589 kişi okudu
Metni Küçült Metni Büyüt Reset
Hemşerilerimizden Selam Getirdim
Hemşerilerimizden Selam Getirdim
Hazarsam Stratejik Araştırma Merkezi Başkanı Prof. Dr. Bilal Çoban, 31 Mart yerel seçimlerinin tamamlanmasının ardından gezilerine yeniden başladı. Çoban gezi yelpazesini, Elazığ dışına ve yurt dışına kadar genişletti.
 
Birçok siyasetçinin seçim sürecinde gezmesinin aksine Hazarsam Stratejik Araştırma Merkezi Başkanı Prof. Dr. Bilal Çoban,9 yıldır aralıksız gezilerini sürdürüyor. Çoban, Elazığ’da nerdeyse ayak basmadık yer bırakmadı.
 
Hazarsam Stratejik Araştırma Merkezi Başkanı Prof. Dr. Bilal Çoban, Suriye’ye yaptığı gezi ile ilgili olarak Günışığı Gazetesine yaptığı açıklamada,”  Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Eğitim Fakultesi Dekanı hemşehrimiz ve dostum Prof. Dr. Mehmet Turan'a hayırlı olsun ziyaretinde bulunduk. 1 hafta önceden kimlik vb. işlemlere dayalı Hatay Valiliğinden alınan izne istinaden, Reyahanlı'ya hareket ettik. Reyhanlı-Suriye sınırında, Hamam köyü bulunmakta. Bu köyün, diğer köylere de benzeyen bir özelliği var. Aynı isimi taşıyan iki bitişik köy düşünün ve iki köyde yaşayan aileler birbirleriyle akraba. Ancak, Suriye sınırı çizilirken, köylerden biri Türkiye tarafında, diğer köy Suriye tarafında kalmış. İşte bu Hamam köyü civarında yer alan Zeytin Dalı Gümrük Kapısından Suriye’ye giriş yaptık.” Dedi.
 
Zeytin Barış Sembolü
 
Prof. Dr. Bilal Çoban Türkiye Cumhuriyeti’nin barış ve huzur getirmek için zeytin dalı operasyonunun yapıldığını kendilerine gösterilen ilgiden daha iyi anlaşıldığını belirterek,” Sınırın diğer tarafında gözünüzün alabildiği her metrekarenin zeytin ağaçları ile dolu olması ve zeytinin barış getiren bir sembol olması, “Zeytindalı” isminin temelini oluşturmuş. Türkiye Cumhuriyetinin bu topraklara barış, huzur getirmek için girdiğini, çocukların askerimize, polisimize ve bizlere göstermiş olduğu sevgi selinden anlamak mümkün. Şehirlerin yolları çok bozuk. Zırhlı araçlar ve güvenlik unsurları ile birlikte, ilk ziyaretimizi Cinderes’e yaptık.” Diye konuştu.
 
Bölgeye İnsani Yardım Türkiye’den
 
Çoban, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin sivil toplum kuruluşları aracılığıyla insani yardımlar oradaki insanlara ulaştırıldığını belirterek, “ Türkiye Cumhuriyeti Devleti, yardım faaliyetlerini birçok sivil toplum kuruluşu destekli yürütüyor. Özellikle İHH İNSANİ YARDIM VAKFI, bölgede oldukça önemli hizmetler yapıyor. İHH’nin Cinderes’teki hayır çarşısını gördüğünüzde, yapılan hizmetin büyüklüğünü daha iyi anlamış oluyorsunuz.
 
Devlet tarafından tespiti yapılmış muhtaç aileler, önceden kayıtları alınarak ve randevu verilerek, kartlarıyla gelip yardım almaları sağlanıyor.  Daha çok temel giyim vb. malzemelerin dağıtımını, Suriyeli çalışanlar eliyle yapıyorlar. Herhangi bir ayrımcılık, dışlayıcılık veya farklılık ağına takılmadan, hizmetlerini adaletli bir şekilde sürdürüyorlar. Tabi ki şehirdeki sosyolojik yaşam,  Türkiye’den aşağı yukarı 30-40 yıl geride. Bu gözlemi her an ve her yerde yapmak mümkün.” Dedi.
 
Sistemi Tamamen Türkiye Kontrol Ediyor
 
Prof. Dr. Bilal Çoban Afrin’e girildiğinde Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Büyüklüğünün hissedildiğini ifade ederek,” Cinderes’den Afrin’e doğru giderken,iki şehir arasında 10'a yakın Özgur Suriye Ordusu (OSO) kontrol noktasından geçmeniz gerekiyor.  Afrin’e girdiğinizde, Türkiye Cumhuriyeti Devletinin büyüklüğünü hissediyorsunuz.
 
Yıllarca Esat’ın tanımadığı, değer vermediği ve son 8 yıl boyunca PKK-PYD baskısı altında kalan Afrin halkının, Türkiye Cumhuriyeti Devletine bağlılığı ve güveni insanı şaşırtıyor.
 
Afrin Emniyet Müdürlüğü’nü, Afrin Adalet Saray’ını, Afrin Sağlık İl Müdürlüğü ve Afrin Devlet Hastanesini, Afrin Polis Özel Harekat, İHH Afrin Hayır Çarşısı’nı ziyaret ettik.
 
Afrin’deki gelecek stratejileri ile ilgili bilgi alışverişinde bulunduk.
 
Afrin’deki resmî kuruluşların tamamını Türkiye Cumhuriyeti kurmuş ve yetkilileri Türk, diğer çalışanları Suriyeli. Sistemi tamamen Türkiye kontrol ediyor. Hiç bir resmî belge yok. Araçlarda plaka yok, insanlarda kimlik kartı yok. Sistem adaletli bir şekilde yeniden kuruluyor ve görevlilerimiz, inisiyatif almaktan çekinmeden, sorumluluktan kaçmadan, zorluklar karşısında yılgınlık göstermeden, fedakarca çalışıyorlar.
 
Afrin’de her 10 metrede bir silahçı dükkânına rastlamanız mümkün. İstediğiniz silahın parasını vererek, anında satın alabiliyorsunuz. Silahlar çok ucuz ve herkes hafif veya ağır bir silahla geziyor.
 
Biz Afrin’deyken, Türkiye’ye geçirilmeye çalışılan 2 adet bomba yüklü araç yakalandı. 
 
Türkiye Cumhuriyetinin bölgede olmasının değerini, oraya gidince daha net görebiliyorsunuz.” Diye konuştu.
 
Hemşerilerimizden Selam Getirdim
 
Çoban Polis teşkilatını Türkiye’nin kurduğunu ve teşkilat içerisinde 10 Türkün bulunduğunu belirterek, “Polis teşkilatını Türkiye Cumhuriyeti kurmuş ve her polis Türkiye’den
 
800 lira maaş alıyor. Tamamen Türkiye’ye bağlı ve Türk Polisinin emrinde çalışıyorlar.  Afrin’de Afrin Emniyet Müdürlüğü ekipleri, çok zor şartlar altında ve inanılmaz bir azim ve kararlılıkla görev yapıyorlar. 10 tane Elazığlı hemşerimiz de, polis olarak orada bizi temsil ediyor. Vatanımız, kerpiçli ve sıvasız evlerden çıkıp hilal gibi parlayan bu hemşerilerimize ve kader arkadaşlarına emanet.
Tabi ki Elazığ’ı konuşma fırsatı da bulduk bu Aslan parçaları ile. Bütün hemşerilerimize selamları vardı. Biz de binlerce Aslan parçasına buradan selam ve dualarımızı iletiyoruz. Emaneti kaybolmayan Allah'a emanet olsunlar...
 
Afrin Adalet Saray’ında, Başsavcı Muhammed Zeydan’ı ziyaret ettik. Zeydan,Türkiye’nin Suriye'ye müdahale etmede geç kaldığını, Rusya ve İran girmeden önce Türkiye’nin ÖSO ile beraber Suriye’ye girmesi gerekliliğini ifade ediyor. Özellikle Afrin’de hukuk ve adaletin sağlanmasında önemli rolü olan sayın başsavcı, Suriye olaylarına tam olarak hakim.
 
Sohbet arasında, “halk, Türkiye Cumhuriyetinin burada olmasından memnun mu” diye sordum. Cevabı, Türkiye’nin büyüklüğünü yansıtıyordu; “ biz yüz yıldır Türkiye’yi bekliyorduk.” Dedi.
 
Hazarsam Stratejik Araştırma Merkezi Başkanı Prof. Dr. Bilal Çoban, Türkiye’nin sınırda hakimiyet kurma isteğinin haklılığa değinerek, “ Afrin'den Kandil'e kadar uzanan bir hilal şeklinde, Türkiye’nin hakimiyet kurma isteğinin gerekliliğini, bizatihi yerinde gördük ve şahit olduk. Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Fırat Kalkanı ve Zeytindalı hareketlerinin ne kadar önemli ve stratejik olduğunu bizatihi anlamış olduk. Türkiye’nin, hemen sınırında bir terör devleti kurulmasına sessiz kalmamasını ve anında müdahale etmesinin önemi, bölgeye gidilince daha iyi anlaşılıyor. Diye konuştu.
 
20 Mayıs 2019 Pazartesi, 23:46
589 kişi okudu
Okuyucu Yorumları
Haberler
Karakese.com | Çukurova Bölgesinin En Güncel Bilgi Sitesi
Hemşerilerimizden Selam Getirdim