04 Ekim 2015 Pazar, 1271 kişi okudu
ORTADOĞU GENÇLİĞİNİN KARANLIK GELECEĞİ
Ortadoğu’ da yaşanmakta olan savaşlar ve istikrarsızlık, bölge gençliğinin geleceği hakkında yeterli ipuçları veriyor. Bu nesillerin karanlık geleceği Batı dünyasını da tehdit edecek, Batı içinde büyük bir sorun olacaktır. Ülkelerinde devam eden iç savaşlar, çatışmalar, anarşi ve felaketler yüzünden Batıya sığınmak için yoğun bir göç yaşanmaktadır. Batı ülkeleri söz konusu mülteci/göçmen sorununa karşı çözüm bulmaktan aciz kalmış, çözüm için çare aramaktadır. Çünkü göç ve iltica alan ülkeler güvenlik, demografik ve ekonomik sorunlarla karşılaşmaktadır.
 
BM Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) verilerine göre bölgede yaşanmakta olan savaş ve istikrarsızlık yüzünden daha iyi bir gelecek ve insanca yaşamak için Ortadoğu halklarının 2014 yılında İslam-Arap bölgesinden milyonlarca insanın evlerini ve yurtlarını terk ederek göçmen veya mülteci durumuna düştüğü, bunlardan yarısının çocuklardan oluştuğu belirtilmiştir. Terk edilen ülkelerin başında Güney Sudan, Irak, Libya, Yemen ve Suriye vb gelmektedir.
Kötü yaşam şartları birçok Ortadoğu ülkesinde açık bir şekilde görünmekte/yaşanmaktadır.
 
Lübnan’a baktığımızda halk sokaklarda devletin insan gibi yaşama şartlarının oluşturmasını ileri sürerek, ülkede elektrik kesintileri, çöplerin aylardır kaldırılmamasını, yolsuzluklarla yeterli mücadelenin verilmemesini protesto etmek üzere ilgililerden hesap sorulmasını istemektedir.
 
Suriye’de yaşanmakta olan savaşın asıl nedeni özgürlüklerinin kısıtlandırılması ve önündeki engellerin kaldırılması, yolsuzlukların önüne geçilmesi için başlatılmıştır. Halkın insani ve demokratik haklarının kabul etmeyen Beşşar Esed halkına her türlü baskı, ölüm ve katliamı meşru sayarak kimyasal silahı dahi kullanmıştır. Savaş bütün hızıyla devam etmektedir.
 
Irak petrol zengini ülkelerdendir. Zenginliğini kayb etmiş,12 yıl iç savaşa maruz kalmış, ülke fakirleşmeye doğru giderken diğer taraftan parçalanmak üzere, yolsuzluk had safhaya ulaşmış, hükümet yolsuzlukla savaş için yeni tedbirler uygulamaya koymuştur. Devam eden iç savaş yanında gençlik yolsuzlukların önüne geçilmek üzere sokaklara dökülmüştür. 
 
Libya siyasi olarak bölünmüş durumda, silahli milis güçlerinin şefkatine teslim olmuştur. Anarşi hakim olmuş, ülkedeki genel durum Kazzafi rejimini arar duruma gelmiştir. Onlarca fraksiyon çarpışıyor. kabileler tedirgin, ülke geleciğini karanlık olarak görüyor.
 
Yemen kanlı iç savaşla her gün kan kaybediyor. İç savaşın başta gelen nedenlerinden biri de eski devlet başkanı Ali Abdullah Salih’in yolsuzluğudur. Bir başka önemli neden ise İran rejiminin ülkenin içişlerine karışarak Şii Hosileri destekleyerek Lübnan Hizbullah’ı gibi bir oluşumu Yemende devreye sokmaktır. Ülke ekonomisi çökmüş, halk ekmek ilaç, su vb temel gıda maddelerinin yokluğunu yaşamaktadır.
 
Cezayir’deki yönetim askeri vesayet altında ülkeyi yönetiyor, demokratik seçimler yapılamamaktadır. Halk tedirgin. Ülke gelirlerinin büyük kısmı askeri harcamalara gitmekte, halkın ihtiyaçları arka plana itilmekte veya karşılanmamaktadır. Petrol fiyatlarında yaşanılması beklenilen düşüşten endişe duyulmaktadır. Daha da önemlisi Ordu tarafından yaşanmakta olan yolsuzluklar ülkenin kalkınmasını olumsuz olarak etkilemektedir.
 
 Filistin’de halk İsrail ihtilalinin acılarını yaşamaya devam etmekte olup, uluslararası güçlerin Netanyahu hükümeti tarafından başta Gazze bölgesi olmak üzere halka karşı işlenen insanlık suçlarından dolayı gerekli hesabı sormaktan isteksiz davranması halkı daha da tedirgin ve umutsuza sürüklemektedir. Filistin yönetimi arasında siyasi ve ekonomik sorunlar yüzünden birliğin sağlanamaması, beklenilen barışın bir türlü ufukta dahi görülmemesi ve dışarıdan aldığı yardımlarla ayakta durmaya çalışan hükümette yolsuzlukların had safhaya ulaşması gençlerin geleceğe yönelik beklentilerini ber heba etmektedir.
 
Diğer taraftan İsrail Siyonist yönetimi Filistinlileri bölmeyi ve siyasi alanda zayıf düşürmeyi başarmış görünmektedir. Ayrıca Filistin Yönetimi ile Hamas arasında buzların bir türlü erimemesi, taraflar arasında birliğin sağlanamaması fedakâr ve çilekeş Filistin gençliğinin gelecekle ilgili beklentilerini olumsuz etkilenmektedir.
Dünyanın anası olarak bilinen Mısırda dış yardımların devam etmesine rağmen ekonomideki çöküş devam etmetedir. Halk giderek fakirleşmekte, işsizlik sorunu büyük boyutlara ulaşmakta, milyonlarca genç geleceklerinden ümitsiz bir beklenti içine girmiştir. Ülkede siyasi ve ekonomik istikrarsızlık tehlikeli boyutlara ulaşmıştır. Ordu bir tarafta IŞİD, diğer taraftan başta Müslüman Kardeşler olmak üzere çeşitli İslami örgütlerle savaşmaktadır.
 
Ürdün bölgede yaşanmakta olan istikrarsızlık yüzünden başta turizm sektörü olmak üzere gelir getiren birçok önemli sektör ciddi bir şekilde olumsuz olarak etkilenmektedir. Birçok otel ve büyük şirket binlerce çalışanını işten çıkarmış ve binlerce kişi işsizler ordusuna katılmıştır. Suriye ve Irakta yaşanan iç savaşlarda yüz binlerce mülteci almakla karşı karşıya kalan ülkede bir taraftan rejimde olumsuz sosyal ve siyasal çalkantılar yaşanırken diğer yandan bölgeyi felakete götürecek “savaşlar çocuğu” terör örgütü IŞİD’ ten gelen büyük tehditle de karşı karşıyadır.
 
Bu sayılan ülkelerdeki gençlerin geleceği kötümserlik, uğursuzluğa mahkûmdur. Bununda nedeni saltanatlarına sarılıp hiçbir gün halklarının geleceğinin iyileşmesi ve ülkelerinin kalkınmasıyla ilgilenmeyen yöneticilerin varlığıdır. Başka bir ifadeyle bu ülke yönetimlerinin sorgusuz sualsiz, denetimsiz bir şekilde uzun yıllar ülkelerini yönetmiş olması, tabiri caiz ise halklarını adam yerine koymaması.
 
Yemen, Irak, Suriye, Libya vb. gibi birçok devlette halk kargaşa, anarşi ve baskıyla uyanıyor. Korkulan ise ülkelerinin parçalanması halinde Batı ülkelerine yönelik göç ve iltica hareketleri sonucu başlarına nelerin geleceğidir. 
 
UNISEF’ göre Ortadoğu ile Kuzey Afrika bölgesinde yaşanmakta olan savaşlar ve çekişmeler sonucunda bölgede eğitim çağında olan 34 milyon çocuktan 13,4 milyon (%40)u eğitimden mahrum bırakılmıştır. Bu sayının ülkelere dağılımı ise,  2,4 milyon Suriye, 3 milyon Irak,2 milyon Libya,3,1 milyon Sudan ve 2,9 milyon Yemen’e aittir. Ayrıca Irak, Suriye, Libya ve Yemende 8850 okul savaş nedeniyle ya yıkılmış ya da zara görmüş durumdadır.
 
Halklarının iradesinden yoksun Ortadoğu yönetimlerinin büyük bir kısmı “Arap Baharı “yla başlayan halkların demokratik talepleri karşısında yenik düşmüş, kalan diğer kısmı ise bölgesel ve küresel müttefiklerinin girişimleriyle şimdilik ayakta kalmış durumdadır. Ancak yönetimi kaybetme endişe ve korkularını bertaraf etmek, saltanatlarını devam etmek amacıyla ülke sınırlarını koruyacak muhkem duvarlar inşa etme projelerini devreye sokmuş bulunmaktadır. 
 
Suudi Arabistan yönetimi Irakla olan 1000 Km; Yemenle olan 1600 Km sınırını uyuşturucu ve terör tehlikesine karşı duvarla örmüştür. Fas, Cezayir’le olan 110 Km’lik sınırını elektronik duvarla güvence altına almış bulunmaktadır. Ürdün hükümeti ise Irakla olan sınırını askeri duvarla güvence altına almış olup, Iraktan ülkesine sızacak terörü önlemeyi amaçlamaktadır.
 
Bununla da kalmayan Ürdün, Suriye ile olan sınırına da duvar inşa etmek için girişimlerini sürdürmektedir. Bölgenin en büyük ülkesi olan Mısır, devrik lider Mübarek döneminde İsrail ile işbirliği içinde Gazzeye haps edilmiş olan Filistinliler için tek çıkış kapısı olan Refah sınırına, çelik duvar inşa etmiştir. Ancak askeri inkılapla iş başına gelen General Sisi rejimi söz konusu sınırdaki tedbirlere ilave olarak, daha yoğun güvenlik tedbirleri için Refahı ortadan kaldırarak boşaltılmış bir bölge oluşturmuştur. 
 
Ortadoğu’da gelişmekte olan bu olumsuz gelişmeler bölge gençlerinin geleceğe yönelik umutlarını karartmaktadır. Huzur, istikrar, güven ve insanca yaşamayı vaat etmeyen, zülüm, baskı, savaş ve insan haysiyetine, demokrasiye ve İslam ahlakına yakışmayan tehditler altında olan gençlik çareyi demokratik Batı ülkelerine sığınmakta bulmaktadır.
 
Sonuç itibariyle Ortadoğu ülkeleri siyasi sistemlerinde halklarının iradesine uygun ve geleceklerini demokratik güvenceye alacak, köklü bir toplumsal yapıyı inşa etmedikleri takdirde siyasi, sosyal, ekonomik ve kültürel büyük sarsıntılarla karşı karşıya kalacakları mukadderdir.
 
Okuyucu Yorumları
Haberler
Karakese.com | Çukurova Bölgesinin En Güncel Bilgi Sitesi
ORTADOĞU GENÇLİĞİNİN KARANLIK GELECEĞİ