19 Eylül 2019 Perşembe, 1967 kişi okudu
KEREM SEÇER
ÖNCÜ NESİL
Bizler, Geçmişimizde  çocuklara kuran öğretmek, biraz da olsa  fıkhi konuları öğretmekle yetindik, fakat ilerleyen dönemde  o çocukluk yıllarında  kendilerine kuran öğrettiğimiz çocukların  ergenlik dönemlerinde Ne yaptıklarını nelerle meşgul olduklarını önemsemedik.
 
Eğer içlerinde önemsediklerimiz olduysa da ancak bizim meşrebimizden olanlar oldu.
O zamanlar  Türkiye de Milli ve Manevi konularda örnek alınacak ve gençler üzerine  yoğunlaşarak geçliğin  yeniden ALLAH-Peygamber-Din-İslam ile tanışmasını sağlayacak olan Milli gençlik vakfı vardı, orada ergen gençlerle bir araya gelir kendimizce  tefsir dersleri, siyer dersleri yapar, siyasi şuur edinir bununla iktifa ederdik.
 
sokaklarda binlerce genç, Kahvelerde, eğlence mekanlarında,Kumarhanelerde, köprü altlarında izbelerde uyuşturucu bataklığına  saplanmış olmalarına sadece hayıflanır bir şeyler yapmak istesek te yapamazdık. 
 
Zira Bizler ilerleyen zamanlarda  Siyasal islam'ı öncelemiş, Tevhidi islam konusunda ancak okuduğumuz bir kaç eserden edindiğimiz  bildiklerimizle  yetinmiştik ki, Bu yeterli değildi.
 
Bizlerin bu Önceleme ve yetinme duygusu, Gelecek nesillerin İslam la tanışmasına, O cami avlusunda Kuran öğrettiğimiz çocuklar da aldığımız  Haz dan bir eser bırakmamıştı.
 
Genç nesil gittikçe bataklığa sürükleniyor, bizler  bunun çözümü olarak  Ancak siyasi iktidara sahip olmaya bağlıyorduk.
 
İşte böyle bir zaman diliminde bir ses yükseliyordu. Öncü Nesil. 
 
Kur'an Ve Sünnete Bağlı, Okuyan Araştıran,ve Ulaşamadığı bir genç  için  kendi nefsini sorgulayan, Bugün ulaşmadıysam yarın ilk işim O ulaşamadığım gence  ulaşmak olacaktır düşüncesi ile Köprü altlarından, izbelerden, Kumar masalarından, eğlence mekanlarından, kahvelerden nesli kurtararak Kuran ve sünnet ile tanışmasını sağlayan bir bir nesil  Öncü nesil.
 
Milli gençlik vakfı gençliğinin o gün  beslendiği kaynaklar dikkate alındığında, genel itibar ile Varaka fıkhı önceleyen bir kaynakçadan oluşuyordu, 
 
Öncü neslin beslendiği kaynak eserlere  bakıldığında,  Tüm islam dünyasında  Tanınmış, Alim-Ulema-Fakih-Müfessir-Muhaddis yelpazesinde  yer almış birbirinden değerli şahsiyetlerin telif ettikleri Hareket fıkhını önceleyen eserlerden oluşuyor.
 
Böyle geniş bir eser ve Alimlerden  beslenen Nesil  elbette, siyasal islam'a mesafeli davranıp,  Tevhidi islam'ı önceler,  
 
Türkiye'nin hemen hemen her bölgesinde kurulan Furkan vakfı çatısı altında bir araya gelerek,Tefsir-Hadis-Siyer ve fıkıh konularında  dersler yapıp,  yeni kazanılmış bir gence Kuran öğretimi, hadis öğretimi fıkhi konuların öğretimi çalışmaları yaparak  gelecek neslin bataklığa saplanmasının önünü almaya çalışmaları takdire şayan bir davranıştır.
 
Bu öncü nesil diye nitelenen Gençliği yakından tanıyan ve manevi konulara duyarlı olan herkes ittifakla bu gençlerden sitayişle bahis eder, 
 
Onların, Birer abid, birer zahid, birer takva sahibi aynı zamanda Tevazu sahibi  şahıslar olduğu konusunda asla şüphe  duymazlar.
 
Kimse kimseye üstünlük sağlamaz, bir kardeşlik dayanışması içinde birbirleri ile olan  beşeri ve manevi ilişkiler dost hanedir.
 
Asla birbirlerini aldatmaz, birbirlerinden herhangi bir menfaat çıkar sağlamaya çalışmadıkları gibi, muhatab oldukları herkese de aynı şekilde  davranırlar. ceplerinde on tl paraları olsa bile onu kardeşleri ile paylaşır, evlerine  dolmuş parası olmadığı için yürüyerek  giderler. 
 
Aile fertleri ile barışıktırlar, aile fertleri farklı düşünse de asla onlara karşı kaba ve katı davranmaz, onlarla  bağını kesmezler.
 
Vakit Namazlarını Camide cemaatle eda etmeye gayret sarf ederler, eğer bir esnaf dükkanında çalışıyorlarsa asla O esnaf onlardan maddi manevi olarak şikayetçi olmaz, birileri ile  muhabbet ettikleri vakit cedel etmezler, bilmedikleri herhangi bir konuda  tek kelime dahi olsa  konuşmazlar, dilleri zikre alışkın olduğu için malayani sözler argo cümleler asla kullanmaz dilin afetlerinin kendilerini ateşe sürükleyen bir davranış olduğu bilinci ile hareket ederler.
 
Terk edilmiş Sünnetleri ihya etmek için ellerinden gelen tüm gayret ve zorluklara aldırış etmeden her yıl değişik mahallelerde ittikaf sünnetini yerine getirir, kuru ekmek ve su ile iftar açar sahur ederler.
O nedenle  kendilerini böyle bir ahlak normu ile  yetiştiren Hocalarına  oldukça samimiyetle bağlı, hatta öyle ki, mesela  Hocaları kendilerinden birine  öl derse buna  asla itiraz etmeden ölmeye hazır denecek kadar  sadakatle bağlı bir nesildi. Öncü Nesil.
 
Bunu yaparken cahil mutasavvıf Taassubu  ile değil, Kuran vahyini ölçü alarak '''..............sizden olan ulul emre itaaat edin '''Nisa/59 Ayetindeki Kendilerinden Olduğuna inandıkları emir sahibi görüp yaparlar. 
 
21.asır içinde Böyle bir nesil yetiştirmek için çırpınan Furkan Vakfı Kurucu genel başkanı Alpaslan KUYTUL sudan bahanelerle  apar topar  tutuklanmış, Tutuklanma ardından suç isnad edilmiştir.
 
isnad edilen suçlara bakıldığında  heresinin birbirine düşman olduğu üç değişik terör örgütü faaliyetlerinde bulunması, işin garip yönü  isnad edilen terör örgütleri ile  ne  emniyet ne istihbarat raporlarında  rastlanmamış olması ile birlikte diğer isnad edilen aşağıdaki suçlardan da berat ettiği görülmüştür ki şöyledir. 
 
1. Vakfın kasasından fışkıran(!) paraların makbuzları olduğu anlaşıldı, mahkemeye sunuldu ve yardım yapan kişiler beyanda bulundu "bir daha olsa yine bağış yaparız" dediler.
2. Vakfa ait kaçak yurt iddiası asılsız çıktı. Kapatılan ve mühür vurulan evler, mahkeme kararıyla açıldı ve mühür kaldırıldı. Pardon (!) yurt değil, meskenmiş denildi.
3. Mahzen, dehliz denilen yerin Adana Valiliği SODES biriminin izniyle açılmış gençlik merkezi olduğu anlaşıldı.
4. Terör örgütü dediler; MİT, Emniyet Müdürlükleri ve Vakıflar Genel Müdürlüğü "hiçbir terör örgütü ile bağlantısı yoktur. " raporları ortaya çıktı.
5. 7 katlı bina dediler, vakfın 4 kat olduğu anlaşıldı.
6. Dolandırıcı dediler, dolandırılan ve mağdur edilen kimsenin olmadığı anlaşıldı.
7. Sahte makbuz dediler, (ki bir şeyin sahtesi aynısı ile benzer olur.) sahte makbuz olmadığı, kardeş aile projesi için kullanılan not kağıdı olduğu anlaşıldı.
8. Suç örgütü dediler, hayır örgütü çıktı.
9. Malî güç, insan gücü, siyaset,bürokrasi, devlet kadrolarında adamları yok ama ileride olabilir ihtimali ile iddianame hazırlandı. Ihtimal, varsayım ve niyet okumalar üzerine hazırlanmış bir iddianame ile karşı karşıyayız.
10. Yine terör örgütü dediler, ama Adana Emniyet Müdürlüğünün Vakfın yaptığı hayırlı hizmetlerden dolayı Vakfa plaket verdiği anlaşıldı.
11. Alparslan Hoca; Cumhurbaşkanının kalemi kırılmıştır, darbe hayırlı olsun demiş dediler, ancak bu davadan beraat etti. Meğer öyle dememiş!
12. Başbakana hakeret etti, dediler. O davadan da beraat etti. Meğer hakaret etmemiş! olduğu mahkeme tutanaklarına geçen  sonuçlarla  isbat edildiği hale, yeni yeni suçlar aranmaya başlanmıştır.
 
Furkan vakfı ve Alpaslan Kuytul davası her isnad edilen suçtan berat ettiği en son 6 Eylül tarihindeki 4. mahkemede  Furkan vakfı Başkanı Ali ALAGÖZ tahliye edilerek Furkan vakfı davası hukuken bitmiş olsa da, Alpaslan Kuytul'un tutukluluk halinin devam etmesi 
 
akıllara getirdiği soruya cevabı Alpaslan kuytul kendisi veriyor
 ''' "Ben teslim olmadıkça yeni dosyalar hazırlıyorlar. Ama buradan cesedim de çıksa boynum bükük çıkmayacağım!"
 
.
Zira Furkan vakfı ve Alpaslan Kuytul'un Tutuklanmasına zemin hazırlayan Mihraklar  ilk gün yaptıkları açıklamada 21 yıla kadar ağır hapis cezasıyla cezalandırılmasını istemişlerdi.
 
islamcı cenahın sessizliğini koruduğu islamcı STK lerin duyarsız kalması nedeniyle, Tükenmekte olan gençliği bataklıktan kurtarmaya çalışan Öncü nesilin önü kesilmeye çalışılıyor, ve  islamcı cenah ile İslamcı STK ler  gençliğin gittikçe  yok edilmesine seyirci kalmaya devam ediyor...
 
Rabbim Alpaslan Kuytul ve  islam davası uğruna zindanda olan Yusufilere en kısa zamanda  esretten kurtulmayı nsip etsin, islamcı cenaha ve islami STK lere de  basiret versin duasıyla.
 
selam ve dua ile...
 
 
 
 

 

Okuyucu Yorumları
Haberler
Karakese.com | Çukurova Bölgesinin En Güncel Bilgi Sitesi
ÖNCÜ NESİL