23 Ocak 2017 Pazartesi, 2929 kişi okudu
UNUTMAK ÜZERİNE
 
Hatırlar mısın, ‘’Anlat! Bir yerinden başla hadi. Yeterince taşımadın mı her ne ise içindeki? Dökmeden daha fazla taşıyamazsın, o taşıdıkların her ne ise. Onlarla sonsuza kadar  yaşayamazsın’’ diyordun?
 
Ne kadar da zormuş, belli belirsiz farkettiğimi ifade etmek. Başını bilmediğim, belki de unutmak istediğim bir hikayeyi, nasıl anlatabilirdim ki? Anlatmayı denedim diyelim. Sonunu getirebileceğimden de pek emin değildim. Hani sen de demiştin ya o gün. Hatırlamak, hele bir de üstüne anlatmak, hiç de kolay değilmiş meğer.
 
Nerede başladı tüm bunlar, ne kaldı geriye, geçmiş neresi, gelecek nereye düşer? Ey tanıdık yüzler, kulaklarımda uğuldayan sesler! Siz de mi ordaydınız?
 
Unutmaktı belki en kolayı. Ne zormuş hatırlamak ve bir ipe dizmek geçmişi tek tek. İpe her dizdiğine de ince ince bakabilmek sonra. ‘’Bu defa da kalkabilecek miyim düştüğüm yerden?’’ dersin peşi sıra, her ipe geçirdiğinde olanı biteni, seni yaralayanı, yarım bırakanı. Ama geçmiş, çok uzaktır artık ve korkmadan, acı da olsa sabırla geriye doğru bakabilmekten başka bir çare de yoktur.
 
Gelecek diye bir şey vardı hani. Zemheri de ne dağlar aştın, katarlarla ne yükler taşıdın. Kaç durak kaldı? Şu dağın ardımı, bir kadeh sonrası mı yoksa?
 
Şimdi kıtaların buluştuğu yerdeyim. Rüzgarı bekliyorum. Hangi parçam eksik, hangi renge boyardım seni bilmiyorum şimdi.
 
Bazen gözlerin olur, senin gibi bakarım doğan güne. Sen de görür müsün o an gördüğümü? Sana dolarım. Ayaklarım taşıyamaz düşüncelerimi. Bulut olmak, yağarak çoğaltmak isterim seni. 
 
Sonra bir kor yakar yüreğimi ve şehrin sokaklarını ıslatan ben olurum. Hazan zamanıdır. Dökerim tüm yapraklarımı. Üşürüm. Önündeyimdir ama gücüm yetmez, açamam  kapılarını. Ne acıdır o kapılara dokunmak bir bilsen. Gökyüzü kararır birden bire, boran olur, kurtlar iner şehre. İçim ürperir.
 
Bazen de bir gökkuşağı belirir tam da o Aziz Kentin üstünden. Birde bakarım  kıymetlimin yüzüdür o an güneş. Bir türkü tutturmak isterim. Bir söğüt ağacının gölgesine atmaya çalışırım kendimi, kana kana su içmek isterim. Bir ses duyarım çok uzaktan. Bir umut derim, az kaldı. Bir diğeri, gidecek daha çok yolun var diye fısıldar derin bir kuyudan.
 
Bundan sonra, güneşli rüyalarım olmalı. Yarım sözler, çeyrek dokunuşlar, uzak bakışlar iyileştiremez bu yarayı.
 
Eyüp ÖZBAY
E-mail: eyup_ozbay@yahoo.com
Twitter: @ozbay_eyup
 
 

 

Okuyucu Yorumları
Haberler
Karakese.com | Çukurova Bölgesinin En Güncel Bilgi Sitesi
UNUTMAK ÜZERİNE