12 Mayıs 2015 Salı, 2388 kişi okudu
KADINA İFTİRA VE SİYASET
Siyasetçi değilim, siyaset dünyasıyla ilişkilerim de siyasetçileri uzaktan izlemekten ibaret.
 
Özellikle bütün gözlerin ve bekleyişlerin odaklandığı 7 Haziran seçimleri dolayısıyla daha bir yoğunlukla süreci takip etmeye çalışıyorum.
 
Takip ettikçe siyasetin farklı bir dünya olduğunu da görmüyor değilim.
 
Onun için bu yazımı haddimi aşarak bir siyasetçi edasıyla değil de bir kadın, bir anne içgüdüsüyle yazıyorum.
 
İki gündür sosyal medya başta olmak üzere herkesin gündeminde bir kadın siyasetçiye yapılan bir iftira söz konusu.
 
Ulusal bir televizyon kanalında yorumcunun biri bir kadın siyasetçiyi hedef alarak hiç de hoş olmayan ithamlarda bulunmuş.
 
Son dönemlerin en çirkin kasetli siyaset tarzıyla…
 
İnsanın tüyleri diken diken oluyor… 
 
Siyaset böyle mi yapılmalı, bir kadına bu tür iftirayı atmak için bir insanın kalbi böyle kararmalı mı?..
 
İthamda bulunduğu, iffetli bir kadına böyle bir iftirayı atmak hangi vicdanın kabul edeceği bir şeydir.
 
İftira attığı Sayın Akşener, bu ülkede üniversite hocası olarak binlerce gencin yetişmesini, yakın tarihini öğrenmesini sağlamış bir eğitimci ve bu ülkenin iç huzurunu sağlama makamında siyasetten öte İçişleri Bakanlığı yapmış bir insan…
 
Her şeyden önce O bir kadın, daha da ötesinde bir anne.
 
Bir kadının iffetine dil uzatıp onu karalamak, bir annenin haysiyetini siyaset yapma uğruna ayaklar altına almaya çalışmak hangi kafa yapısının ürünüdür ki; bunu toplumun aydın diye gördüğü insanlar işgal ettikleri beyaz ekranlardan aleni yapabiliyorlar?
 
Bir kadın olarak, bir anne olarak üstelik de Anneler Günü’nün ertesinde böylesine çirkin iddialar ve iftiralarla kadınlarımızın iffetine dil uzatanları kınıyorum.
 
Okuyucu Yorumları
Haberler
KADINA İFTİRA VE SİYASET