30 Kasım 2017 Perşembe, 968 kişi okudu
PM-10’LA ELAZIĞ SİZLERE ÖMÜR
Elazığ jeolojik olarak Çanak bir kent…
 
Doğal olarak hava sirkülâsyonunun az olduğu bir yerleşim alanı.
 
Dört bir yanı dağ ve tepeler ile çevrili olan bu kent, ilk yerleşime açıldığında şehir plancıları bu özel durumu göz önünde tutarak kentteki yapılaşmaya oldukça özen göstermişlerdir.
 
Az katlı binalar, bir birini kesmeyen aksine tamamlayan geniş yollar ve caddeleri esas almış, donatı alanlarını alabildiğince geniş tutmuşlardır.
 
Parklar, bahçeler, oyun alanları gibi sosyal donatı paylarından asla ve asla taviz vermemişlerdir.
 
Özellikle 80’li yılların başından itibaren mevcut yapılar ve şehir imar planı, hoyratça bozulmaya başladı.
 
Şehir merkezindeki yapılaşma plan değişiklikleri ile çok katlı binalara dönüştü.
 
Donatı alanları yok edildi.
 
Muntazam bir şeklide planlanmış cadde ve sokaklar daraltıldı, labirenti andıran mahalleler oluşturuldu.
 
Yeni yerleşim alanları da ne yazık ki bu çarpık zihniyetten payını aldı.
 
Sürsürü, Ataşehir gibi yeni yerleşim alanları şehir merkezinden farklı olmayan imar uygulamalarına sahne oldu.
 
Bu imar anlayışı çak amiyane bir ifade ile söylenecek olursa Bedevice bir imar anlayışıdır.
 
Kent kültüründen uzak kentleşmeyi bilmeyen, çevre çevre sağlığından habersiz bir belediyeciliğin rezaletidir.
 
Bu ön açıklamadan sonra gelelim esas meseleye…
 
Dünya Sağlık Örgütü’nün yapmış olduğu bir araştırma var ve bu araştırmaya göre Elazığ 81 Vilayet içerisinde birinci sırada yer alıyor.
 
PM-10 ölçümlerinde Elazığ birinci yani.
 
Nedir bu PM-10…
 
PM-10 bir ölçü birimidir, hava kirliliğini ölçer.
 
Ölçüm kriterlerinde  arsenik, nikel, beno (a) piren, kadmiyum gibi elementlerin ölçümü yer alır.
 
PM-10 değeri 20’nin üstünde ise hava kirli sayılır.
 
Dünya Sağlık Örgütünün yapmış olduğu ölçümlerde Elazığ’ın değeri dudak uçuklatan türden ve çok ürkütücü.
 
Elazığ’ın PM-10 değeri ne yazık ki 57.
 
Bunun anlamı Elazığ soluduğumuz hava ve risk açısından oldukça büyük tehlike arz ediyor.
 
Havamız olabildiğince kirli, kentimiz yaşam açısından olabildiğince riskli.
 
Konuyu biraz daha açalım…
 
PM-10 ölçümlerinde bakılan yukarıda saydığımız elementler ve bunların havada asılı duran partiküllerinin insan üzerindeki etkileri; Cilt kanseri, göz hastalıkları, bağışıklık sistemi bozuklukları, astım, koah, farklı kanser türleri olarak görülmektedir.
 
Yazılarımızda Belediyeler eli ile kentlerin ölümünden bahsediyoruz, bu ölüm tanımı sadece betonlaşmadan ibaret değil, yazıda belirttiğimiz konu ölümlerin en acısı.
 
Bile bile insanın ölüme mahkum edilmesi, kronik rahatsızlıkların pençesine mahkum edilmesi.
 
Sadece ve sadece rant uğruna, sadece ve sadece para kazanma ihtirası uğruna alınmaktadır bu riskler.
 
Bu ihtiras ve bu çılgınlık kentleri ve kent insanını hem kentlerle birlikte öldürüyor, hem de sağlıklı bir yaşam sunma vaadi ile göreve gelen Belediye Başkanı ve Yönetimlerince.
 
Önceki Belediye yönetimlerinin, bu rezil yapılaşmayı başlattığını yazının başında belirtmiştim.
 
Mevcut Belediye Başkanı ve Yönetimi de aynı hızla önceki yönetimlerin rezaletini ne yazık ki devam ettiriyor.
 
Seçilmiş kötü örnek Çimento Fabrikası üzerinden şov yaparak, kirliliğin esas nedenlerini bilmeyen vatandaşı aldatabilirler.
 
 
Biz yazmaktan ve söylemekten bıkmadan bu katliama sessiz kalmamayı sürdüreceğiz.
 
Ama şunun bilinmesini özellikle belirtmek istiyoruz…
 
Kanser ile pençeleşen her insanın, koah ve astım ile yürümekte güçlük çeken her insanın, hayatı zehir olan her kent insanının vebali belediyeler ve yönetimleri üstündedir.
 
Kent sakinleri hesap sormasa da ALLAH bu umumi belanın hesabını elbette soracaktır.
 
Adı Müslüman olsa da, Adı Cihat, Mücahit, Ahmet, Mehmet olsa da ilahi adalet bunun hesabının önünde sonunda soracaktır.
 
Okuyucu Yorumları
Haberler
PM-10’LA ELAZIĞ SİZLERE ÖMÜR