmakta olan iddiasıyla içeri almadığı uçaktan bağajları indirip getirip yatırımcıya verip intikam almış edasıyla da bıyık altından gülüyor.
 
Adam dertli, nereye başvuracağını bilmediği için yaşananları gören vatandaşlardan bazıları bize yönlendiriyor.
Dinlediğimizde küçük dilimizi yutacak gibi olduk.
 
Küçük bir havalimanı görevlisi bile nezaketten uzak bu tür nahoş tavırlarla insanları küstürüp kırıyorsa bu şehire yatırımcı neden gelsin arkadaş demeden edemiyor insan.
 
İşin ilginç bir yanı daha bu vatandaşımızla birlikte aynı uçakta birlikte yolculuk ettikleri aileler de var. 
 
Kadınlı çocuklu bu aile fertleri uçarken ne yazık ki bu vatandaşımız bir gün sonraya uçmak için bilet alıp ailenin bir gün İstanbul’da beklemelerini salık veriyor.
 
Yaşanan bu densizlik ve trajikomik olaydan sonra Havalimanı yetkililerinin ve onların ita amirlerinin özellikle de sorumlu Vali Yardımcısının bu konuyu gündemlerine alıp almayacaklarını merak ediyoruz.
  
 
 
 
 
 
 
Okuyucu Yorumları
Haberler
YAŞANAN ŞU DENSİZLİĞE BAKIN