377 kişi okudu
Metni Küçült Metni Büyüt Reset
USTA GAZETECİ, GENÇ GAZETECİLERE TAVSİYELERDE BULUNDU
USTA GAZETECİ GENÇ GAZETECİLERE TAVSİYELERDE BULUNDU
Elazığ Basın ve Medya Cemiyeti Başkanı, Günışığı ve Yeni Ufuk Gazeteleri İmtiyaz Sahibi Mehmet Nafiz Koca, Elazığ Necip Güngör Kısaparmak Anadolu İletişim Meslek Lisesinde söyleşi programına konuşmacı olarak katıldı.
 
Başkan Koca, programda mesleki bilgi, birikim ve tecrübelerini öğrencilerle paylaştı. 
 
"YENİ NESİL ÇOK ŞANSLI"
 
Okul İdarecileri, öğretmenler ve çok sayıda öğrencinin ilgiyle takip ettiği programda konuşan usta Gazeteci Mehmet Nafiz Koca, iletişim liselerinde eğitim gören öğrencilerin sahip oldukları imkanlar açısından çok avantajlı olduklarını vurguladı. 
İletişim Meslek Lisesinin önemine değinen Koca, "Gazeteciliğe başladığımda bize mesleğin detaylarını öğreten bilgili, birikimli, donanımlı hocalarımız yoktu. Dolayısıyla bu konuda çok şanssızdık. Biz gazeteciliği sadece hobi olarak gördüğümüz ve sevdiğimiz için gazeteci olduk. Ama sizin öğrendiklerinizi yada bundan sonra öğrenip de mesleğe adım atacağınız seviyeye gelinceye kadar da çok bedel ödedik. Onun için sizler çok şanslısınız. Hiçbir bedel ödemeden zorluklarla karşılaşmadan gazetecilik mesleğini bu okulda çok değerli hocalarla ve çok gelişmiş aygıtlarla öğreniyorsunuz." dedi. 
 
"HAKSIZLIĞA TAHAMMÜL EDEMEYEN BİR YAPIM VAR"
 
Gazetecilik Mesleğine Lise yıllarında büyük merak duyduğunu anlatan 51 yaşındaki tecrübeli gazeteci Nafiz Koca, "İmam Hatip lisesinde okurken edebiyata çok ciddi yatkınlığım vardı. Şiirler, makaleler yazardım. Gazeteler okurdum. Elimizi telefonu alıp, istediğimiz yazarı, istediğimiz gazeteyi okuma şansımız yoktu. Bir gazete okumak için bayilerden gazete alırdık. Yada bir çay ocağına gider orada gazete okurduk. O dönem gündemi çok yakından takip ederdim. O dönem benim dikkatimi çeken bir meslek seçimi konusunda düşünürken benden iyi bir hukukçu, savcı olur diye düşünüyordum. İçimde hep bir ukde olarak da savcı ve hukukçu olmak kalmıştır. Tabi o dönem şartlar gereği bir yerde işe girmemiz gerekiyordu. Liseden mezun olduktan sonra bir kamu kurumunda işe başladık. Hak savunucusu, haksızlığa tahammül edemeyen, bir yerde haksızlık gördüğü zaman müdahale eden bir yapımız olduğu için o dönem işçi haklarının sömürülmesi karşısında işçi sendikacılığına soyunduk. Tabi hakların savunulması konusunda kamuoyu desteğinin arkamızda olması lazımdı. Bu da ancak basın yayın yoluyla olurdu. 
 
O dönem bir akademi dergisinde yazı yazıyordum. Bir arkadaşımızın da tavsiyesi ile bir gazete kurabiliriz dediler. Derken 1996 yılında Merhaba isminde Elazığ'ın ilk ve tek büyük boy gazetesini çıkardık. Gazetede sorun ve sıkıntıları gündeme getirirdik." diye konuştu. 
 
"ASLA PES ETMEDİM"
 
Başkan Koca, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü: "1996-1999 yılları arasında Türkiye'de sendika ağaları vardı. Bunlar istediklerinde hükümetleri alaşağı ediyor, yeni hükümetler kurabiliyordu. O dönemde bir taraftan gazetecilik bir taraftan sendikacılık yapıyorduk. Bu dönemde bedel ödedik. 28 Şubat sürecini bahane edenler bizi yaftalayıp önce kısa süreli tutukluluk yaşadık, sonra askere gönderdiler. 3 günlük asker iken hem iş akdimi feshettiler hem de sendikal hayatımızı bitirdiler. Askerlik dönüşünde yeniden sendika başkanlığına aday olduk. Bunun yanında da 2003 yılında yeniden gazetecilik mesleğine dönelim diyerek Yeni Ufuk Gazetesi'ni kurduk. Yeni Ufuk Gazetesi ile yolumuza devam ettik. kalem tuttuğumuz müddetçe her türlü Elazığ'da hiçbir vatandaşımız bizi 'kalemini ters oynattı', 'haksızlık etti' yönünde eleştiriye muhatap etmedi. Yeni Ufuk Gazetesinde biz olayların üzerine gittik. Usulsüzlüklerin, yolsuzlukların, farklı nahoş olayların üzerine korkusuzca gittik. Tabi bu dönemde de bedel ödedik. Önce hakkımızda davalar açıldı, sonra gazetemiz kapatıldı. Biz gazeteyi tekrar çıkardık. Düştüğümüz yerden güçlü kalktık ve Yeni Ufuk gazetesini günlük olarak yayınlamaya başladık. 15 ay sonra yine kamu baronları nedeniyle gazetemiz tekrar kapatıldı. Biz yine sil baştan başa döndük. 6 ay sonra Yeni Ufuk Gazetesini tekrar çıkardık."
 
"GAZETECİLİK MESLEĞİNİN ŞEREFİ VE ONURU BAMBAŞKADIR"
 
Gazetecilik mesleğinin önemine değinen Koca, "Tabi bunları basit bir şekilde anlatıyoruz ama bu süreç içerisinde ödediğimiz bedelleri bir Allah bilir bir de biz biliriz. Bu süre içerisinde sayısız darp, sayısız ofis baskınları, sayısız maliye girişimleri oldu. Bu süre içerisinde 200'e yakın savcılık ifadesi, 104 tane yargılama dosyası ve şuan devam eden 43 dosyamız var. Bunların tek sebebi var; Hakkı yazmak, hakikati haykırmak. Bundan şikayetçi değiliz. Çünkü biz bu mesleğin ne kadar şerefli, ne kadar haysiyetli ve onurlu biliyoruz. Her meslek onurludur ama gazetecilik mesleğinin şerefi ve onuru bambaşkadır." şeklinde konuştu. 
 
"GAZETELERİN BİRLEŞTİRİLMESİ FETÖ PROJESİYDİ"
 
Basın İlan Kurumu'nun bazı şehirlerde gazeteleri birleştirerek çok sesliği kesmeye çalıştığını belirten Koca, şöyle konuştu: "Biz gazete olarak birtakım sıkıntılar yaşarken o dönemlerde Türkiye farklı bir mecraya sürükleniyordu. Bazı şer güçler, basını kontrol altında tutma noktasında bazı oyunlar oynuyordu. Bu oyun Türkiye genelinde 10 il üzerinde oynandı ve tuttu. Sıra Elazığ'a geldi. Basın İlan Kurumunu demokrasinin kılıcı gibi başımızdan salmaya başladılar. Bir güç geldi, Elazığ'da gazetelerin birleşmesini istedi. Bunu yapmayan gazetelerin yaşam hakkının olmayacağı söylendi. Tabi o dönem maddi sıkıntı yaşayan 12 gazete vardı. Bizim haricimizde 11 gazete sahibi birleşmeyi istiyordu. Yeni Ufuk gazetesi olarak biz işin bilincinde olduğumuz için 'biz bu işte yokuz' dedik. Bu bir FETÖ projesiydi. FETÖ işe basından başlamak istedi. Basının sayısını azaltmak, kontrol altına almak ve çok sesliliği kesmek istedi. Biz o dönem 8 ay boyunca bunu haykırdık. Asla olmayacak dedik. Ama bizim gücümüz ve mukavetimiz 8 ay devam edebildi. 8 ay sonra hepimiz boynumuzu büktük ve diğer gazetelerle birleştik. Tabi bunu yaparken biz tehlikenin farkında olduğumuz için birleştiğimiz arkadaşlarla protokolümüze farklı bir madde ekledik. Çünkü kilit nokta Yeni Ufuk Gazetesiydi. Biz Yeni Ufuk Gazetesini bu birleşmenin haricinde çıkarmaya devam ettik. Derken 15 Temmuz darbe girişimi oldu." 
 
"GAZETECİLİK BİZİM İÇİN BİR İDEALDİR"
 
Gazeteciliğin kendisi için bir ideal olduğunu belirten Başkan Mehmet Nafiz Koca, "İdealler yaş keçeye benzer. Vurdukça kuvvetlenir. Biz yıllarca vuruluyoruz. Vuruldukça kuvvetleniyoruz. Bundan sonra daha güçlü bir şekilde yolumuza devam ediyoruz. Basın ilan kurumunun zorlayarak 'birleşin, daha güzel gazete çıkartırsınız' sözleri yalan oldu. Gazetelerin sayısı 4'e düştü. Bu 4 gazete bile hayatını sürdürmekte zorluklar yaşadı. Bunlar bu mesleğin zorlukları. Bu zorlukları seve seve yaparsanız bu zorlukların hiçbir tanesi size zor gelmiyor, sizi üzmüyor. Benim bu şehirde gazeteci olarak yaşadığımı hiç kimse yaşamadı. ben hala mahkemelere gidip geliyorum. Hala mahkemelerde kendimi avukatsız savunuyorum. Dolayısıyla gençlik çağımdaki hukuk iştiyakını bununla tatmin ediyorum."
 
 
ÖĞRENCİLERE TAVSİYELER
 
Öğrencilere tavsiyelerde bulunan Koca, "Çok güzel bir mesleğe adım atıyorsunuz. Bu mesleğin bilincinde olmanız gerekiyor. Gazeteciliğin zevkini, tadını ancak bu mesleğin içerisine girdiğiniz zaman anlıyorsunuz. Gazetecilik çok kutsal ve güçlü bir meslektir. Bu meslekte en şanslı yanınız; bizim gibi bedeller ödeyerek, akreplerle savaşarak değil, bu mesleği ehillerinden öğreniyorsunuz. Şuanda basının en büyük sıkıntısı kalifiye elemanın olmayışıdır. Sizin gibi mürekkep yalayan bilgili, birikimli, donanımlı insanların olmayışı. Şuanda Elazığ'da basın patronlar kulübünden öte bir kuruluş değildir. Bunun sebebi, sizden önceki okuyan arkadaşlarınızdır. Bugün burada gördüğüm ortamdan sonra anladım ki sıkıntı okullarda değil, sıkıntı okullarda kendilerine verileni inatla almayan öğrencilerde. Bir insan sokağa tükürüyorsa, trafikte sürücüler birbirini taciz ediyorsa, kadınlar şiddete uğruyorsa, bundan sonra bu tür olumsuzlukların tek vebali sizlerde olacaktır. Onun için bu sıraların kıymetini bilmeniz, hocalarınız sizlere verdiği bilgileri alıp, onları hayatınızda tatbik etmeniz gerekiyor. Buradan mezun olduktan sonra başka bir mesleği yapabilirsiniz ama basın kadar onurlu bir mesleği elde edemezsiniz. Ben sahadan geldim, ama şuanda iyi bir yerdeyim. Gittiğim her yerde gördüğüm saygı şahsıma değil, mesleğimedir. Tek nedeni var, bu mesleği hakkıyla icra ettiğim için. Bu şehirde 100'ün üstünde gazeteci var ama şehir elden gidiyor. Basın kuruluşları ve gazeteciler maalesef görevini yerine getirmiyor. Basın görevini hakkıyla yerine getirseydi ne çocuklar katledilecekti, ne fuhşihat ilerlemiş olacaktı ne de sokaklarımız Teksas'a dönmüş olacaktı. Elazığ'da kendim de dahil olmak üzere görevimizi hakkıyla yerine getirmiş olsam bu saydığımız olumsuzlukların hiçbir tanesini yaşamamış olacaktık."
 
 
10 Aralık 2019 Salı, 14:39
377 kişi okudu
Okuyucu Yorumları
Karakese.com | Çukurova Bölgesinin En Güncel Bilgi Sitesi
USTA GAZETECİ GENÇ GAZETECİLERE TAVSİYELERDE BULUNDU