07 Ağustos 2019 Çarşamba, 317 kişi okudu
KEREM SEÇER
ŞİRK ve KİŞİYİ ŞİRK KOŞMAYA GÖTÜREN HALLER
Yazıma  Bir Ayet Meali ile başlayarak  siz değerli okuyucu kardeşlerimle  düşünce denizinde kulaç atarak selamet sahiline  varabilmenin yollarını aramaya çalışacağım..
 
Önce  Ayet-i kerime ;  
 
İnsanlardan bazısı Allah’tan başkasını Allah’a (haşa) eşler ve benzerler edinir de onları, Allah’ı sever gibi severler. İman edenler ise daha çok Allah’ı severler.(Bakara, 165).
 
Ayet bize  Sevide Şirk koşmanın ne derece tehlikeli olduğunu  Başkasını Allah’ı sever gibi ya da O’ndan daha fazla sevmek  şirktir  diyerek  bizleri uyarıyor.  zira  Sevgi ihlasla boyun eğmenin bir göstergesidir.
 
Günümüzde Sevgi o kadar had safhaya  getirilmiş ki  bir erkek bir kadına  Taparcasına  seviyorum ( şarkı sözlerine bakın ) gibi cümleler sarf ederek farkında olmadan şirk işlemektedir.
 
Sevgide şirk zaman zaman  sevdiği kişinin elinden çıkmaması veya onun gözüne  girmek amaçlı  Korkuda şirki de birlikte  getirir.
 
Allah’a ve ahirete olan iman zayıflığının veya batıl inancın bir neticesi olarak kişinin; Allah’tan başkasının fayda ya da zarar verebileceğine inanması, korkuda başkalarını Allah’a denk tutmasıdır. 
 
Bu durum en çok Beşeri sistemlerin baskısından korkarak onlara itaatini isbat gereği gösterilen bir durumdur ki,   Hakikatte insan Allah’tan korkmalı ve bu korkusu onu daha fazla itaata sevk etmelidir.
Ancak yırtıcı hayvanlardan veya bir zalimden korkmak gibi doğal korkuya gelince şer’an mümkündür ve bu da şirk sayılmaz. Allahu Teâla, Musa’yı (a.s.)’ı şu ayette bu tür bir korkuyla vasfetmiştir,
...Etrafını kollayarak, korkuyla oradan ayrıldı (Kasas, 21).
 
Bir şeyi Allah’a denk tutup ona ibadet etmek. İlah’mışcasına ona itaatte bulunmak, hem onun hem de Allah’ın emirlerini müsâvi ( Eşit ) görerek ortak koşmak, veya o şeyi Allah hükmünün önüne geçirmektir. 
 
Bazı hallerde Allah’ın kurallarının geçerli olamayacağına inanmak ta bu kabildendir. Kişi bu durumda geçerli gördüğü kanunları Allah’ın kanunlarına tercih ettiği için bilerek bilmeyerek şirke düşmüş olur.
 
veya Şeyhine, Hocasına, Liderine şirin gözükmek amaçlı olarak Onları meth edecek türden cümleler kurarak şirke düşmüş olur
 
Mesela;   
 
AKP Düzce Milletvekili Fevai Arslan: "Erdoğan Allah'ın tüm vasıflarını üstünde toplayan bir lider..
AKP Aydın İl Başkanı İsmail Hakkı Eser: "Erdoğan ikinci peygamberdir"
AKP Bursa Milletvekili Hüseyin Şahin: "Erdoğan'a dokunmak bile ibadettir"
 
Benzer onlarca  cümlenin kurulduğu ve bunları T.V ekranlarından, gazete sütünlarından okuduğumuz halde, 
 
Bunlardan dersler çıkartılıp bir daha  böyle sözler  sarf etmemek için hassas olması gereken  Millet vekilleri, Kendilerine Oy veren seçmen kitlesinin Maneviyatını  hiçe sayarak Erdoğana olan sevgileri veya ondan olan korkularını bastırmak için bu tür cümlelere imza atarak tarihe  geçmiş oldular. Geçen gün Malatyada Gençlik buluşmasında  Başlarından geçen anılarını anlatırken bir ironi ile   Cumhurbaşkanı denince bize Allah gibi geliyor” Elazığ Ak Parti M.v. Tolga Ağar'ın  Böyle bir cümle sarf etmesi Elazığ halkını derinden üzmüş ki  Halk tepkisini dolaylı yollarla  ifade etmeye çalışırken  Ağar  yaptığı açıklamada Tepki gösterenleri  İtibar Suikastçılığı ile itham etmesi daha vahim bir durumdur. 
 
Özetle, Şüphesiz bu kelimenin tek anlamıyla, şirkin en ağırı olup bu durumdaki kimse İslâmdan çıkmış ve bu durum üzere ölen kimse de ebedi cehennemde kalmak üzere müşrik olarak ölmüştür. (Allah korusun).
 
Halbuki; Bu millete Vekil olan kişilerin Milletten daha ziyadesi ile manevi değerler konusunda bir bilgiye sahip olmak,  Kendilerini ve sarf ettikleri cümlelere alkış çalarak destek veren halkı  Şirk bataklığına saplayacak söylemlerde  bulunmamaları gerekir iken,  Halktan Daha cahil bir manevi bilgiye sahip olarak Tek Din İslam'a karşı İtibar  suikastçılığı yaptıkları ayan beyan orta yerdeyken, suyun üstündeki zeytin yağı gibi üste çıkma savaşı veriyorlar.
 
Bu durum Mensubu oldukları siyasi partinin  politikası olarak halk tarafından kabul görüp, gelecek seçimlerde oy kullanmaya  giderken  Bu tür sözlerin sahneye konularak halkın hafızasını tazelemeye yeterli bir delil olduğunu hesaba katmadıkları gibi Bilerek veya bilmeyerek Şirk koşmaya devam ediyorlar.
 
Bunu yaparken Kalplerinin Temiz olduğunu söyleseler de,Bu durum,
 
Riyâ, şöhret sevgisi, bazı amelleriyle dünya ve dünyalığı ahirete tercih edercesine arzu etmek gibi hususlar kalbi şirktir.
Bunu dört şekilde inceleyebiliriz;
 
1.Dünyevi bir menfaat sağlamak için amel yapmaktır. Kişi, amelinin ecrini dünyada alır ahirette ise bir nasibi yoktur. Bu da büyük şirktir 
 
2.İnsanların hoşnutluğu için yapılan ve söylenilen  sözlerin, kişiyi Allah’ın azabından sakınma hedefi güdülmeyen amellerdir ki  ( Ağarın yaptığı budur ) 
 
3.Mal edinebilmek, evlenebilmek, hacca gitmek için amel yapmak, ganimet için cihâda gitmek veya makam elde etme gayesiyle İslâmi ilimler okumak bu tür şirktendir. Burada da hedef Allah’ın rızası değil, hevâ ve hevestir. 
 
4.Başkalarının rızasının gözetilmediği halde huşû ve takvâsızlıktan dolayı ifsad edilmiş amellerdir.
 
Evet Değerli okuyucu kardeşlerim, Şirk deyip geçmeyelim, Kurduğumuz  Cümlelerin,  ALLAH VE RESULUNUN Belirtmediği ve belirlemediği  şeklin dışında işlediğimiz amellerin Doğruluklarına kalben itikad edilmesi halinde bunlar büyük şirke dönüşür ki Allah azze ve celle hepimizi bunlara düşmekten korusun (ALLAHUMME ÂMİN).
 
Okuyucu Yorumları
Karakese.com | Çukurova Bölgesinin En Güncel Bilgi Sitesi
ŞİRK ve KİŞİYİ ŞİRK KOŞMAYA GÖTÜREN HALLER