08 Kasım 2019 Cuma, 134 kişi okudu
GÜRHAN GÜRSES
Siz Neden Burada Değildiniz Türkiye
Yokluğu üzerlerine yorgan yapıp örtmüşlerdi.
Karanlığı aç midelerinin üstüne bastırıp açlıklarını gizlemişlerdi.
Bahtları karaydı.
Cepleri ise delikti.
Ve ölüme giderken dahi zariftiler.
 
Kimin umurunda?
2019’da yokluk içinde apartman dairesinde intihar ediyor 4 kardeş.
Gelişmişiz, modernleşmişiz, zenginleşmişiz nafile.
Açlığın koynunda 4 taze cenaze.
Başımız sağ olsun ülke olarak.
4 milyon Suriyeli almışız bakıyoruz.
4 kardeşe bakamıyoruz.
Duyarlıyız gerçekten, şuurluyuz, yerliyiz ve milliyiz.
Komşuluk ilişkilerimizde de maşallah çok iyiyiz. 
Kimse kimsenin farkında değil.
 
Açlıkla imtihan etmesin rabbim kimseyi.
Ekmeğe dahi muhtaç etmesin.
Ele güne…
Çaresiz kalırsa insan ne yapar?
Hastaysa baktıkları…
Anne babadan kalan borçları da varsa…
Tek maaşla İstanbul’da…
Sormayın ne halde olduklarını?
Hiç değilse bir kere öldüler, yaşarken her gün ölüyorlardı.
 
Elektrikleri öldükleri gün kesiliyor ödemedikleri borçları yüzünden.
Doğal gazları daha önce kesilmiş.
Bakkala borçları birikmiş de birikmiş.
Dertler derya olmuş borçlar dağ…
Tek maaşları ise deryanın yanında damla, dağın huzurunda çakıl…
Sinir katsayıları allak bullak olmuş ki anti-depresan haplar ortalığa saçılmış.
Şimdi toplumun bozulan psikolojisini nasıl tedavi edeceğiz?
İntihar eden bir tek onlar mı?
Toplum da burada intihar etmiş sayılmaz mı?
 
4 kardeştiler.
İntihar ettiler.
Oya, Kamuran, Cüneyt ve Yaşar YETİŞKİN.
Rabbim affetsin giden canları.
Rabbim affetsin kör gözleri, sağır kulakları, sessiz dilleri.
Kalpleri taş olanları affetsin rabbim, akılları donmuş olanları…
Ceplerini bu toplumun parasıyla haksızca dolduranları, çalanları, çırpanları, soyanları rabbim kahrıyla yerle bir etsin.  Onların fakirliklerinin bir nedeni de birilerinin zenginliğidir. Rabbim kul hakkını çalanları mahvetsin. 
 
Eskiden mahallede kim aç, kim susuz, kim hasta, kim yaşlı bilirdik kütüğüne kadar. Şimdi ise alt katımızda dört kardeş ölmüş gibi yaşarken fark etmiyoruz.  Sağımız duvar olmuş, solumuz beton… Önümüz kör cephe, ardımız taş blok… İnsanlığımız istisnai olarak birkaç kişide görülmeye başlanmış. Gerisi taştan da taş olmuş. Belki de ölüm haberlerini televizyonların alt yazılarında öğreniyoruz komşularımızın.  Toplum olarak ölmüşüz defnedenimiz yok, inanın. Mevta olan toplumun ruhunun ıslahı ve felahı için El Fatiha diyorum. Âmin.
 
Fatih’te evlerinde ölü bulundular.
Anneleri vefat ettikten sonra borç batağına düştüler.
Kredi çekip borçları ödemeye çalıştı 
Durumları çok kötüydü.
Kâmuran 130 kiloydu.
Yaşar ise sara hastasıydı.
Depresyon ilacı içiyorlardı.
Ölürken dahi zariftiler.
“Dikkat siyanür var, içeri girmeyin.” diye not yazıp asmışlar kapılarına.
Zarifin kelâmı, kelâmın zarifidir.  Kimseye bulaşmasın siyanür, zarar vermesin başkasına. Keşke bu toplum da onların insanları düşündükleri kadar kendilerini düşünseydi! Nerede?
 
Siyanür zehirlenmesi ölüm nedenleri… Öyle açıklama yaptı Valilik. Saat 23.00…  Kapılarında yukarıda yazılı olan not vardı. Sahi sormak istiyorum 4 kardeş adına hepimize yüksek sesle: “Biz ölmeden evvel siz neden burada değildiniz Türkiye?”
Okuyucu Yorumları
Haberler
Karakese.com | Çukurova Bölgesinin En Güncel Bilgi Sitesi
Siz Neden Burada Değildiniz Türkiye