22 Şubat 2018 Perşembe, 9358 kişi okudu
M.NAFİZ KOCA
TAPU’DA VATANDAŞA TAPULU OLMAK YOK BÖYLE BİR DÜNYA
Fi tarihte kendisini Elazığ Basınınının duayeni! Olarak görenlerden biri yaptığı bir haberle dikkatleri üzerine çekiyor…
 
Haberin anonsu aynen şöyle “……
 
Hastanenin kirli çamaşırlarını döküyoruz…
 
Pek yakında…”
 
Kendilerini yakından takip edenler anlatıyor: “birkaç gün bekledik, anonsu yapılan hastaneyle alakalı her hangi bir olumsuz haber çıkmadı. Sonra bir gün bi baktık ki boy boy hastane koğuşları, yataklar, çarşaflar vesairlerin resimleri…
 
İçeriği de mealen şöyle: Hastane kirli çarşaflarını bilmem hangi ortamlarda çok temiz yıkayıp hastaların istifadesine sunuyormuş.
 
Önce şoke olduk sonra gerçekleri öğrendik ve Elazığ Basını adına utandık...
 
Zira çıkarlar doğrultusunda habere takla attırılmıştı.”
*
Bugün refiklerimizden birinin yapmış olduğu bir haber dikkatimi çekti.
 
“TAPU’DA İŞLER KABADAYILIKLA MI YÜRÜYOR?
 
Başlığıyla verilen haberin içeriğinde bir memurenin kurumda işi olan vatandaşla ilgilenmediği, mesai saatinin bitmemesine rağmen kendisini başka bir memura yönlendirdiği o memurun şef olduğu, şefin de kaba bir tabirle kabadayılık yaptığı anlatılmaya çalışılmıştı.
 
Birçok kurumda ne yazık ki bu tür davranışlar istemesek de var.
 
Sebebi belli…
 
Ya torpille bu kurumlardan birinde memur olmuştur, ya arkası kuvvetli tipik memur tiplemelerinden biridir ya kişilik problemleri olan biri ya da kurumuna hakimiyette yetersiz kalan bir bürokratın yöneticilik zafiyetinden kaynaklı reflekslerdir.
 
Bu tür tipik reflekslerin olduğu birkaç zafiyetli kurumun olduğunu bilsem de Tapu Müdürlüğünde olmasına şaşırdım doğrusu.
Çünkü o kurumun yapısını çok iyi bilenlerden biri olduğum gibi, kurumun yönetim şeklini ve kurumun tepe noktasındaki Sayın Müdürün yönetim anlayışını ve tarzını da yakındandan tanıyıp bilenlerdenim.
 
Zira daire müdürleri arasında genç olmasına rağmen bürokratik kariyerini hep başarılarla yürütüp yaşına rağmen de başarısından dolayı üçlü kararnameyle asaleti verilen değerli bir kardeşimiz: Mahir TUNCER…
 
Yönettiği makama bilgi beceri ve kendi donanımıyla gelen ender insanlardan biri…
 
Hak, hukuk ve insani ilişkilerde gözü kapalı şahadet edeceğim değerlerimizden biri Sayın Tuncer.
 
Böyle birinin yönettiği kurumda bu tür nahoş davranışların hem vatandaşa, hem şehrimize hem de bizzat kendisine zarar vereceğini düşündüğüm ve de haberi yapan refiğimize destek olup yapılan yanlışın üzerine gitme adına mini bir araştırma yapıp olayın özünü öğrenmek istedim.
 
Olayı müşahede eden ve ayrıca kurum içerisinde bulunan tanıdıklardan aldığım bilgi neticesinde üzüldüm.
 
Zira yapılan haber güdümlüydü…
 
Haberde olduğu gibi Tapu Müdürlüğünde böyle bir münakaşa gerçekleşmişti, ancak yapılan münakaşa kadın memurenin mesaisi bitmeden işi terk etme isteğinden kaynaklanan bir münakaşa değilmiş.
 
Üstelik memure hanımla tartışan vatandaş de sıradan bir vatandaş değil, haberi yapan gazetenin yöneticilerinden biriymiş ki; bu daha da üzücü…
 
Aslında konunun özü şu; haberi yazdıran arkadaş, tapuya gidiyor işi ile ilgilenmesi gereken memure hanım ise o saatte süt iznine çıkması gerektiği için bir başka erkek arkadaşına yönlendiriyor ve ipler geriliyor.
 
Aslında hanımefendinin süt izinli olduğunu bilse bu arkadaşımız ben eminim ki asla böyle bir gerginliğe sebebiyet vermez tam tersine memure hanıma daha kolaylık olsun diye öğlen sonrasına da beklemeyi göze alabilecek nezaketi gösterebilirdi.
Ama gel gör ki serde geleneklerimiz var, edebimiz var ve bir hanım birey olarak karşı cinsten birine yeni doğum yaptım süt iznim var diyemiyoruz.
 
Kaldı ki belki üslupta hatalar, yanlışlıklar olabilir ancak en büyük hata nedir biliyor musunuz?
 
En büyük hata bir memurun kimsenin tapulu malı olmadığını bilmemek ve bir gazetecinin gazetenin yayına hazır olmasına rağmen personellerine sürmanşet haberini değiştirerek; “madem öyle işte böyle” demekle kendini ispatlama çabasına girmesidir.
 
“Mesleğimiz adına üzücü bir durum” demekten başka bir şey gelmiyor ne yazık ki elimizden.
 
İnşallah bir daha olmaz diyeceğim ama bu filmi ve aynı senaryoyu İl Özel İdaresi ile ilgili yapılan haberde de görmüştük.
Önce yerip bir gün sonra överek taltif içerikli yapılan haberler bu şehre kazandırmadığı gibi meslek ve meslektaşlarımıza da zarar vermekten başka bir işe yaramaz vesselam
Hülasa, “bir yerde haksızlık varsa onu önce elinizle, elinizle gücünüz yetmiyorsa dilinizle düzeltiniz, dilinizle de gücünüz yetmiyorsa kalbinizle buğz ediniz” nebevi öğütünü kendine şiar edinen ve haksızlıklar karşısında susanın dilsiz şeytan olduğuna inanan biri olarak bu haksızlığı klavyeyi kullanan elimle ve satırlara dökmek suretiyle de elime komut veren dilimle düzeltmek istedim.
 
Memure hanımefendinin mazeretine istinaden sergilemiş olduğu davranışını kamuoyuna farklı lanse eden değerli dostumun hanımefendiye karşı yapmış olduğu bu haksızlığı telafi etmesi için bir buket gül veya bir paket tatlıyla Tapu Müdürlüğüne gidebileceğine inanıyorum.
 
Zira erkini ve eline geçirdiği imkanlarını hırsına kurban etse de şehirdeki erdemli birkaç kişiden biri olduğuna inancım tamdır.  
 
Okuyucu Yorumları
Haberler
TAPU’DA VATANDAŞA TAPULU OLMAK YOK BÖYLE BİR DÜNYA