30 Kasım 2015 Pazartesi, 6379 kişi okudu
GÖNÜL BAHÇEMDEN
Serin bir sabahın koynuna sığındıkça üşüyen yanlarım sızladı. Kuşların zikir telaşını gördükçe hummaya tutulan yüreğim yandı, hayıflandı. Kırılma noktasından, kıyılma noktasına uzanan bir yolculuktu gidişim. Ayaklarıma zamanın serpiştirdigi dikenleri alarak, kanatarak gittim.
 
Kimsenin uzanamadığı düş kırıklığı şehrimde bir kendimle, bir kendimdeki senle baş başayım şimdi. Her hücreme karışan beni ayıklama telaşına doğru koşuşturmalarım. Gözlerimin ıslak tebessümleri kalmış aklımda. Kırıklarım sızlatsa da, gidişim kendimden sana kadardı.
 
Bir yas havası, bir sükut hakim. Uzakta bacalardan süzülen duman, çayın deminden haberdar ediyor. Bir bardak çayın buharına bırakıp bakışlarını, yüklendiğim hasretin yükü ile yola vurdum beni. Yüreğin şehrinden köyüne doğru yol almanın heyecanıyla dolmuştum.
 
Uzaktan yanıp sönen kör ışıklar karşıladı. Her hanede işlenmeye hazır maden rezervleri topladım ruhuma.
Hangi evin kapısını çalsam hüzün düşüyor yüreğime. Umuda tutunmaya gelmişken, umutla beklenilen olmak ne büyük lütuf.
 
Şimdi içimden uzanan umudun ellerine bıraktım ellerimi. Bir çocuğun samimiyeti ve sevinci ile... Biliyorum bana balon, şeker alacak. Ben gülümseyeceğim ışıl ışıl. O tebessüm konduracak alnıma... Bin şükür nefesinden...
 
Her sevincin sızısı süzülür parmaklarımın arasından. Beşerin karışık hallerinden damlalar düşer gönül haneme. Hangi damladan nasibimize düşecek, bilinmez. Kaç gidenin ardından mendil sallayacağız, bilinmez... Ve bizim ardımızdan kimler sallayacak... Bilinmez...
 
Bütün bilinmezlerimin içinde bilinmişlerimin sürmeli gözlerine vurgunum. Yorgun tebessümlerin arkasından tutunarak devam etmek hayata benimki… Biliyorum ve biliyoruz nice aldanmışlıkların başlangıcındayız daha. 
Ve gittiğimiz yolda yalnızız. Kimsesizlerin yolculuğu bir kendileri ile olur. Yolculukları yürekler arasıdır.
Gönlümün tek yolcusu, tek sahibi! Bu yürek benden öte Sana yakındır. Üşüdükçe ört üstünü...
 
Sündüs Arslan Akça
 
SEVDAMIN ADISIN HARPUT
 
Ömrün esamesi okunur gurbetin karalı bakışında
İç çekişin yangını şuramda
Dinlediğim  peşrevde
Kopar duyguların urganı
Her halin ,her güzelliğin akar gözümün önünden
Durduramadığım yaşlarımla,
Gurbette ağarttığım saçlarımla
Koyulurum  yola
Özlemin,  son durağında...
 
Hüseynik çalıyor inceden inceden
Geçkince vakit 
Hüznün perdesi iner gözlere
Merdiven dayarım can ağrısı sözlere
Dört bir yan ,
Buram buram gurbet kokar
Hazar vurur, Fırat şahlanır
Halay başı olur hatıralar 
Vur davulcu Nurey'i
Ağır halayı
Kınayı gezdir aney,
Çayda çırayla
Harput olur yola düşerim
Dolanırım her sokağında
Kayabaşı’nda
Buzluk Mağarası'nda
Bir serinlik iner yüreğime
Dert, tasa bırakmaz 
Alır götürür işte memleket havaları
Islak buseler bırakır gamzelerime
 
  
Bin hatıra tufanı eser başımdan
Sele verir dört  kıyımı
Uzağından seyreylemek
içli mısralar düşürür dilime
Bir gelsem diyorum ta şuramdan
Otursam kıyına
Bıraksam kendimi bir sese
Söylesem 
Bir söylesem diyorum…
 
 
Hasretin dağ gibi 
Hangi yana dönsem yollarım sana 
Elin diyarları yerleşmeye yer arar
Durun hele,
Bir Harput büyümüş ki yüreğimde
Gerisi el,
Başkası yağlı urgan ömrüme
Uzağında biçare hallerim
Sevdamın adısın Harput!
Nefesim, sesim 
Bir senliydi yaşama hevesim
 
Uzaklar yavan, tuzsuz
Uzaklar uykusuz
Ah şu memleket havaları yok mu!..
Yine beter etti
Gurbet tuttu ellerimden 
Şair etti…
Bitmeyen türküdür yüreğimde
Yazılmayan şiir 
Adı Harput…
 
Sündüs ARSLAN AKÇA / ELAZIĞ
 
BAKIŞI ESMER YARİM
 
Bakışından bir esmer akşam yükselir yüreğime
Sırra kadem basar yıldızlar,ay kayıp.
Alazlanır gönlümün iç çekişleri
Ben susarım kalem saza nağme dizer.
Mızrabından "fa" desen
Benim ritmim "sol"dan atar.
"Es"ler aşka selam durur.
Esmer bakışlım yüreği sessizce vurur.
Ismarlanmış türküler sıralanır
Başıma yakın sevmeler eşlik eder
Yalnızlığımın solundan dökülür sözler
Düşer rüzgarının yoluna...
Kirpiklerim aralanır kaçak kuytularımda
Ben yasakların şairiyim demiştim sana
Kelepçesiz saklanan şafaklarda
Sorguya yenik düşsemde ,direnirim
Avucumda saklarım senli gülüşlerimi yinede...
Sen fa dersin ben sol....
Ama ille de  sol...
 
Eylem KARABULUT / SAKARYA
 
SEVMESİNİ BİLMEDİN...
 
Saf çocuk ümidiyle yollarını gözlerken,
Senden bana yol vardı gelmesini bilmedin
Sevincinden vazgeçtim,acın bile özlerken,
sana aşık kul vardı,sevmesini bilmedin.
Ne yüreğine bir şans ne bana bir yüz verdin
Ne sitemimi gördün ne geç veya tez geldin
Sevmekten usanmadım,hasretinle az geldin
Sana açık kol vardı sarmasını bilmedin.
Hiç kahrı çekilmiyor,yırtık sökük düşümün.
Yama tutmuyor artık içi boş gülüşümün
Tuzu kurudu akmaz gözümdeki yaşımın
Yalandan bile gönül almasını bilmedin
Gelmiş geçmiş her şeyi evvelimi taradın
Gem vurup yüreğine,aşk'ta leke aradın
Dilin'İ dizginledin,kalbime varamadın
Dört nala hislerini salmasını bilmedin.
Engindi yüreciğim,derindi sevgim,içim
Aşk'ta zorlama olmaz elbet senin her seçim
Yüzdürdüğüm hayalin,tel tel ağaran saçım
Sevdayla gözlerime dalmasını bilmedin...
 
Mehmet Şükrü ŞIK / ELAZIĞ
 
NAR-I BEYZA
 
Kuşun kanatlarında parmaklarım
Görünce seni al la olur yanaklarım.
Bir kuşun yüreğinde çarpar kalbim
Kuşun yüreği avuçlarımda 
Benim yüreğim sende.
Bu sevdaya arsızca ,acemice düşüşüm
Acemi günlerim ve sen.Narı beyza......!!!
Demek ki, daha büyümeliyim,
Biraz daha , sokaklarda oynamalı, gülmeliyim
Daha vakit var aşka.
Ben büyürsem , sen bekliyor olacak mısın ?
Ya ben sana gelirsem, 
Belki de sen gitmiş olacaksın.Narı beyzam.
Kalenderce
 
Ömer Lütfü Kalender / URFA
 
BİZDE ŞİİR
 
"Şiir" sözün durusu, fikirden çağlamalı 
Felsefesi şairi, sımsıkı bağlamalı 
Dilde kemik aranmaz, dengeyi sağlamalı 
Kelimeler kalınsa, mana ince durmalı 
Hedefi şaşırmadan on ikiden vurmalı
Baştan sona manidar, ahengini bozmadan 
Mürekkebi taşırıp, safra kusup sızmadan 
Temasını unutup, yaka paça tozmadan 
Amacı belirleyip, yayda oku kurmalı 
Hedefi şaşırmadan on ikiden vurmalı
Şiirin özürlüsü, şairini bitirir 
İrtifa kaybettirir, erdemini yitirir 
Çalakalem yazılmaz, hazin sonu getirir 
Yazan kalem ilk önce, usül erkan sormalı 
Hedefi şaşırmadan on ikiden vurmalı
Değerlere ters düşüp, şiir asla yazılmaz 
Hak etmeyene mezar, şuursuzca kazılmaz 
Ben yazdım oldu deyip, adet töre bozulmaz 
Külfet varsa sonunda, yükü sırta sarmalı 
Hedefi şaşırmadan on ikiden vurmalı
Sırrı kendi çözmeli, şairim diyen kişi 
Bu herkeste bulunmaz, yetenek izan işi 
İkileme düşürüp, gördürmez kaçak düşü 
Şiirin hamurunu, sade, yalın karmalı 
Hedefi şaşırmadan on ikiden vurmalı
Okuyanlar ilhama, yazan kadar gelmeli 
Hissesine düşeni gayet bariz bilmeli 
Şiir! şiirse eğer, derya, deniz selmeli 
Hamaseti azledip, mantık ile yormalı 
Hedefi şaşırmadan onikiden vurmalı
 
Çetin KILINÇARSLAN /YOZGAT
 
 
 
Okuyucu Yorumları
Haberler
GÖNÜL BAHÇEMDEN