23 Aralık 2017 Cumartesi, 3817 kişi okudu
PROTOKOLİZM’DEN TÜREYEN PROTOKOLİSTLER
Yükselen dünyevi egoları ile alçalan insanları izleyebildiğimiz en iyi platformdur; protokol koltukları.
 
Çoğu, kendi basit menfaatlerini hakikat sanan gafillere dönüşmüş bir avuç egoist.
 
Yapmacık liderlik havaları ile "bir yakın" - "bir uzak" paradoksuna tutsak kalmış, kopyalanmış tavırlarda boğulan insancıklar.
 
Bu bir gösteri ise eğer; elimizde patlamış mısırlarımız ve gazozlarımız ile kâh gülerek, kâh ağlayarak izlemekteyiz.
 
Peki tamamen özenti sınıf olan ve o koltuklarda iki poz vermek için yer kapmaya çalışan küçüldükçe küçülen tabaka!..
 
Sizlere ne demeli?
 
Evet aynen!.. Özenti furyalar arasına sıkışmış bir asrın nesliyiz.
 
Bana kalırsa biraz da delisi.
 
Görüyorum ki nasıl da dertlendirmiş bu konu beni. Yazmaya başlayınca anladım.
 
Bir çok cümle Tom & Jerry gibi birbirini kovalıyor.
 
Ah Melike, söyle söyle dur diyorum kendime.
 
Peki sonuç altı düşmüş bir sepet yumurta.
 
Biliyorum ne desem, ne yazsam aynı tas aynı tarak.
 
Bir protokol sahnesi...
 
Az önce benzetmede bulunduğun Tom & Jerry burada da çıkıyor karşıma…
 
Birbirini kovalayan takım elbiseliler.
 
Şimdiki marjinal tabiriyle; stalkerler...
 
“O ne yaptı, o ne dedi, aaa o da mı yapmış, pehh bu da kim ki kardeşim...” 
 
Diye birbirinizi süzüşünüz ve birbirinizle yarışlarınız.
 
Yarışmanız güzel tabi. 
 
Ama bu görevi sadece ayaklarınız, koruma sayınız, makam araçlarınız, menfaatleriniz yapmasın.
 
Azıcık beyninizi ve vicdanınızı da bu yarışa dahil edin bence.
 
Özgün kalın, taklitçilikten sıyrılın ve bunun için savaşın.
 
Ya hu ne adamım ben  be! 
 
"Bu aralar çok fazla gündem yaptım" demek yerine, az biraz içeriğinize bakın
 
Emin olun bir yerlerde hırslarınız kesişecek.
 
Ağlayana mağdur, gülene sevimli görünmesi kolay geliyor belli ki.
 
Asıl mesele derdini anlatana sırtını dönmemek, para saçana avuçları açmamak değil midir?
 
Buyrun,  becerebilirseniz helal olsun.
 
Konu kendi çıkarlarınız olunca; entellektüelim, dindarım, insanım naraları atıp da başkasının hakkı söz konusu olunca "hırsızsınız, iftiracısınız" diye yaygara koparmayı ezber edinmeyin artık.
 
Bir Bakın; açılışlarda, gecelerde, kurdeleyle makası buluşturmada yaptığınız; Sayın ifadesiyle başlayan sunumlarda isminin başka isimden sonra zikredilmesini olay haline getirenler.
 
Konuşma sırasını beğenmeyip kürsüden hıncını alanlar.
 
Protokolde yeri dahi olmasa da sırf orada boy gösteren işgalci komedyenler.
 
Konuşacaklar listesinde adı olmayıp mikrofonla yakın temas kurmak isteyenler.
 
Koltuğunun yerini beğenmeyenler.
 
Yanında oturanı sorun edenler .
 
Sunumda onu çok övdün beni az övdün diye ağlayanlar.
 
Davet cümlesini beğenmediği için kürsüye gelmeyenler.
 
Maazallah! kendisi gelmeden tören başlamışsa kriz çıkaranlar.
 
Korumaları veya şöförleri ile sunucuyu ve kameraları yönetmeye çalışanlar...
 
Sizin marifetleriniz bitmez.
 
Ama en çok da güldüğüm marifetiniz; o hızlı hızlı yürüme havalarınız yok mu, işte o…
 
Biliyor muydunuz çoğunuzu kamu spotu dinler gibi dinliyoruz.
 
Dinliyor ama umursamıyoruz.
 
Biz artık gelişip kalkınmamıza, ilerlememize katkı sağlamayan insanların mikrofonda aslan kesilmelerini alkışlamak istemiyoruz.
 
İlimde, bilimde, hayırda yarışan ve bu alanda önder olan insanların mütevazılıklerını alkışlamak istiyoruz.
 
Kamu spotu protokolistler; arkalardan sahne daha iyi görünüyor...
 
Bilin istedim!
 
Bi de unutmadan !
 
Şiir okuyacaksanız eğer, ezberinizi iyi yapın lütfen…
 
 
Okuyucu Yorumları
Haberler
PROTOKOLİZM’DEN TÜREYEN PROTOKOLİSTLER