17 Eylül 2019 Salı, 363 kişi okudu
Murat Bilgin
RUHUN ŞAD OLSUN ŞULE YÜKSEL HANIM
Yazıma Merhum Mehmet Akif Ersoy'un ve Üstad Necip Fazıl KISAKÜREK'in birer mısrası ile başlayayım:
 
"Medeniyet dediğin açmaksa bedeni, 
Desenize hayvanlar bizden daha medeni."
M. Akif ERSOY
 
"Zamanı kokutanlar, mürteci diyorlar bana,
Yükseldik sanıyorlar, alçaldıkça tabana."
N. Fazıl KISAKÜREK
 
Sayın okuyucularım; Merhume Şule Yüksel ŞENLER'in (1938-2019) 81 yıllık ömründe davasının kavgasını vermeye başladığı yıllar 1961'lere dayanır. Bilhassa mütedeyyin genç kızlarımızın ve hanımların baş örtüsü mücadelesinde bayraklaşan bir isim olmuştur. Ömrünü gençliğin şuurlandırılmasına adayan Merhume Şule Hanım Efendi'yi rahmetle anarak vermiş olduğu bu mücadeleden kesitler sunmaya çalışacağız.
 
En zor günlerde tek başına bir ordu gibi hareket etti. Baş örtüsünü genç hanımlara ve öğrencilerimize sevdirmek için bütün baskılara ve tehditlere rağmen umutsuzluğa düşmedi, doğru bildiği yoldan hiç şaşmadı, sabır ve tahammülle mücadelesine devam etti. Bu mücadelesinden dolayı mahkemelerde yargılandı. Ve maalesef cezada indirime gidilmeden 1 yıla yakın mahkum oldu. Dönemin Cumhurbaşkanı Cevdet SUNAY'ın affını kabul etmemesi ise unutulmayacaklar arasındadır. Verilen hapis cezasını yatarak çıkmış, kaldığı yerden hizmete devam etmiştir. Şule Hanım'ın Huzur Sokağı isimli romanı ve daha nice eserleri sadece genç kızların değil genç erkeklerin de kendilerinde buldukları bir sığınak oldu adeta. Yüz binlerce kişi tarafından okundu ve yüz binlerce insanların gönül huzuru içerisinde yaşamalarına vesile oldu. Huzur Sokağı isimli eser, Birleşen Yollar ismiyle filmi de yapılan ve çok rağbet gören filmler arasındadır. 70'li yıllarda bu toprakların çocuklarına sunulan aldatıcı alternatiflere karşı verilmiş yerli ve milli muhteşem bir cevaptı. Bu hanımefendi Anadolu topraklarını adım-adım gezerek genç kızlarımızı ve anneleri aydınlatmak için konferanslar verir, tiyatrolar yazar ve oynatırdı. Bu arada muhafazakar ve vefalı Elazığ'ımızı da birkaç defa ziyaret etmiştir. Yeri gelmişken bu merhume hanımefendiyi karşılayan, evinde misafir eden, Elazığ'daki konferans, seminer ve tiyatrolarının uygulanması için hiçbir fedakarlıktan kaçınmayan; bir vefa örneği, samimi insan Hacı Yüksel ÖZKAYNAK (1938-2013) Ağabeyimizi 3-5 kelimeyle yad etmezsek haksızlık olur diye düşünüyorum. Bu merhum ağabeyimiz kamu görevinde bürokrat olarak çalışmasına rağmen, bir diğer hizmeti ise kurucusu bulunduğu İlim Yayma Cemiyeti'nin Elazığ Şubesi bünyesindeki faaliyetleri oldu. 15 yılı aşkın bir süre başkanlığını yaptığı bu cemiyet, mahallelerde okuma salonları açarak halkımızın kültür ve irfanının gelişmesine katkıda bulunmuş; bilhassa lise ve üniversite öğrencilerini hedef alarak günün şartlarına göre mükemmel yetişmelerinin sağlanması için maddi ve manevi hiçbir fedakarlıktan kaçınmamıştır. Bu arada Şule Hanım'ı adım-adım takip eden ve ilimizdeki konuya ilgi duyan hanımefendilerin Şule Hanım ile görüşmesini sağlayan ve genç kızlarımızla yakından ilgilenen ve halen de hizmete devam eden muhtereme zevcesi Ayşe ÖZKAYNAK Hanımefendi'ye de teşekkür eder, sağlıklı ömürler dileriz.
 
Merhume Şule Hanımefendi, tek yönlü basmakalıp terbiye ve düşünce insanı değildi. Tabiri caizse Hz. Ömer (r.a.)'in; "Fırat kenarında kaparsa bir kurt koyunu, huzur-u ilahi'de Ömer'den Allah sorar onu" düşüncesini 20. asrın ortalarından başlayarak, 21. asrın ilk çeyreğinde de gençliğimiz nereye gidiyor telaşı, heyecanı ve teessürü içerisindeydi. Çünkü son 1 yıllık ağır hastalık dönemi hariç evinde, sohbetlerde ve konferanslarında olsun insanlara hitap ederken bile dinleyenler arasındaki kendisini bir umutla pür dikkat dinleyen dinleyicilerin gözlerini teker teker seyreder, onların ışıl ışıl parlayan gözlerinden bir huzur duyardı. Çünkü o yıllar ülkemizde, maalesef geçmişten gelen bir taassup, bir yobazlıkla mütedeyyin insanlara rahatsızlık veriyorlardı. Onun için Şule Hanım bu konuşmaları yaparken kendi kendine "Rabbim umut ediyorum ki kuvvet, kudret, azamet ve tasarruf sahibi Zat'ın olduğunu bu kardeşlerimize 3-5 kelimeyle anlatabildiysem Zat'ına sonsuz şükürler olsun. Çünkü bu kardeşlerimizin %100'ü değil de -ki oranın çok yüksek olduğunu tahmin ediyorum-  %1 de olsa emirlerini yaşamaktan, yaşatılmasından karşılaşacakları sıkıntı, tehdit ve zulme korkusuzca direnenler çıkacaktır. Bu gençliğin yetişmesi için ömrünü vakfeden on binlerce, yüz binlerce mücahid ve mücahidelerimize selam olsun" duygusuyla konferanslarını sürdürür dururdu.
 
Sayın Merhume Şule Yüksel ŞENLER Hanımefendi, vermiş olduğunuz bu mücadelenizin aynı davanın hizmetkarı olma şerefine ermek isteyen kardeşlerimize örnek olduğuna inanıyorum. RAB'BİM huzuruna iman ehli olarak alnı ak, rahmetine gark olan ve affına kavuşan mümine kullarından eylesin. Makamın ali, mekanın cennet olsun. Amin.
 
Okuyucu Yorumları
Haberler
Karakese.com | Çukurova Bölgesinin En Güncel Bilgi Sitesi
RUHUN ŞAD OLSUN ŞULE YÜKSEL HANIM