498 kişi okudu
Metni Küçült Metni Büyüt Reset
Vali Kaldırım: "Tarihe Yapılan Saygısızlık Soruşturuluyor"
Vali Kaldırım Tarihe Yapılan Saygısızlık Soruşturuluyor
Hüseynik’te dozerle yıkılan tescilli tarihi konağın mirasçıları konaklarının yıkıldığını Günışığı Gazetesi'nden öğrendiler. Koca konağın yıkımından haberi olan konağın varisleri Konağı yıkanlardan şikayetçi olacaklarını söylediler.
 
Hüseynik’te dozerle yıkılan tescilli tarihi konağın mirasçıları konaklarının yıkıldığını Günışığı Gazetesinden öğrendiler. Koca konağın yıkımından haberi olan konağın varisleri Konağı yıkanlardan şikayetçi olacaklarını söylediler.
 
MİRAS UĞRUNA TARİH YOK EDİLDİ
 
Elazığ'ın Hüseynik Mahallesindeki 200 yıllık tarihi konağın yıkım nedeni belli oldu. Maddi açıdan büyük değere sahip olan konağın miras için yıkıldığı iddia edildi. 
 
200 YILLIK BİR GEÇMİŞİ VARDI
 
Hüseynik Mahallesi’nde tescilli 18 konaktan biri olan Sandalcılar Konağının yıkım nedeni ortaya çıktı. Elazığ'ın tarihi ve turizmi açısından büyük önem taşıyan 200 yıllık tarihi konak tescilden çıkarılarak, önceki gün dozerlerle yıkılmıştı. Maddi açıdan büyük değere sahip olan konağın miras için yıkıldığı iddia edildi.
 
VARİSLER KARŞI KARŞIYA GELDİ
 
Kültür ve Turizm Bakanlığı Diyarbakır Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü tarafından tescillenen ve koruma altına alınan tarihi konağın, yıkılması varisleri karşı karşıya getirdi. 
 
"6 KUŞAKTIR BİZE AİT"
 
Konağın varislerinden Emre Tuğrul, Günışığı'na yaptığı açıklamada, konağın 200 yıl boyunca ayakta kaldığını ve şehrin tarihine renk kattığını ifade ederek, "Bu konak babamın dedesinin babasına ait. 6 kuşaktır bu konak bize ait. Konakta eskiden her hafta cuma günleri, bayramlarda büyüklerimiz yemek dağıtırlarmış Hüseynik halkına. O dönem şehir Harput'taydı. Hüseynik de en büyük yerleşim yeriydi. Harput'tan da büyüktü ve oranın tek büyük köşküydü.
 
DEDEM ÖLDÜKTEN SONRA YAĞMALANDI
 
Kat içinde kat vardı. 3-4 katlı bir evdi. Bahçesinde cami vardı. Dedem öldükten sonra köşk yağmalandı.  Öyle çirkinlikler olduğu için biz ve diğer halam hiç uğraşmadık." dedi.
 
"KONAĞIN YIKILDIĞINI DUYUNCA ÇOK ÜZÜLDÜK"
 
Tarihi konağın yıkıldığını basından öğrendiklerini ve aile olarak çok üzüldüklerini ifade eden Emre Tuğrul; "Cumartesi günü iş yerindeydim. Babam evdeydi. Babam günlük Elazığ haberlerini izliyor. İzlerken ilk başta konağın yıkıldığı haberi verilmiş. Babam üzülmüş. Ablam aradı beni. 'Babam üzülüyor, bizim konağı yıkmışlar' dedi. Ben de 'nasıl olur öyle bir şey' dedim. Bu şekilde haberimiz oldu." dedi. 
 
"VERASETLİ BİR YAPI"
 
Konağın içinde bulunduğu arazinin yaklaşık 2 dönüm olduğuna dikkat çeken Tuğrul, "Orası bize ait. 3 hissedarı var o konağın. Birisi babamım. İki hissesi de halalarımın. Varisli mal olduğu için herkes bir yere çekiyor. Bir ara satmayı düşündük. Alıcı da çıkmıştı. Ama satmadık. Sonra öyle kaldı." ifadelerine yer verdi.
 
"MÜZE OLMASINI İSTİYORDUK"
 
Konağın manevi olarak kendileri için büyük önem taşıdığını vurgulayan Emre Tuğrul, "O konağın maddisel olarak değeri önemli değildi. Manevi değeri bizim için önemliydi. Biz orayı koruyorduk. Ancak konak yerle bir oldu. Biz eski haliyle kalmasını istiyorduk. Ata yadigarıydı. Restore edilip turizme açılabilirdi. Eski valimiz bizim konağı restore ettirecekti. Müzeye çevrilecekti. Ama vali bey başka bir şehre atandı. Bizim de öyle bir düşüncemiz vardı. Ama olmadı." şeklinde konuştu. 
 
"HALAMDAN ŞÜPHELENİYORUZ"
 
Konağın yıkılması için halasının girişimlerde bulunduğunu iddia eden Emre Tuğrul, şunları söyledi: "Bir halamın da bu olaydan haberi yoktu. O da çok üzüldü. Ama diğer halam ve eşiyle hiç görüşmüyoruz. Biz onlardan şüpheleniyoruz. 40 yıldır görüşmüyoruz. Çünkü orası tarihi eserdi. Sit alanıydı. Kendi kafasına göre nasıl yapmışsa bizden izin veya imza almadan o konağı tarihi eser olmaktan çıkarmış. Öyle duyduk. Babamla halam Savcılığa suç duyurusunda bulundu. Konağı tarihi eser olmaktan çıkarmışlar. Burası da yetmemiş, gitmiş Diyarbakır'dan bilirkişi getirmişler."  
 
"SANDALCI DEDEMDEN ÇOK ÖZÜR DİLİYORUM"
 
Konağın yıkımına ilişkin sorumlular hakkında dava açtıklarını belirten Emre Tuğrul, "Konağı yıkanlardan şikayetçiyiz. Sonuna kadar bunun takipçisi olacağız. Ben o aileden kalan tek erkek olarak bu işin peşini bırakmayacağım. Güzelim yadigar hatırası yıkıldığı için çok üzgünüz. Sandalcı dedemden çok özür diliyorum. 
 
YIKTIRAN KURUMDAN DA DAVACI OLACAĞIZ
 
Bunun peşini bırakmayacağız. Orayı satması için yine bizim onayımız gerekecekti. Bunu yapamazdı zaten. Çünkü tapu üç kişi adına. Maddi ve manevi tazminat davası açacağız. Hangi kurum yıktırdıysa veya kim vesile olursa onlar hakkında yüksek miktarda tazminat davası açtık." dedi. 
 
VALİ YIKILAN KONAĞI YERİNDE İNCELEDİ
 
Günışığı Gazetesinde yayınlanan tarihi konağın yıkım haberinin ardından Elazığ Valisi Çetin Oktay Kaldırım ve beraberinde Cumhuriyet Savcılarıyla yıkılan konağın bulunduğu Hüseynik'te incelemelerde bulundu. Vali Kaldırım, tarihe yapılan bu saygısızlığın soruşturulacağını ve olayın Bakanlık düzeyinde araştırılacağını ifade etti. 
 
KORUMA KURULU KARARI ÇELİŞKİLERLE DOLU
 
Öte yandan, Kültür ve Turizm Bakanlığı Diyarbakır Kültür Varlıklarını koruma Bölge Kurulu Müdürlüğü, tarihi konağın tescilden düşürülmesi gerekçesini açıkladı. 
 
Kurumdan yapılan açıklamada, "Elazığ ili merkez Ulukent (Hüseynik) Mahallesinde bulunan, herhangi bir sit alanında kalmayan, özel mülkiyete ait tapunun 1620 nolu parselinde kayıtlı, 2. grup yapı olarak tescilli konutun korunması gerekli özelliklerini yitirdiği, bir kısmının yıkıldığı, geriye kalan kısımlarının ise can ve mal güvenliği yönünden tehlike arz ettiğinden tescilin düşürülmesi talebine ilişkin; Diyarbakır Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu7nun 19.12.2014 tarih ve 2856 sayılı kararı, Elazığ Valiliği İl kültür ve Turizm Müdürlüğü'nün 19.08.2019 tarih 678643 sayılı yazısı ile ekli olan Rukiye Aydın'ın 30.07.2019 tarihli dilekçesi, Diyarbakır Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğünün 26.08.2019 tarih ve 374374 sayılı uzman raporu okundu. Ekleri ile konuşa ilişkin bilgi belgeler incelendi. Yapılan görüşmeler sonunda;
 
Elazığ ili Merkez Ulukent  (Hüseynik) Mahallesinde bulunan, herhangi bir sit alanında kalmayan, özel mülkiyete ait tapunun 1620 nolu parselinde kayıtlı, Diyarbakır Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu'nun 19.12.2014 tarih ve 2856 sayılı kararı ile 2. Grup yapı olarak tescilli konutun dosyasındaki bilgi ve belgelerden ilk tescillendiği tarihte mimami, dekoratif, estetik, özgünlük vb. özelliklerini ifade eden yeterli bilgi, belgeler ile özellikle yapının içini gösteren fotoğrafların bulunmadığı anlaşılmıştır. 
 
Yapıyla ilgili Koruma Bölge Kurulu Müdürlüğünün 26.08.2019 tarih ve 374374 sayılı uzman raporu ve fotoğraflardan gerek yapının ilk tespit edildiği tarihte gerekse de günümüzdeki mevcut durumuyla mimari, dekoratif, estetik özgünlük vb. özellikler açısından 2863 sayılı Kanunun 6. Maddesi ile Korunması Gerekli Taşınmaz Kültür Varlıklarının ve Sitlerin Tespit ve Tescili Hakkında Yönetmelik'in 4. maddesinde belirtilen 'Korunması gerekli Taşınmaz Kültür Varlığı' niteliklerini taşımadığı anlaşıldığından tescil kaydının kaldırılmasının uygun olduğuna, 1620 nolu parselin tapu kütüğünün beyanlar hanesinde bulunan Korunması Gerekli Taşınmazlar kültür Varlığı şerhinin ilgili tapu Müdürlüğünce kaldırılmasına, Yapının tehlike arz etmesi hususunun ilgili mevzuat doğrultusunda Belediyesince değerlendirilmesi gerektiğine karar verildi." denildi. 
 
 
 
 
22 Ekim 2019 Salı, 17:57
498 kişi okudu
Okuyucu Yorumları
Haberler
Karakese.com | Çukurova Bölgesinin En Güncel Bilgi Sitesi
Vali Kaldırım Tarihe Yapılan Saygısızlık Soruşturuluyor