06 Aralık 2017 Çarşamba, 304 kişi okudu
GÜRHAN GÜRSES
Kudüs
 
Kudüs’ün kutsiyetinin farkında olmayan Müslümanlar bir yanda, farkında olan İsrail diğer tarafta… Amerika ve İsrail, Kudüs’ü işgale hazırlanıyor, ele geçirmek istiyor. Trump, Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıyacağını ve elçiliğini de buraya taşıyacağını söylüyor.Nazım’ın şiiri tam da denk geliyor Trump’a:
“Makinalaşmak istiyorum  
trrrrum,
trrrrum,
trrrrum!
trak tiki tak!
makinalaşmak istiyorum!”
 
 Trump trump trump!
 
Afganistan’da doymadı kana, Irak’ta, Suriye’de… Libya’da, Filistin’de… Sıra da Kudüs… İlk kıblemiz. Kıblesini  şaşırmayanlara özenle duyurulur. Bırakın artık Avrupa’nın, Amerika’nın cezbesini. Onların bıçkın delikanlı gibi göz kırpışlarına hayran olan kızlar gibi davranmayı bırakın. Namuslu olun ve onlardan daha fazla cesur olun.
 
Vampirler iş başında. Ortadoğuyu  kan gölüne çevirenler sahnede yine. Suriye’yi mahvedenler. Irak’ı… Filistin’i… Ummadık taş baş yarar! Ebabilleri hesaba katmazlar fil sürüleriyle saldırırlar.
 
Adamlar her gün yeni bir planla, programla, projeyle saldırırken bizler ise miskin bir şekilde birbirimizle uğraşıp duruyoruz. Makamla hava atıyoruz, parayla seviniyoruz. Bizden güçsüz ve küçük Müslüman ülkelere Amerika’nın bize yaptığının aynısını yapıyoruz. Onların, Amerika ve İsrail,  sırtlan gülüşüne aşık oluyoruz, timsah gözyaşlarına mendil tutuyoruz. Oysa onların ruhu şeytanın ta kendisidir. Sırtlanın ve timsahın… Kendilerinden olmayana canavar kesilenlerdir.
 
Nazım’ın şiirini birazcık değiştirerek hediye edelim Trump’a:
 
“Makinalaşmak istiyorum  
trrrrump,
trrrrump,
trrrrump!
trak tiki tak!
makinalaşmak istiyorum!”
 
Müslüman olan potansiyel terörist, kendilerinden olan ise demokrasi havarisi…
Oysa garabete bakın ki ölenlerin tamamı da Müslüman.
Onların Müslüman ülkelere bakışları “kullan at” şeklindedir.
İş bitti mi fişi çekiyorlar.
Kimsenin kaşına gözüne hayran değiller.
Bu Arap’mış, Kürt’müş, Şii’ymiş, Sünni’ymiş…
Umurlarında bile değiller.
 
Ölenler de zaten Arap, Kürt, Şii, Sünni… Hepimiz Müslüman olduğumuzu hatırlasak aslında ölen ne Arap olur, ne Kürt olur, ne Şii olur, ne de Sünni!
 
Kudüs ilk kıblemizdir. Kıblesini şaşıranlar, onun uhreviyetinin ve kutsiyetinin farkında değildir. Amerika’nın ne işi var bu coğrafyada?  Kudüs’ten onlara ne? Suyun yukarı kısmında duran ve kirleten kurda benziyor Amerika. Suyun aşağı kısmında duran Müslüman ülkeler de kuzuya benziyor. Ve kurt kuzuya diyor ki:
 
– Suyumu kirletiyorsun!
 
Kuzu da dönüp diyemiyor ki:
 
– El insaf! Su tersine mi akıyor! Nasıl yukarı doğru aksın?
 
Amerika’ya dair hiçbir hikaye bu coğrafyalarda olmamalıdır. İyi niyetli değiller. Topu tüfeği, uçağı gemisi, vesairesi def olup gitsin cümlesi.
Tüm İslam ülkeleri tavır almak zorundadır.
Yoksa şeytanın eli kendi ceplerine de uzanacaktır.
Kirli postalları kendi  topraklarını da kirletecektir.
 
Ve ne yazık ki daha çokça Müslüman kanı dökülecek, canı alınacaktır. Kudüs Müslüman’ım diyenin namahremidir. Trump ve şürekası yeni bir kan pazarı oluşturmanın ve orada nemalanmanın sevdası içindedirler.
 
Uyan ey Müslüman! Tehlike Amerika ve İsrail’in tavrı değil sizin ayakta uyumanız ve bütün bu olanlara sessiz kalmanızdır. Amerika istediği eve giren zifaf erkeği gibi dolaşmamalıdır İslam ülkelerinde. Girdiği kapıya ceketini asan ve kimseye eyvallah etmeyen bu kabadayıya en sert şekilde tavır gösterilmeli ve ellerde kılıç şaklatarak yalakalığa düşülmemeli, onlara karşı sempatiyle bakılmamalıdır.
 
Sadece biz değil bütün İslam ülkeleri ayaklanmalıdır. Onlar iki devlet el ele, kol kola baş başa; biz onlarca yüzlerce devlet ayrı ayrı… Mahallemize giren bu yabancılara posta koymalıyız. Bütün İslam ülkelerini tek bir bayrak altında, İslam bayrağı altında toplamalıyız. Onlarla her türlü ticareti kolaylaştırmalı, vizeleri kaldırmalı ve hepsiyle kardeş gibi sarılmalıyız. Hani vaktimizin şairi azamı Sezai Karakoç: “Kaç Kardeşsiniz? dediklerinde bir buçuk milyar diyorum. Anlatabiliyor muyum?” demiş ya kastettiğim de bu işte.
 
Okuyucu Yorumları
Haberler