12 Mart 2019 Salı, 947 kişi okudu
İnsani önem bakımından yaşananlar
21. yüzyılın insanlık ailesi için pek iç açıcı olduğu söylenemez. Karalamak anlamında ileri sürülen bir sav değil bu.
 
Irak’ın 2003 yılından beri içine düştüğü karmaşık ve kaotik durumun sonuçları…Mart 2011 yılında başlayan Suriye Savaşı.
 
Ve Mısır’da onlarca genç insanın idam edilmesini düşününce. Her üç örnek,acımasızlığın ülkeler arası dolaştığını anlatır bize. O nedenle, bütün bunlar, insanlık ailesine mensup bir takım zorbaların, insanlık âlemine en büyük kötülüğüdür, bana göre. Savaşmamak ve eğer savaş icap ederse insani, ahlaki ve hukuku kurallara riayet edilmesi yönünde tüm dini ve ahlaki metinlerde uyarılıyoruz. Her türlü uyarıya kulak tıkayan birtakım sınır bilmeyenlerin, sınırsızlıkları ise birçok masum insanın hayatına mal oluyor. Hayat ve insan arasındaki bağ savaş, ölüm ve cinayetler nedeniyle koparılıyor. Bütün bunlar yaşanırken ne kadar tepki verildiği, nerede durulduğu ise insani önem taşıyor.
 
Dünyaya Duyurmak!
 
Vicdan hareketi bu konuda derdi olan, sözü olan, uluslararası bileşenleri olan bir insan hakları inisiyatifi. 2018 yılında 55 ülke ile yola çıkmış, 8 Mart’ta Hatay’a 200 otobüskonvoyla ulaşmışlardı. Suriye zindanlarında bulunan kadınların ve kız çocuklarının uğradığı işkence ve tecavüzleri dünyaya duyurmak adına. İkinci yılında 8 Mart Cuma günü İstanbul Sultanahmet Meydan’ında 105 ülkeden aktivistin ve Türkiye ve Dünya’dan yaklaşık 2 bin STK’nin katılımıyla bir miting düzenledi. 
Hareket kadınların, Suriye’de savaşın başından beri uğradığı işkence, tecavüz, hapis ve mültecilikle geçen dramlarına dikkat çekmek istiyor. Savaş nedeniyle haksız bir şekilde hapiste tutulan tüm kız çocukları ve kadınların serbest bırakılması için girişimlerde bulunuyor. İnsanlık ailesini, savaşlarda kadınların korunması yönünde tedbir almaya davet ediyor.
 
Suriye dâhil 110 ülkede eşzamanlı eylem ve basın açıklaması yapıldı. Hareketi’n sözcüsü olan Gülden Sönmez Hanım, Dünya Kadınlar Günü’nde bombaların altında kalan kadınlardan bahsederken, “Bunca acıya, bu kadar ölüm ve zulme “artık yeter” diyoruz. Dünyanın her yerinden vicdanların sesi olarak, şehirlerin meydanlarından Suriye’ye sesleniyoruz. Suriye Rejimine ve ortaklarına sesleniyoruz; hemen, şimdi tecavüzü savaş silahı olarak kullanmayı bırakın. Hemen, şimdi kadınlara acımasızca yapılan işkenceyi durdurun. Hemen, şimdi tüm Suriyeli kız kardeşlerimizi serbest bırakın. Bırakın evlerine dönsünler, bırakın ailelerine kavuşsunlar. Ve herkes için insanca yaşam istiyoruz. Suriye zindanlarındaki son kadın ve çocuk özgür oluncaya kadar ayaktayız!” Suriyeli kadınların ve çocukların yaşadıklarına dikkat çekmek için yola çıkan Vicdan Hareketi’nin mottosu “Çünkü İnsanız”.  
 
Nerede…
 
Suriye savaşı birçok sivil insanın ölümüne, birçok insanın kaybolmasına neden oldu.  Kan, gözyaşı, ölüm, işkence, tecavüz, aşağılama ve her türlü onur kırıcı muamele yaşandı ve yaşanıyor. Dünyanın gözü önünde, yaklaşık sekiz yıldır devam eden savaş, birçok insanı yerinden etti ve başka ülkelere göçe zorladı. Çoğu ülkenin desteklediği, başta Cenevre sözleşmesi olmak üzere birçok uluslararası anlaşmayı kabul eden ülkeler tarafından, “İnsan ve hak özgürlükleri önemlidir” cümlesi her ortamda dile getirilmektedir. Ancak söylenen ve siyasi strateji olarak uygulanan kararlar arasında farklılık vardır. Bu nedenle 2011’de Suriye’de başlayan savaşta, biyolojik kimyasal silahlar ve insanın ürettiği son teknolojik silahlar eşliğinde katliamlara şahit olduk. Tıpkı Irak’taki gibi. Sivil insanların ölümüne, milyonlarca insanın ülkelerini terk edişine şahit olduk. İnsan hak ve özgürlüğünü hiçe sayan onur kırıcı ve aşağılayıcı muamele yapıldı ve yapılmaya devam ediyor. Tüm bunlar yaşanırken, dünyada bu yaşananların sona ermesini sağlayan etkili bir adım atıldı mı, hayır.
 
Bugüne kadar Suriye Savaşı sırasında resmi rakamlara göre 450 binden fazla insan hayatını kaybetti. Suriye rejimi tarafından resmi hapishane ve karakollarda 13 bin 500’ün üzerinde kadın hapsedildi ve 7 binin üzerinde kadın hala hapishanede her türlü işkenceye ve tecavüze uğruyor. Nerede kadın hakları savunucuları, nerede feministler. Aynen Bosna’da ki gibi tecavüz, kadın bedeni üzerinde silah olarak kullanılıyor. Ve bütün bunlar dünyanın gözü önünde yaşanıyor. Elbette Bosna’da olduğu gibi Suriye’de de yaşananlar insanlık ailesinin önüne gelecektir. Ve insanlık nezdinde mahkûm edilecektir.
 
 
 
Okuyucu Yorumları
Karakese.com | Çukurova Bölgesinin En Güncel Bilgi Sitesi
İnsani önem bakımından yaşananlar