16 Eylül 2017 Cumartesi, 2713 kişi okudu
ÖYLE İŞTE
 
Bu ne hüzün Yarabbi…
Kötü değilim, iyi hiç...
Enkaza dönmüş gibiyim.
Sükût bilmez, Kelamı hiç bilmez; kullarının hiddetinden yoruldum.
Öyle yorgun, öyle bitkin, öyle darmadağın.
Belki şurada iki satırı bile yan yana getiremeyecek kadar yorgun, toparlayamayacak kadar darmadağın şu halet-i ruhiyem.
Belirsiz bir kargaşanın içindeyim.
Labirent desem değil.
Çıkmaz sokak hiç değil. 
Mahpushane boşluğunda dolaşan mahkûm da değil.
Bu öyle bir şey ki;
Bunda gökyüzü yok
Bunda nefes yok
Bunda ruh yok 
Bunda yegâne kurtuluşum olacak ölüm de yok.
Nasıl tarif edilir yardım edin bana.
Sanki; bir fırtınanın içindeyim,
Belli belirsiz bir gülümseme yüzümde kalan.
Yarım kalmış hayallerim,
Sızlayan bir burun direği, 
Nefes borusunda sıkışmış bir taş, 
Uyuşmuş bir ten, 
Boş bakan gözler,
Duymayan, duysa da algılamayan kulaklar.
Evet, bu gönül çöktü.
Bu gönül vurdu dibe.
Nasıl oldu anlamadım.
Sanki her şey bir anda gerçekleşti.
Ani bir ölüm...
Hiç beklenmedik bir deprem.
Tüm şehir üstüme yıkılmışçasına koca bir enkaz.
Bir toprak yığınının altında haykırışım.
Sesimi duymayışın.
Bitti işte nefesim yok, sesim yok.
Kabulümdür.
Olmasan da affet.
Gönlümün Yok oluşunun mimari benim.
Hata benim, suç da benim.
Keşkelerimin hancısı pişmanlıklarımın ev sahibi yine benim.
Rüyalar suçmuş daha yeni anladım.
Şımarmak hakkım değilmiş.
Sevinmek yakışmazmış demek gözlerime.
Affet bilmeden bir illetin rüyasına dalmışım, 
Şu garip gönlüme zehri salmış, nasıl da derin izler açmışım.
Gelmeyen Azrail’in müddetinden bu gönlü yorgun bırakmışım...
Helal et hakkını kimsesiz, sessiz gönlüm.
Meğer hiç yokmuşsun Sen ölünce anladım.
O kadar yokmuşsun ki her şeyin içinde ama bir sürü hiçbir şeye sahip olmuşsun.
Kazmışım ellerimle mezarını garip gönlüm.
Yok etmişim seni usulca.
Ah ah!
Korkunç bir şey bu...
Çok korkunç.
Karanlık ,umutsuz, kelimesiz.
Aynaya baktığımda tanımadığım bir "ben".
Kazıyordum mezarı.
Her kürekte yığınla zehir.
İçime ata ata zehirleniyordum işte.
Sanırım oldu!
Gökyüzüm yok artık. 
Öyküm yarım. 
Düş mü, düşüş mü bu hâl.
Bir hayli dipteyim sanırım düştüm...
*
Not: Bazı yazılara gözyaşı eşlik eder. Kâğıt ıslanır, kalem yazmaz...
 
Melike Yumakgil
 
Okuyucu Yorumları
Haberler