13 Ağustos 2017 Pazar, 5794 kişi okudu
YAP - İŞLET - KIRIŞ FELSEFESİ
YAP - İŞLET - KIRIŞ FELSEFESİ 
 
Devlet; sağlık problemlerini çözmek için "Şehir hastaneleri" adı altında 22 ilde Toplam 30 sağlık Kampüsü oluşturuyor.
 
Bunlardan biri yılan hikayesi olsa da kendi şehrimizde inşa edilirken bir kaç tanesi hizmet vermeye başlamış durumda. 
 
Bu oluşum sağlık hizmetlerini belirli bir süre ile (25 yıl) Özel sektöre devredilmesinin sakıncalarını da beraberinde getiriyor.
 
Devletin sağlık sektöründen de yavaş yavaş elini çekiyor olması kabul edilemez bir durum.
 
Kimsenin sağlığımızı işletmecilerin ya da rantçıların insafına bırakmaya hakkı yok, olmamalı da zaten...
 
Çünkü bu, hizmetten ziyade bir rant kapısıdır. 
 
Şehir hastaneleri rantçılarına taahhüt edilen şu madde ne kadar manidar;
 
"Hasta oranının yüzde yetmişin altına düşürülmemesi konusunda devlet garantisi."
 
Peki soruyorum; kendini gelişmiş ülkeler arasında sayan ya da gelişmekte olan bir ülke olarak gören bir devletin, yöneticilerinin yürüttüğü politika bu mu olmalı?
 
Gelişmiş ülkeler hastanelerde yatak sayısını arttırmakla  övünmez.
 
Gelişmiş ülkeler geliştirdikleri yaşam standartlarına bağlı olarak uyguladıkları sağlık politikalarıyla  hasta yatak sayılarını dolayısıyla hasta sayılarını azaltmakla övünürler. 
 
Gelişmiş ülkeler; her toprağı bereket fışkıran tarım ve hayvancılığın zirvede olma imkanını yok edip ithalata bağımlı hale getirmez.
 
Vatandaşlarından habersiz , kendi menfaatleri uğruna katiller ile masaya oturup onların GDO suna mahkum etmez.
 
Değerli okurlar sizce;
 
- GDO'lu gıdalar tüketerek, kendi paramız ile kendi katilimizi kiralamış olmuyor muyuz?
- Dünyanın yeni sahibi ve yeni tanrısı olmaya soyunanların , ölüm tohumlarının yaratıcısı olduğunu bilmiyor muyuz?
- Peki GDO kullanmayan ülkelerin uluslararası ticaretten veto yediğini biliyor muydunuz? 
Vatandaşına kendi toprağında yetişen, kendi tohumu ile üretilen sebze ve meyveleri hasret bırakanlara el insaf diyelim de peki biz tüketiciler neden bu kadar tepkisiz kalıyoruz?
 
Neden ağzını açıp tek kelime etmeye çekinir oldu insanımız. 
 
Neden dut yemiş bülbüle döndürüldük?
 
Milli Eğitimin bitirilmek üzere olduğundan yakınırken; devletimizin sağlık uygulaması da kangren olmak üzere. 
 
Devlet hastaneleri ile halka ulaşan yollar kapatılıp "al gülüm ver gülüm"le birbirlerini yağlayan bir sisteme köle ediliyoruz. 
 
En acısı da bu sistematik planların bizlere farklı anlatılıyor ve aldatılıyor olmamız.
 
Eğer aksini iddia ediyor ve iftiraya uğruyoruz diyorsanız buyrun. 
 
Yapılan anlaşma ve ihaleleri, şartnameleri bir gözden geçirin.
 
Devlet hastanelerinin kapatılma söylentisi ve sözde şehir hastanelerine kaydırılacak olması,
 
Kapatılan devlet hastanelerinin tasarrufunun yüklenici firmaya bırakılması,
 
İhaleyi alan firmaya hazine arazisinin bedava mı yoksa vaatlerle mi verilecek olması...
 
Ayrıca; Bu vaatlerin bazılarında
 
* Devletin firmalara 25 -30 yıl sürekli kira ödemesi, veya hazine garantisi sözü.
 
* Hastane ve çevresindeki tesisleri yüklenici firmaya işletmesi sözü.
 
* Bu firmaları da her türlü vergiden muaf tutma sözü.
 
* Devletin şehir hastanelerini en az yüzde 70 oranında dolu tutması sözü. 
 
İşte bunlar bilinenler peki ya bilinmeyen kısmında kim bilir ne kadar acı gerçek yatıyor hiç düşündük mü?..
 
Lütfen bizler de biraz bilinçlenelim, öğrenelim ve artık bazı kara bulutları görüp ona göre önlem alalım.
 
Ülkemiz rantçılar yarışıyor kulvarına dönüşmüş durumda .
 
İçimizi sızlatan haksızlıklar içerisinde bir komedi de var ki anlamak için beyin mi gerek yoksa beyinsizlik mi gerek siz karar verin.
 
Bir başka anlamsız uygulama da; şu Aile Hekimliği...
 
Sağlık Bakanlığının bizlere yeni hizmeti olan "aile hekimlerine telefon ile muayene olabilme" hizmeti.
 
Allah aşkına telefon ile muayene de nedir ?
 
Böyle bir şey nasıl kabul edilir?
 
Mesela kalp krizi geçiren bir hastaya telefon ile nasıl müdahale edilir?
 
Çoğu semptomlar hemen hemen benzer değil midir?
 
Peki o kalp krizi geçiren hasta derdini nasıl anlatabilir, hadi anlatabildi diyelim doğru anlatabilir mi?
 
Yapmayın bunu. Bu millet bu muameleyi hak etmiyor. Türk milleti vefalı, vatansever insanlar ülkesi. 
 
Bu vefaya hürmeten aldatmayın, kandırmayın artık. 
 
Biz kanmıyoruz, sabrediyoruz. 
 
Kimse kusura bakmasın!
 
Şehir hastaneleri projesi bir rant projesidir.
 
Sağlık politikaları zaten alarm veriyordu, sistem çökmeye başlamıştı. 
 
Bu çöküşü unutturmak ya da üstünü kapatmak konusunda, "şehir hastaneleri" kurnazca işlenen bir oyun oldu...
 
MELİKE YUMAKGİL
Okuyucu Yorumları
Karakese.com | Çukurova Bölgesinin En Güncel Bilgi Sitesi
YAP - İŞLET - KIRIŞ FELSEFESİ