09 Mayıs 2016 Pazartesi, 5337 kişi okudu
İKİNCİ YABANCI DİL TERCİHİ NE OLMALI
Geçtiğimiz hafta yabancı dil öğrenmek için neden İngilizce tercih edilmeli diye sorup yanıtlamaya çalıştık. Günümüzde İngilizce ihtiyacı artık üzerinde şüphe duyulan bir şey değil ve yabancı dil öğrenmek isteyen herkesin ilk tercihi zaten İngilizce oluyor çoğunlukla. Ayrıca eğitim sistemimizin her kademesinde yabancı dil dersi tercihi öncelikle İngilizce. Ama bazen “İngilizce’den başka hangi dili öğrenmeliyiz?” şeklinde sorular duyuyorum. Bugün bu soruya yanıtlarımı paylaşacağım. Yabancı dil tercihi yaparken hangi kriterlere göre hareket etmeliyiz? Hangi yabancı dillere öncelik vermeliyiz?
 
Bu soruların birden çok cevabı olacaktır esasen. Birkaç başlık altında incelersek yabancı dil ihtiyacına, kültürel /manevi ihtiyaçlar, kişisel ihtiyaçlar ve mesleki/maddi ihtiyaçlar açısından farklı farklı yanıtlar bulmak mümkün. Dilerseniz popüler yabancı dilleri ayrı ayrı ele alalım. Geçtiğimiz günlerde aslında The Independent gazetesinde bu soruya yanıt verecek bir araştırmanın verileri bir haritayla paylaşıldı.
 
Bu haritadaki verilere göre yeşille boyalı ülkeler yabancı dil tercihlerini İngilizce olarak belirlerken en yaygın ikinci dil ise mavi renkle verilmiş olan Fransızca. Üçüncü sırada ise İspanyolca geliyor. Bu haritadaki ihtiyaçlar elbette ülkeden ülkeye değişiklik gösteriyor. Örneğin A.B.D deki İspanyolca eğilimi ülkedeki İspanyolca konuşan Meksika asıllı göçmen nüfusun fazlalığıyla açıklanabilirken Balkanlardaki Almanca tercihi Orta Avrupadaki iş/işveren ilişkileri ile İsveç’te İsveççe eğilimi de son yıllarda çok fazla mülteciye ev sahipliği yapan İsveç’te ana dil eğitiminin yaygınlaşması ile açıklanabilir. Ülkemizde ise çok daha farklı parametreler geçerlidir. 
 
Öncelikle nüfusunun çok büyük bir kısmının kendisini Müslüman olarak tanımladığı ülkemizde manevi/kültürel ve dini gerekçelerle en öncelikli tercihin Arapça olması önerilebilir. Arapça inandığımız dinin tüm kutsal metinlerinin özgün dili olmakla birlikte bölgemizde ayrıca iş ilişkileri ve insan ilişkileri açısından da son derece önemli bir konumdadır. Özellikle Katar,S.Arabistan,Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkelerle artan ticaret hacmimiz başta inşaat, turizm ve hizmet sektörü olmak üzere birçok farklı alanda Arapça konuşabilen iş gücü ihtiyacı giderek daha önemli hale gelmektedir. Son yıllarda bölgemizde yaşanılan savaş ve benzeri sorunlarla ülkemize yerleşen Arapça konuşan insan sayısında da artış olduğu düşünülürse gündelik hayatımızda da bu dile daha fazla yer vermemiz gerektiği ortadadır. 
 
Arapçanın ardından diğer önemli diller ise sektörel ihtiyaçlara göre belirlenmelidir. Örneğin turizm ve inşaat sektöründe faaliyet gösteren, özellikle de Türki cumhuriyetlerle ve Rusya ile ticaret ve iş ilişkisi kuracak kişilerin elbette Rusça öğrenmesi fayda sağlayacaktır. Son dönemde çok iyi ilişkilerimiz olduğu söylenemezse de Rusya hâlihazırda en fazla ticaret ilişkimiz olan ülkelerin başında gelir. Özellikle yaz aylarında geçici iş arayan genç nüfus için Rusça çok önemli bir avantaj sağlayacaktır.  
 
Sağlık sektöründe iseniz eğer İngilizce’nin yanına eklemeniz gereken öncelikli bir dil olduğu söylenemez. Tıp, Diş hekimliği ya da Sağlık Hizmetleri mezunu öğrenciler için belki mesleki hayatlarında karşılaşabilecekleri potansiyel hizmet alıcıları ile sorunsuz iletişim kurabilmeleri açısından Arapça önerilebilir. Ayrıca sadece bu sektörler için değil belki de diğer tüm sektörler için de önerilmesi gereken bir Çince gerçeği de var. Çince gerçekten çok değerli bir yabancı dil ve ülkemizde profesyonel olarak bu dili bilen insan sayısı çok fazla sayılmaz. Dünyanın en iyi üniversiteleri arasında sayılmasa da Çin üniversiteleri hem yetiştirdikleri mezun sayısı açısından hem de katıldıkları ya da organize ettikleri uluslararası konferans/ seminerler açısından akademisyenler için çok önemli bir tercih olabilir. Ancak şunu da belirtmek gerekir ki Çince yapısal farklılıklarından dolayı Avrupa dillerine göre öğrenmesi çok daha zor ve zaman alıcı bir dildir. Bu yüzden belki de tercih edilme oranı halen daha hak ettiği seviyede değil.
 
Diğer sektörler ve önerilebilecek dillere bir göz atacak olursak ülkemizde en yaygın ikinci dil olan Almanca’yı ilk planda incelemek gerekebilir. Almanca özellikle elektronik, makine ve otomotiv mühendisliği gibi alanlar için son derece faydalı olacaktır. Ayrıca turizm için de öncelikli tercih sebebi olabilir. Ülkemizin Almanya ile olan karşılıklı ilişkileri ve özellikle de Türk kökenli Alman vatandaşların sayısının çok fazla olması kişisel/ailevi nedenlerle bu dili öğrenmeyi cazip hale de getirebilir. Ülkemizde Almanca dil kurslarına devam edenlerin en büyük gerekçesinin Aile birleşimi sınavları olduğu düşünülürse Almanca ’ya milletçe ilgili olmamızın nedenlerinin başında akrabalık hissi geldiğini de iddia edebiliriz.  Bunların dışında yine çok değerli bir dil olan Japoncayı  yazılım,bilgisayar, otomotiv ve elektronik mühendislerine, özellikle Avrupa Birliği vizyonu da olan hukuk, uluslararası ilişkiler ve kamu yönetimi gibi bölüm mezunlarına Fransızca, Moda-tasarım, iletişim gibi alanlarla uğraşanlarla özellikle okul öncesi eğitiminde son yıllarda önemli kaynak ve örneklemeler sunması açısından eğitim bilimcilere (ör. Montessori ) İtalyanca, seyahatlerinde sıklıkla Güney Amerika tercihi yapma ihtimali olanlara İspanyolca, özellikle biyoyakıt ve diğer alternatif enerjilerle ilgili dünyanın önde gelen ülkelerinden olan Brezilya ile iş ilişkisi kurmayı tasarlayan kişiler için ise Portekizce önerilebilir.  
 
Bunun dışındaki tercihler ile elbette hayatın akışının gerektirdiği zorunluluklar olacaktır. Örneğin Total ya da Renault çalışanı iseniz Fransızca, Fiat personeli iseniz İtalyanca, ISUZU, Mitsubishi vs çalışanı iseniz Japonca sizin için vazgeçilmez ve hatta zorunlu tercihler olacaktır. Ya da sadece kişisel zevkleriniz ve seyahat eğilimleriniz de öğrenme ihtiyacınızı belirleyebilir. Gerekçesi ne olursa olsun dil öğrenmenin insanlara çok önemli faydalar getireceği şüphe duyulmaz bir gerçek. Öyleyse Yabancı dil öğrenin. Hemen..İlk fırsatta..
 
Okuyucu Yorumları
Haberler
İKİNCİ YABANCI DİL TERCİHİ NE OLMALI