29 Ağustos 2016 Pazartesi, 3515 kişi okudu
TERÖR ÖRGÜTÜ DAEŞ NEDEN BİTİRİLMİYOR
DAEŞ Terör Örgütü, ülkemize yönelik katliamlarına devam ediyor. Kanlı örgüt Irak ve Suriye’deki üstlerini muhafaza ettiği sürece ülkemize yönelik terörist eylemleri devam edecek veya ettirilecektir.  
 
ABD Başkanı Barak Obama Eylül 2014’te DAEŞ Terör Örgütünün etkisiz hale getirilmesini taahhüt etmesine rağmen örgüt hala bölgede ve dünyanın farklı ülkelerinde katliam yapabilmektedir; yerleştiği ve topraklarını böldüğü Irak ve Suriye’nin yaklaşık 400 bin donanımlı ve düzenli ordularına karşı 25-30 bin militanıyla direnebiliyor. 
 
Ayrıca ABD yönetiminde oluşan ve 60’ın üstünde ülkenin destek verdiği DAEŞ’in havadan saldırılarla bitirmek amacını taşıyan Koalisyon güçleri ne yapıyor?
 
Kanlı terör örgütü neden bitmiyor? Yoksa Ortadoğu da oynamakta olan Büyük Yeni Oyunun bir parçası olup miadı mı bekleniliyor?
 
Anlaşılan Irak ve Suriye savaşlarına bulaşmış olan devletler, buna ABD ve müttefikleri dâhil DAEŞ’le savaşarak, bitirmeyi seçeneklerinin ilk sırasına koymadılar ve ajandalarında kanlı terör örgütünün ortadan kaldırılması bazı özel hesap ve çıkarlardan sonra gelmektedir.
 
ABD ve müttefikleri, DAEŞ’le odaklanmadan ziyade Suriye Devlet Başkanı Beşar Esed’in yönetimden düşürülmesi üzerine odaklandılar. Rusya, İran ve Irak ise Suriye rejiminin yanında durup Esed’in yönetimde kalmasına direndiler.
 
Böylece küresel ve bölgesel taraflar kendi çıkarlarını korumak, gizli hesaplarını tasfiye etmek üzere DAEŞ Terör Örgütü’nün bir süre devamına göz yumdular.
 
İsrail, İran ve Hizbullah’a karşı yalnız bırakılmaması için Suriye’deki savaşın DAEŞ’in mağlubiyetiyle sonuçlanmamasını, bölgeden yabancı güçlerin ayrılmamasını istemektedir.
 
DAEŞ’e karşıdır, ancak en önemli kaygısı İran’ın Esed’e verdiği destektir.
 
Esed ise İsrail’le savaş halinde olan Hizbullah ile Hamas’ın desteklenmesi için İran’a imkân tanıyor.
 
Bir taraftan DAEŞ yüzünden Rusya ile ilişkilerini güçleştiren İsrail, diğer taraftan DAEŞ’in yenilgiye uğramadan, yenilgi önceliğini Esed’ten kurtulmaya veriyor. 
 
DAEŞ’in varlığı ABD’ne hedeflediği, bölgede güvenlik operasyonları için geniş hükümranlık kurma imkânını sağlamış, İsrail’i çevreleyen ülkelerde tam bir güç boşluğu yaratmış, gelecekte Yahudi devletiyle birçok ülke arasında diplomatik ilişki kurulmasına zemin hazırlamış ve Filistin Barış Sürecini adeta rafa kaldırtmıştır.
 
Suriye’nin geleceğinin tespiti için baş aktör durumuna gelmiştir.
 
DAEŞ terör Örgütünün ortaya çıkmasından en karlı çıkan ülke Rusya olmuştur.
 
Örgüt sayesinde Suriye’ye yerleşerek, Soğuk Savaş döneminde elde edemediğini Esed’in daveti üzerine Suriye’ye yerleşerek elde etmiş ve Ortadoğu’da en etkin güç ve söz sahibi olmuştur.
 
 Bölgede müttefikler bularak bölgesel stratejik konumunu geliştirmiştir .
 
Esed’in ayakta kalmasını sağlamış, İran, Irak, Suriye ve Hizbullah rejimleriyle bir koalisyon oluşturmuştur.
 
DAEŞ terör örgütü sayesinde en kazançlı konuma gelen İran’ın, Irak’taki eli daha da güçlenmiş ve Suriye’de aleni şekilde askeri varlığını ortaya koymuştur.
 
Irak ve Lübnan’da yeni taraftar kazanmış, düşman olarak saydığı Amerika ile İsrail’den kabul görmüştür.
 
Terör örgütüne karşı takındığı tutumdan dolayı da dünya kamuoyunda da kabul görmüş ve Batıyla olan anlaşmazlıklarını çözmeyi başarmıştır.
 
Bölgede devam eden askeri operasyonlar ve vekâlet savaşları sayesinde özel çıkarlar elde etmiştir. Şii kimliği sayesinde Irak, Suriye, Lübnan ve Yemen ile Bahreyn’de nüfuzunu arttırmıştır.
 
Ilımlı İslam’ı temsil eden koalisyonda yer alan S.Arabistan, DAEŞ ile savaşmadaki koalisyona gereken desteği sağlamasına rağmen, DAEŞ’in bitirilmesinden önce Esed’in gitmesi üzerinde ısrarını sürdürmektedir. Esed’in düşürülmemesi için her türlü desteği sağlayan Şii İran’ın engellenmesi gerektiğine inanmaktadır.
 
DAEŞ Terör Örgütüne karşı başlatılan savaş sayesinde Mısır Sisi yönetimi, Müslüman Kardeşlere karşı başlattığı savaşta dünyanın onayını kazanma şansını yakalamıştır.
 
DAEŞ’e karşı verilen savaş Mısır’ın ülkede muhaliflere karşı anti demokratik uygulamalarını gölgelemiş ve adeta Sisi’nin hükümranlığını pekiştirmeye yardımcı olmuştur.
 
DAEŞ Kürtler için gerçekten yararlı olmuştur.
 
Terör örgütünün önünde Irak ve Suriye orduları başarısız kalarak, örgütün yayılmasını engelleyememiş, bunun yerine Kürt güçleri Irak ve Suriye’de DAEŞ güçlerini içinde Türkiye’nin de yer aldığı Uluslararası Koalisyon güçlerinin havadan sağladığı destekle engellemiş, örgüt birçok bölgede ağır kayıplar vererek geri çekilmiştir.
 
Ayrıca DAEŞ’in varlığıyla Kürt güçleri dünya gündemine düşerek hem Batının hem de Rusya’nın desteğini kazanmış ve adeta bölgesel aktör haline gelmiştir.
 
Esed rejimi için DAEŞ kurtarıcı rol oynamış ve rejimin bir noktada ayakta kalmasını sağlamaya neden olmuştur.
 
Mezkûr örgütün ortaya çıkmasıyla teröre karşı savaş çağrışımı kapsamında Esed rejimine yarar sağlamış ve Es
ed, rejime karşı olan herkesi terörist olarak kabul ederek, ülkesinde kendisine muhalif olanları DAEŞ’ten daha tehlikeli görmüştür.
 
Suriye rejimi masum sivil halka yönelik imha operasyonları DAEŞ terörünü güçlendirmiştir.
 
DAEŞ yüzünden, Suriye rejiminin işlediği suçlar ve katliamlar gölgede kalmıştır.
 
Ancak bölgenin en önemli aktörü olan ve DAEŞ terör örgütünün bölgesel varlığından hiçbir beklentisi ve gizli ajandası olmayıp, örgütün devamında en fazla zarar gören ülkelerden biri konumuna gelen Türkiye, geçte olsa DAEŞ’in bölgede bitirilmesi için 24 Ağustos günü düğmeye basmıştır. 
 
Suriye ve Irak topraklarında eylemelere başlayan ve ilk olarak Musul’daki Türk diplomatlarını rehin alan DAEŞ’i bitirmek amacıyla kurulan Uluslararası Koalisyonda yer alan Türkiye, aynı amaçla İncirlik üssünü de koalisyon güçlerine açmıştır.
 
Bunun sonucunda örgütünün birçok terörist eylemine maruz kalarak yüzlerce masum vatandaşını kurban vermiştir.
 
Bununla da kalınmayarak Küresel ve bölgesel istihbarat örgütlerinin hedefine oturtulmuştur.
 
Küresel güç olma yönünde plan ve demokratik amaçlı bölgeye yönelik projelerinin engellenmesi için her türlü yollar denenmiş, Cumhurbaşkanı suikastla öldürülmek istenmiş, parlamentosu bombalanmış, ordu, adalet, eğitim, güvenlik vb birçok ana kurumu sarsıntı geçirmiştir.
 
Ayrıca güney sınırında üç farklı güç olan Esed, DAEŞ ve Suriye Kürtleriyle savaşmayla karşı karşıya getirilmiş, 15 Temmuz hareketinden sonra bu güçlere FETÖ terör örgütü de dâhil edilmiştir.
 
DAEŞ terör örgütü er geç Irak ve Suriye’den temizlenmezse bile etkisiz hale getirilecek.
 
Böylece bölgesel gerilimler için de çözüm yolları açılabilecek...
 
Ancak DAEŞ’ten boşalan yerlere kim yerleşecek?
 
Irak’ta, DAEŞ’ten boşalacak topraklara İran’ın yönettiği (Şii) Haşd-i Şa’bi mi yoksa Sünni aşiretlerin de yardımıyla oluşan Irak ordusu mu veyahut ABD ile işbirliği içinde olan Süleymaniye’deki Kürt Yönetimi liderliğine bağlı Peşmergeler mi?
   
Suriye’de de durum farklı değil, hatta Irak’tan daha karışıktır.
 
 Suriye’de DAEŞ’ten boşalacak yerleri dolduran güçler uzun vade de geleceğin haritasını belirler.
 
Türkiye, Suriye Kürtlerinin kurtardığı Menbiçte kalmasına kesin karşıdır. İran da Türkiye’nin bu tavrını desteklemekle beraber, Türkiye ile DAEŞ’ten kurtarılan bölgelere ÖSO’nun (muhalefet güçleri) yerleştirilmesi konusunda ters düşmektedir.
 
Bu arada Rusya da İran’ın yanında yer alıyor, terör örgütü DAEŞ’ten boşalan bölgeleri Beşar Esed konusundaki kartını zayıflatır düşüncesiyle ÖSO’na teslim edilmesine karşı çıkıyor. 
 
Bölgemiz sıcak günler yaşamaya devam etmektedir.
 
Türk Silahlı Kuvvetlerinin bölgeye yönelik başlattığı operasyon neler getirecek, buna karşı bölgesel ve küresel aktörlerin tavrı nasıl olacak hep birlikte göreceğiz. Ancak Ortadoğu kökenli sorunlar hep uzun ömürlüdür.
 
Filistin Sorunu, Ermeni Meselesi, Kürt Sorunu, Kıbrıs Sorunu ve bölge halkının demokrasi sorunu bunun en bariz örnekleri değil mi?
 

 

Okuyucu Yorumları
Haberler
TERÖR ÖRGÜTÜ DAEŞ NEDEN BİTİRİLMİYOR