02 Mayıs 2016 Pazartesi, 6445 kişi okudu
GENÇLİK NEREYE…
Küreselleşen dünyada, liberalizm, post modern söylemlerle gençliğin ve toplumun hemen hemen her katmanının içini boşaltmıştır. 
 
2000 sonrası gençlik amaçsız, ruhsuz ve idealsizdir.
 
Marjinal bir kültürün unsuru olmaktan hoşnut ki sitemsiz, mülayim, halinden memnun bir tablo sergilemektedir. 
 
Oysa yakalandığı kanserin kötü huylu olduğundan habersizdir. 
 
Gelişen teknolojiye o kadar uyum sağlamış ki kendinden, etrafından olan bitenden bihaberdir.
 
Oysa gençlik okuyan, sorgulayan, araştıran düşüncelerinde realistti.
 
Menfaatsiz ve çıkarsız düşüncelerini savunan gençlik figürleri aklımızda kalan bu değil miydi?
 
Ellerinde pahalı oyuncaklarıyla, teknolojinin kölesi olmaktan kurtulamamışlar. 
 
Kaybolan yılların içinde, esen rüzgârın önünde oraya, buraya savrulmuşlardır. 
 
Renkli dünya, hapis hayatı yaşattırıyor ama farkında değiller. 
 
Mankurtlaştırılan gençlik, örf ve adetlerden uzak, aile geleneklerinden yoksun lümpenleştirilmiştir.
 
İdealsiz gençlik tohumları o kadar hızlı atılıyor ki takip etmekte zorlanıyoruz. 
 
Görünen o ki cananımızdan çok sevdiğimiz evlatlarımız hem kültüründen, hem de ailelerinden kopartılıyor. 
 
İdealsiz bir yaşama doğru hızlıca ilerlerken biz acaba ne yapıyoruz? 
 
Gençlerin idollerini süsleyen, model teşkil eden bir aile olabilmiş miyiz?  
 
Onların önlerini görebilecek, sağlam adımlar atabilecek yürüyüş parkuru oluşturabilmiş miyiz? 
 
Onların bu tozpembe dünyada amaçsız ve gayesiz yüzmelerine engel olabilmiş miyiz?
 
Behimi hayat yaşayan gençlik için endişe etmemek mümkün değildir.
 
Darmadağınık, hedefsiz yaşamanın verdiği rehavet endişe vericidir. 
 
Böyle bir gençlik modeli, Türkiye’nin genel fikrine ve popüler iklimine asla uygun değildir.
 
Buna rağmen gençlere bu kadar cazip gelen sorumsuzluk bilincini nasıl ve ne şekilde empoze edildiği başka bir konu. 
 
Toplum olarak tepkilerimiz ve reflekslerimiz de değişiyor.
 
Dün garipsediklerimiz bugün bize normal gelebiliyorsa, bir gariplik var demektir. 
 
İnançlarımız, değerlerimiz, gelenek ve göreneklerimiz sadece simgesel görünümden öte değildir. 
 
Kısaca toplum olarak beyin travması geçiriyoruz
Yazılı-işitsel ve Görsel medyayı kullanımı bakımından sınıfta kalıyoruz. 
 
İçimizi kemiren içeriklerini kullanıyoruz. 
 
Asıl lazım olan içerikleri; yani, beynimizi harekete geçiren, ivme kazandıran içeriklere bakmaktan aciziz.
 
Temennim o dur ki gençlik silkelenecek. 
 
Mutlu yarınların dinamizmini oluşturacaklar. 
 
Güzel yarınlar hepimizin olsun.
 
 
 
Okuyucu Yorumları
Haberler
Karakese.com | Çukurova Bölgesinin En Güncel Bilgi Sitesi
GENÇLİK NEREYE…