337 kişi okudu
Metni Küçült Metni Büyüt Reset
GÖL MANZARALI KAYAK MERKEZİMİZ VAR SPORCUMUZ YOK
GÖL MANZARALI KAYAK MERKEZİMİZ VAR SPORCUMUZ YOK
Hazar baba kayak merkezi işletmecisi Taner Durmuş, Kayak merkezinin kapasitesini 20 kişiden 3 bin kişiye çıkardıklarını, ancak hiçbir kurumdan destek görmediklerinden yakındı.
 
Turizm Otel Yöneticileri Derneği Doğu Anadolu bölge başkanlığı görevini yürüten, Taner Durmuş, 2012 yılında ihale ile aldığı Hazar Baba kayak merkezini Türkiye’nin gündemine oturttu.
 
 20 KİŞİDEN 3 BİN KİŞİYE ÇIKTI
 
Taner Durmuş, Hazar baba kayam merkezini aldıktan sonra kullanılır hale getirmek için yaptıkları çalışmalar sonucu 20 kişinin ziyaret ettiği kayak merkezine şimdilerde 3 bin kişinin ziyaret ettiğini belirterek,” İlk aldığım sezon 2012 yılında 20 kişi kayıyordu. Günübirlik gelen Pazar günü en fazla 50 kişi oluyordu. Şu anda hafta sonu olunca 3 bin kişiyi ağırlıyorum. 3 bin kişi günübirlik kayağa geliyor, kızağa ayrı gelen işte orda gelip mangalını yapan. Biz tesisi olarak, işletme olarak, turizmci olarak öyle bir anlayışımız da vardı. Her şey para değildir. Biz önce bölgenin tanıtımını üstlenelim dedik. Kayak merkezini ön plana çıkarmalıydık, kayak kültürünü yaymalıydık bunun için çaba harcadık. Bunun için de fiyatları aşağıda tuttuk. Şu anda mesela burada gelip te mangal yapan insanlardan ben ücret almıyorum. Otopark ücreti almıyorum. Tesise giriş ücreti almıyorum. Bütün kayak merkezlerinde bu ücretler alınıyor. Kızağıyla gelen vatandaş benim pistimde, benim o pisti ezerken bir maliyet var sonuçta o pisti kullandığında ben ondan ücret almıyorum. Kızağını kiraladığında ücretini alıyorum. Bu anlamda insanları oraya alıştırmaya çalıştık. Vatandaş da Elazığ’da, bölgede bunu merak ediyor. Yakın, ulaşım kolay, göl manzaralı bir tesis. Tesis giderek duyuluyor anlatılıyor. O anlamda da o başarıyı sağladık.
 
HİÇ DESTEK OLMADILAR
 
Taner Durmuş hiçbir kurumdan destek görmediklerini ifade ederek,” özel çocuklar için ücretsiz bir desteği sunduğumu söyledim. Bu bağlamda ilçe kaymakamlarına bu teklifi götürmeme rağmen hiçbirinden geri dönüş alamadım. İlçedeki dezavantajlı çocukların tamamının kayak merkezimizden ücretsiz faydalanacağını beyan etmeme rağmen bir tane kaymakamın bu girişimde bulunmaması beni çok üzdü. Böyle de bir şey yaşadım. Gençlik spor il müdürlüğü 2012den 2018 e kadar ki dönemde hiçbir desteğini görmedim. Bu şehirde gençlik spor il müdürlüğü var, hiçbir desteği olmadı. Sportif bir faaliyet olmadı, teknik bir faaliyet olmadı, teknik bir gezi olmadı, kayak sporuyla ilgili bir sporcu yetiştirip o anlamda bir destek olmadı. Fırat Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi’nin hiçbir desteği olmadı aksine Erciyes’e gittiler, Palandöken’e gittiler başka kayak merkezlerini ziyaret ettiler yine bir desteği olmadı. Biraz yalnızlaştım. Elazığ valiliğinin kısmi bir desteği oldu pistlerin yapımında.” Dedi  
 
İLETİŞİMDE CİDDİ ANLAMDA PROBLEM VAR
 
Tabi buna biraz böyle ironi yaklaşıyorum. Diyorum ki bizim orada telefon direğimiz yok ama teleferik isteniyor. Biz önce telefon direğini istiyoruz. Yani orada iletişim ciddi anlamda problem. Hem GSM hattında hem telefon hattında ciddi eksiklikler var. Şimdi bir merkezin duyurulması, tanıtılmasında internetin önemi var. Dijitalleşiyor çünkü bünye. O anlamda biz orada ciddi sıkıntı çekiyoruz. Anında paylaşım olsa belki daha çok dikkatleri çekecek, daha çok paylaşım yapılacak. Buda kayak merkezinin tanıtılmasında etkin bir rol oynayacak. Her şeyden önemlisi işte herhangi bir olay vuku bulduğunda iletişim problemi yaşanıyor. Ambulans geldiğinde ambulans ekibi kendi arasında iletişim kuramıyor. Jandarma geldiğinde jandarma ekibi kendi arasında iletişim kuramıyor. Biz tesisteki çalışanlar işletmeciler, yöneticiler kendi aramızda bir iletişim kuramıyoruz. Böyle bir sıkıntımız var. Yani bizim şu anda en önemli problemimiz iletişim orada. Hem kazaları azaltır, hem problemleri azaltır, hem güvenliği arttırır. Her anlamda iletişimin faydasını görürüz.” Diye konuştu.
 
İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ KIŞ SEZONUNU KISALTTI
 
İklim değişikliğinin ciddi zararlarını gördüklerini belirten Durmuş,” Biz bazı şeyleri kaçırıyoruz dünyada bir iklim değişikliği var. İklim giderek değişiyor ben kayak merkezini ilk aldığımda sezon ve öncesi ortalama 120 gündü şu anda biz 70 güne düşmüşüz. Geçen sezon 40 gün çalıştık. Bir 2012-2019 arasında ki sürede bir sezon 13 gün çalıştık. Şimdi iklim değişikliğini önlemek için biz doğayı korumak zorundayız. Doğayı beslemek zorundayız. Doğayı güçlendirmek zorundayız. Hazar Baba’nın en temel problemlerinden biri de ağaçlandırmanın eksikliğidir. Orman bölge müdürlüğü kısmi bir ağaçlandırma yaptı ama çevresinin de yapılması lazım. Sadece Hazar Baba’nın yapılması yetmiyor. Ciddi bir misafir sayısı artışı var. Araç sayısında ciddi bir artış var. Bu ister istemez atmosferi de etkiliyor. Oranın doğasını da etkiliyor. Bitki örtüsünü de etkiliyor. Şimdi bitki örtüsü sağlam olunca, doğa temiz olunca evet kar süresi artıyor. Dolayısıyla güneşin her vurduğu noktada da ister istemez erime başlıyor. Buda sezonu kısa tutuyor. Bunun önlemini nasıl alabiliriz işte doğru planlama yani ben doğa yönetimi diyorum master plan diyorum. Bunu valilikten istedim. Özel idareden istedim. Bürokrasiden istedim maalesef bu konuda bir girişim yapılmadı.” Dedi.
 
HARPUT’A GELEN MİSAFİR 1 DOLAR BİLE HARCAMIYOR
 
Taner Dürmüş turizm alanlarının iyi değerlendirilmesi gerektiğini ifade ederek, Harput’un UNESKO listesine alındığını ancak turistin Harput’a 1 dolar bırakmadığını belirterek,” Dünyada işte Harput UNESCO listesine girdi ama bir gün Harput’a gelen misafir kaç dolar harcıyor derseniz 1 dolar bile harcamıyor. Çünkü oradaki tesislerin yetersizliği, orada misafire ve turiste hitap edecek alanların eksikliği, altyapı eksikliği, sadece kısa bir mola verilen alana dönüşmesi, konaklamanın olmaması, işte kaliteli restoranların olmayışı bunun gibi sıkıntılardan dolayı benim turizme bakış açım yani dışarıdan döviz girdisi yapabiliyor musunuz? Bu önemli. Bu ülkeniz için önemli. Ticari açığınız engelleyecek bir mantık. Yani döviz girdisi oldukça ticari açığımız azalacaktır. Mantık budur. Şimdi Hazar Gölü’ne gelelim. 1100 yatak var toplamda kamu kampları ve özel sektör. Zaten toplamda 3 tane özel sektör işletmesi var. Hiçbiri turizm bakanlığının standardında değil. Yani belirli bir işletme standardında değil. İki tanesi belirli işletme bunlardan biri zaten yılın 9 ayı 10 ayı pasif. Aktif olarak işletme olarak bir biz ayaktayız. Oda mücadeleyle. Biz şehirden destek almadığımız gibi şehre destek veriyoruz. Çünkü bölgede en azından alınabilecek bir tesisi var şuan. Hazar Gölü bölgesi için söylüyorum. 1100 yataktan biz 100 tane kaliteli yatağa sahibiz. Bu bir dezavantajdır. Ama bölgede böyle bir ihtiyaç da var. Bunu da çözmemişiz. Biz tam tersine hem Elazığ belediyesi hem Elazığ valiliği hem diğer alanlar, kurumlar, bürokrasi yeni alanlar yaratmanın derdine düşüyoruz. İşte yeni park alanları, yeni mesire alanları, yeni turizm alanları yaratmaya.. mevcudu zaten geliştirsek yetiyor bize. İşte mevcut Harput, Hazar Gölü, Hazar Baba Kayak Merkezi “ Dedi.
 
ELAZIĞ BÜROKRASİSİNDEN ÇEKMİŞ BİR İNSANIM
 
Orman bölge müdürlüğü ve yol yapımında il özel idare dışında, hiçbir kurumdan destek alamadıklarını ifade eden Durmuş,” Görüntüde var yani işleyişte yokuz. Bu eleştiriyi de hiç kimse kabul etmiyor. Herkes işini doğru yaptığını düşünüyor. Burada da bir yanlışlık var. Bürokrasi tarafına gelelim. Ben Elazığ bürokrasisinden hakikaten çekmiş bir insanım. Çünkü kayak merkezini ilk yaptığım zaman yani ihaleyi aldığım zaman 21 tane koruma dedim ki şunu söyledim sizin yapacağınız şeyler var benim yapacağım şeyler var. Örneğin Türk Telekom’un yapacağı şey altyapıdır. İletişimle ilgili. TEDAŞIN yapacağı elektrikle ilgilidir. Ormanın ağaçlandırmayla ilgilidir. Karayollarının yolla ilgilidir. Özel idarenin yine altyapıyla ilgilidir. Valiliğin belki doğru bir tanıtım modeli ile ortaya çıkmasıdır. Gençlik sporun sporcu yetiştirmeyle.  Fırat Üniversitesi’nin öğrenci çalışmalarıyla. Ama benimkisi tesisleşme, modernleşme, ekipman temini, hizmet tarafıdır. Yani işletmeciye düşen görev farklı, kurumlara düşen görev farklı. Hiçbir kurum bu anlamda orman bölge müdürlüğünün dışında yani bir tek ağaçlandırma yapıldı. Elazığ valiliği de yolun yapılmasında özel idarenin faydası oldu. Onun dışında hiçbir kurum çalışmadı. Bu ciddi bir sorun. Eğer bir turizm alanını biz genişleteceksek, büyüteceksek, markalaştıracaksak bağlı bulunan alanla ilgili kurumların kendi üzerine düşen sorumluluğu hiç kimseye danışmadan ya da oradaki işletmecilerle istişare ederek çözmesi lazım. Bu Harput için de geçerli.” Diye konuştu.
 
ŞOV ALANI OLARAK KULLANILMASINI İSTEMİYORUM
 
Taner Durmuş, Hazar gölünün, Hazar babanın ve Harput’un Show alanı olarak kullanılmasını istemediklerini belirterek,”      Ben Elazığ belediye başkanı Mücahit Yanılmaz’ a bir toplantıda şunu söylemiştim. Otelci otelini yapar, yatırımını yapar belediyeye düşen tek bir şey vardır. O otelin çevresindeki aydınlatma, yeşil alan, düzenleme, çevre düzenidir. Biz belediyeden bunu isteriz. Bir diğer alan da şudur. Kamu kurumlarının o otelden hizmet satın almasını isteriz. Çünkü o otelin desteğe ihtiyacı var, o otelin finansmana ihtiyacı var. Bunu da kamu kurumları kendine özel tesisler kurarsa, kendi işletmelerini kurarsa o zaman özle girişimi ortadan kaldırmış oluyorsunuz. Yatırımcı kaçırmış oluyorsunuz. Şimdi Hazar Gölü ve Hazar Baba Kayak Merkezi için söylediğim bu Harput için de geçerli doğru planlama olursa doğru yatırımcı gelir, yanlış planlama olursa mevcut yatırımcı da kaçar. Şimdi beni getirdikleri nokta odur. Hazar Baba Kayak Merkezi’ne verdiğim emeğimi, mücadeleyi, zamanı, sermayeyi kenara atmışım ben bürokrasiyle uğraşıyorum. Derdimi onlara anlatmaya çalışıyorum. Niye? Canlanma, hareketlenme, Ben Hazar Baba’nın hiçbir zaman Harput’un, Hazar Gölü’nün şov alanı olarak kullanılmasını istemiyorum.” Dedi.
 
MÜZEDEN HABERİ OLMAYANLAR VAR
 
Durmuş, 45 bin öğrencili bir üniversitenin olduğunu ve üniversite içerisindeki müzeden haberdar olmadıklarını belirterek,” Dünyada turizm merkezleri belli.  Kış turizm merkezleri belli. Yazın tatil bölgeleri belli. Ben her zaman Elazığ’da turizmle ilgili şunu söylüyorum. Akdeniz çanağında turizm kıyıda gelişti. Elazığ çanağında, Fırat çanağında niye Hazar Gölünde gelişmesin? Kıyıdan gelişsin. Kültür tarafında Harput’ta gelişsin. Yeni kültürel alanlarımız var onları geliştirin. Ama Harput’u yapmadan, Hazar Gölünü tam Hazar Gölü yapmadan kalkıp bir başka alana benim ilçem, benim köyüm, benim meskenim mantığıyla yaklaştığınız zaman biz Elazığ’ın kaderini değiştirmiş oluyoruz, gelirini değiştirmiş oluyoruz, kültürünü değiştirmiş oluyoruz. Müzemiz var müzeyi ziyaret eden sayısı belli. Çok düşük. Hatta müzeden haberdar kimse değil. Şehrin ortasında üniversitenin içerisinde 45 bin öğrencisi olan müzeyi üniversite öğrencileri bile haberdar değil üniversitenin içerisinde. Bunlar temel problem. Mesela üniversite bu anlamda teknik sorun. Her üniversite öğrencisi başladığı bölümde bölüm başkanıyla, hocasıyla Elazığ’ın turistik, tarihi, kültürel yapılarını görsün, gezsin, bilsin. Ve Elazığ adına bir ağaç diksin. Hazar’da, Harput’ta. Buda bir turizm pazarlamasıdır.” Dedi.
 
ELAZIĞ’DA FAZLASIYLA STK VAR
 
Taner Durmuş, Elazığ’da çok sayıda STK olduğunu ve artık Ankara’yı rahatsız etmeden, burada bir birlerini rahatsız ederek sorunların çözüleceğine dikkat çekerek,” Elazığ’da fazlasıyla dernek, kuruluş. STK var. Ama sadece adı var. Yani 460 mı 500’e yakın dernek var. 500 dernek kendi alanında kendini iyileştirse yetiyor. Adının içeriğini doldursa yetiyor. Başka bir alana girmesine gerek yok. Biz toplum olarak biraz da siyaseti seviyoruz. Hep siyasetten bir şeyler alalım derdine düşüyoruz. Hayır. Biz kendi kendimizi iyileştireceğiz. Yani ben inanın Ankara’nın yeterince derdi var zaten. Hem Ankara’yı rahatsız etmeye gerek yok. Biz burada birbirimizi rahatsız etsek zaten çözümü buluruz. Yani o anlamada da artık siyasetten değil de biraz da kültürel hayattan, sanattan, spordan ne bileyim başka alanlardan konuşma vakti geldi. Yani bütün gündemimizi belediye seçimine yoğunlaşarak değil. Bir belediye başkanı nasıl olmalı? Bir belediye başkanı sporda, sanatta, kültürel hayatta ne kadar var? Bunu sorgulamalıyız. Bunu sorgulamıyor toplum. Tam tersine işte belediye başkanının arkasına girilmiş. Ben belediye başkanının Elazığ Belediye başkanı seçimlerinde tek şey istiyorum. Kayak yapmayı biliyor mu başkan adayımız? Sporsal, sportif bir aktivitenin içinde mi? İşte kültürel hayatta ne kadar var? Sanatın içerisinde sanata ne kadar destek? İşte toplum hayatını ne kadar önemsiyor? Partisinin hiçbir önemi yok benim için. Ama duruşunun, yaşantısının, aile hayatının diğer alanlarla olan ilişkisi benim için çok önemli. Benim kriterim bu toplumun kriterini bilmiyorum.” Diye konuştu.
 
 
 
 
10 Şubat 2019 Pazar, 23:10
337 kişi okudu
Okuyucu Yorumları
Karakese.com | Çukurova Bölgesinin En Güncel Bilgi Sitesi
GÖL MANZARALI KAYAK MERKEZİMİZ VAR SPORCUMUZ YOK