16 Kasım 2018 Cuma, 2724 kişi okudu
M.NAFİZ KOCA
TEKATEŞ Mİ TEK ATIŞ MI
Yerel Yönetim seçimlerine tam hız yaklaşılıyor.
 
Geçen dönemle mukayese edildiğinde hemen hemen bütün partilerde aday adayı enflasyonu yaşanmıyor.
 
Geçen dönem 64 aday adayının yarıştığı Ak Partide müracaat süreleri uzatılmasına rağmen aday adayı sayısı an itibariyle 10’u bulmadı.
 
Bugün müracaatların son günü…
 
Bir zamanlar 10’larca insanın yarıştığı yerel seçimlerinde Belediye Başkanlığına adaylığa ilginin azalmasının nedeni elbette ki çoktur.
 
Bunların başında geçmiş dönemlerde aday tespitlerinde Ak Partinin yapmış olduğu yanlış tercihler gelmekle birlikte aynı partinin genelde yapmış olduğu yerel politikalar ve belediyelere saldım çayıra Mevla kayıra rahatlığını vermesidir.
Bu konuyu önümüzdeki günlerde daha detaylı irdeleyeceğiz, şimdi gelelim mevcut duruma.
 
Şehirde 10’a yakın namzet, kendilerini görücüye çıkarmış günlerden beridir kendilerini tanıtmanın çaba ve gayreti içerisindeler.
 
Ya tutarsa mantığında olandan tutun da gerçekten bu şehre vefamı ödemem lazım diyenine kadar herkes var.
Kimi avukat, kimi işadamı, kimi bürokrat, kimi teknokrat…
 
Kimi de hem bürokrat hem de teknokrat.
 
İki vasfı birlikte taşıyan namzetlerden biri de eski İLBANK Müdürlerimizden olup, yaklaşık iki yıldan beridir de Van Büyükşehir Belediyesinde VASKİ Genel Müdürlüğü görevinde olan bir hemşerimiz: Ali TEKATEŞ…
 
Sayın Tekateş’in daveti üzerine basın toplantısına icabetle iştirak ettim.
 
Tabir-i caizse şehre dair heybesinde ne var merakıyla gitmiştim.
 
Tehirli gitmem den kaynaklı yapmış olduğu açıklamalarına yetişemedim.
Önemli de değildi zaten.
 
Şehre ve riyasetine dair kalibresi, ufku, çözümsel projeksiyonları ve mevcut kokuşmuşluğa nasıl bir metodla neşter vuracağını bilmek önemliydi benim için.
 
Öyle ya Sayın Tekateş, hem bürokrat hem de teknokrat kimliğiyle bu şehrin yönetimine aday olmuştu.
 
Soruma şu girizgahla başladım: 
 
“Sayın Tekateş öncelikle medeni cesaretinizi kutluyorum. Mevcut belediye ve mevcut konumdaki bir kentin yönetimine aday olmak gerçekten bir cesaret işi dolayısıyla bu cesareti gösterdiğiniz için tebrik ediyorum.
 
Müsaade ederseniz ben şu anekdotla başlayıp sorularımı da buna göre dizayn edeceğim.
 
Mevcut Belediye Başkanımız Mücahit Yanılmaz henüz aday adaylığı bile söz konusu değilken gazetemize yapmış olduğu bir dostluk ziyaretinde (ki o zamanlar aday olup olmama konusunda nabız yoklamalarını yaptığı ziyaretlerden bahsediyorum); kendisine aday olacağı yönünde söylentilerin olduğunu, bu söylentilerin gerçek olup olmadığını sormuştum.
 
O da henüz öyle bir niyetinin olmadığını söyleyerek sorumuza soruyla şu cevap vermişti: peki sizin düşünceniz ne, olayım mı olmayayım mı?
 
Bu soru üzerine kendisine vallahi Başkanım, cesaretiniz varsa olun demiş ve altını şöyle doldurmuştum: bu şehirde şu an itibariyle çarpık imarlaşmadan dolayı yıkılması gereken yaklaşık 300 tane bina var, bu binaları yıkmaya cesaretiniz varsa olun.
 
Bu cümleyi o dönem Belediye Başkanlığına Aday Adayı olan şimdiki İl Başkanı Sayın Ramazan Gürgözeye de radyo programında kurmuştum.
 
Verdiği cevap; cesaret bizim işimiz, sadece cesaret de değil, belediyecilik de bizim işimiz, hangi gelenekten geldiğimizi biliyorsunuz diyerek Belediyeciliğin kitabını yazan Milli Görüşü kastetmişti.
 
Sayın Tekateş uzatmadan konuya gireyim, Yanılmaz aday oldu, ardından büyük bir teveccühle Belediye Başkanı seçildi.
Zaman içerisinde çarpık imara verilen izinlerden dolayı yıkılması gereken 300 binanın yıkılmasını beklerken bu şehirde kaldırımlara devasa binaların yapıldığını gördük.
 
Kadromla geliyorum deyip getirdiği beyin takımına Kültürparkta lokantacılık yaptırdığına ardından bu insanların bırakıp gitmelerine şahit olduk.
 
Belediye birimlerinde bir kişinin 5 ayrı birime müdürlük yaptığını gördük.
 
Tek adam olma heva ve hevesiyle bu şehirde sıradan bir açılışta bile kurdele kesebilecek ikinci adamın olmadığını hala görüyoruz.
 
Sorularım şu:
 
Nasip olurda seçilmeniz ve göreve gelmeniz halinde biz nasıl bir Belediye Başkanı profiline sahip olacağız?
Tek adam rollerinde olup her şeyi kendisinin yaptığı izlenimini veren bir Başkan mı yoksa ehliyetli ve liyakatli kadroların görev üstlendiği ve görevlilerin tepesinde olan bir Başkan mı?
 
Şehiri gezip görüyorsunuz, dünyanın parası harcanarak Filistin’deki GOR çukuru gibi İstasyon Caddesine konulan bir ALTGEÇİT, ikinci el mağazalarından alınıp da eğreti olarak orduevi mıntıkısına yerleştirilmiş bir KÖPRÜLÜ ÜSTGEÇİT’imiz var bunları nasıl ıslah edecek şehrin trafiğini nasıl rahatlatacaksınız.
 
Bir başka mesele Belediyecilikte yönettiği şehrin esnafını koruyup kollamak, ve kalkındırmak belediye başkanlarının asli görevlerinden biridir. Ama ne yazık ki bizim belediyemizde kendi bünyesinde kurdukları BİT (Belediye İktisadi Teşekkülü)’ler var ve bu BİT’lerin içerisinde de küçük BİT’ler var. Bu BİT’ler de ne yazık ki şehir esnafından çok uzaklar. Örneğin son yapılan seçimlerde bile Belediye tarafından sandık görevlilerine dağıtılan dürümlerin büyük bir kısmı Diyarbakır ve Adana’dan getirildi. Sizin yönetiminizde bu BİT’lerin durumu ve şehir esnafının sizdeki karşılığı ne olacak?
 
Bir de şu son Sayıştay raporlarında Belediyelerdeki yolsuzlukları gördük, ihaleye fesat, yandaş firmalar derken doğrudan temin ve 21 F metoduyla yapılan işler… Elazığ Belediyesinin de 400’e yakın avukatın olduğu bu şehirde İzmir’den 21 F metoduyla avukat temin ettiği konusu var, sizin bu konulardaki şeffaflığınızı bilmek istiyoruz.
 
Bu kadar soruya Sayın Tetateş’in tek atışlık bir karşılıkla cevap vermesi doğrusu heyecanlandırdı beni.
 
Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz mealinde sarf ettiği cümlelerle Elazığ İLBANK ve VASKİ Genel Müdürlüğündeki yaptıklarını referans göstermesi ve kendisinden öncekilerin eksiklik ve yanlışlıklarına olumsuz yorum yapmaması gerçek bir olgunluktu.
Doğrusu şahsım adına mutmain oldum.
 
Gerek İLBANK Bölge Müdürlüğü esnasında yakinen takip ettiğimiz ve şimdilerde ŞOR olan başta ŞORŞOR deresi olmak üzere VASKİ’deki göreviyle de Büyükşehirdeki sorunlara getirdiği vizyoner bakış açısı açıkçası neden olmasın dedirti bana.
Klasik bir temenniyle bu şehir için kim hayırlı ise o olsun demiyorum, aksine bu şehir insanı artık uyansın ve sabun misali elden kayan bu şehre sahip çıkacakları insanları kitleler arasından cımbızlayarak seçsin diyorum.
 
İktidardan ve muhalefetten olması önemli değil, şehre bakış açısı ve şehre olar derdi tasası önemli.
 
Okuyucu Yorumları
Haberler
TEKATEŞ Mİ TEK ATIŞ MI