06 Ocak 2019 Pazar, 141 kişi okudu
KEREM SEÇER
GEÇEN BİR YILIN TORTUSU VE 2019
2018 yılı, bölgesel ve küresel denge arayışlarının yoğunlaştığı, gerilim ve kutuplaşma dinamiklerinin yaygınlaştığı, huzursuzluk dalgasının yükseldiği bir dönem olarak hafızalara kazınmakla birlikte
 
Küresel manada  olduğu gibi  ülkemizde de İnsanlık beklediği sulh ve sükûnete 2018'de de ulaşamamıştır.
 
Bunun sebebi şahsiyetli bir dış politika yerine olup bitenleri takip eden ardından batının çıkarlarını koruyan bir dış politika ile belki cumhuriyet tarihinde emsaline ulaşılmayan bir dış politika zaafı uygulanmış olmasıdır.
 
Dolayısıyla uygulanan bu dış politika zaafı  iç politikaya da yansıyarak  aşağıdaki durumlarda  cumhuriyet tarihinde ki Emsali görülmemiş tahribatlarda  artışı göstermiş,  
 
Bu tahribatlardan  öne çıkan bir kaç tanesini yazayım.
 
*.Aile kurumu resmen istanbul sözleşmesi olan 6284 madde ile tarumar edilmiş, Erkek aile reisi sıfatını kayb etmiş kadının beyanı geçerli kılınmış, kadının bir telefon ile Eşinin 6 ay evden uzaklaştırması, bu süre içinde şayet erkek evin civarında  gezerse veya telefon ederse kadının telefon etmesi sonucu Erkek 8 yıla kadar mahkum edilir.
Ak Parti tarafından Kurulan Aile sosyal bakanlığı Kadına şiddet kapsamında  Avrupa birliğinin talimatlarını hayata geçiren ülke olmuştur.
 
Bu bağlamda 6284 madde sadece kadına şiddet ile kalmayarak, Kapsam alanı genişletilmiş Feminist düşünce toplumun her kesimininde kökleşsin diye  Eğitim kurumları da buna destek çıkmaya başladığına  tanık oluyoruz.
 
*. Milli Eğitim bakanlığı  162 okulda cinsiyet eşitliği konusunda çalışma başlatarak, Adeta  8 martta  taksimde yürüyen on bin lezbiyen-eşcinsel-transseksüel- gey ve aileye bağlı kalmak yerine  istediği ile ilişkiye girmeye razı olan  bu konuda pankart açarak  toplumu iğfal eden  düşünceye kapı aralamıştır.
 
*. Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Milli Eğitim Bakanlığı arasında imzalanan "Yüzme Bilmeyen Kalmasın" projesi, eş zamanlı olarak 81 ilde İlkokul 3 ve 4'üncü sınıfta okuyan ve yüzme bilmeyen öğrencilere yönelik olarak gerçekleşecek olarak  şimdiden cinsiyet eşitliği projesinin alt yapısı oluşturulmaya çalışılmaktadır.
 
*. 2015 yılında Fransa da ki Charlie Hebdo' dergisinde PEYGAMBER sav yapılan hakaret  benzeri ODA TV tarafından yapılmış, Hiç bir devlet yetkilisi sesini çıkarmamıştır.
 
Bu ve bezer konular Aileye ve nesle ve maneviyatın tahrip edilmesine yönelik AB projeleridir.
 
Bunların dışında  İç Politikada iki konu  öne çıkarak  arkasında bir tortu bırakmıştır., 
 
1. FETÖ terör örgütü
2. Döviz kurundaki dalgalanmalar
 
*.Fetö terör örgütü sürekli öne çıkarılıp masum ve mazlum 100 binlerce insanı işinden aşından ailesinden  ederek yoksulluğun kucağına itmiş, asıl fetö terör örgütü mensuplarının hala devleten ihale aldığı ellerini kollarını sallayarak dolaştıkları, iktidar partisi yönetiminde yakını bulunanlar tutuklanma yerine  başka kurumlara  tayin edilip oradan istifasıni vermelerini sağlayarak kaybolmalarını sağlamış oldukları konusunda  gün yok ki medyada gündeme gelmemiş olsun.
 
*.Dövizdeki dalgalanma ülkede  asrın en acımasız zamlarını hayata geçirerek halkın alım gücü tamamen sıfırlanmış, Ülke ekonomisinde  motor olarak Mc.kinsey getirilerek 16 bakanlığın ekonomik durumunun dünya bankası kontrolünde olması sağlanmıştır.
 
Her en kadar M.C. Kinsey ile yapılan anlaşma iptal edilmiş dense de hakikatte anlaşma takır takır çalışıyor.   
 
*. Adalet derin bir komaya girmiş, Bu komada vicdan sükût etmiştir.50 bine yakın feto kumpası ile haksız mahkum edilen  müslüman için yeniden yargılanma  beklenirken,
Ergenekon fezlekesini hazırlayan savcılar ve hakimlerin, aynı zamanda Sait şahin ve arkadaşlarının da  Fezlekesini hazırlayanlar olduğu halde, Ergenekon terör örgütü olmaktan berat ederken  Sait şahin ve arkadaşları mahkum edilmiştir. 
 
Hatırlayınız, Doğu Perinçek hapisten çıkınca yaptığı açıklamada 
'''  Bölünmüş Türkiye manzarası... Dervişler, müritler, cemaatler Türkiye'si manzarası. Bunların hepsinin kökünü kazıyacağız." derken Türkiye de ki tüm islami cemaatleri hedef aldığını itiraf etmiş, daha sonra bir  röportajda  lafı geveleyerek  FETÖ için söyledim demiş olsa da;  
 
O, beyanattan sonra  Türkiye de, İslami faaliyet gösteren cemaatler sırasıyla susturulmuş tutuklanmalar olmuş, görevine son verilenler olmuştur.
 
Bunlardan bir kaç isim sayacak olursak,  İhsan Şenocak ,Nureddin Yıldız, Mehmet Pamak, Ahmet kalkan, ve Alpaslan Kuytul  susturulmuş susturulmaya çalışılmış, uydurma bir Terör örgütü adıyla  hapsedilen  Alpaslan Kuytul'un Gerek istihbarat gerek emniyet raporlarına göre  Herhangi bir terör örgütü ile alakası olmadığı belirtildiği halde  haksız olarak takriben 1 yıldır  hapis edilmiştir.
 
Buraya kadar şahsiyetsiz dış politikanın iç politikaya yansıması ile  Ak Parti vizyon belgesinde  bahis ettiği DİNDAR NESİL projesinin  meğerse DİNİ DAR ALANA HAPSETME PROJESİ olduğunu bir tortu olarak  bırakmış olduğunu görüyoruz.
 
 
Diğer yandan, Ekonomik krizden vurgun vuran  zenginler  birer birer  ülkeyi terk ederek, en son sabancı ailesinin tüm fertlerinin MALTA vatandaşlığı aldıkları medyaya yansımış,
 
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre 2018 yılında bir önceki yıla göre yüzde 42 oranında artışla, 253 bin 640 kişinin Türkiye’den göç ettiği 
 
Ekonomik kriz nedeniyle  üretemeyen  veya başka nedenlerle asimile edilmeye çalışılan BEYİN GÖÇÜ başlamış, TÜBİTAK Savunma Sanayii Araştırma ve Geliştirme Enstitüsü (SAGE), Türk Havacılık Uzay Sanayii (TAI) ve ASELSAN’da çalışan 100 mühendis  Hollanda ya gitmiştir.
 
Mazlumların çığlığı, yerinden yurdundan edilen masumların feryat-figanlı çağrısı 2018'e neredeyse damga vurmuştur
 
Özetle Küresel siyasetin kırılan fay hatları ülkeyi tartışmalara boğmuş, sıkıntılara sokmuştur.
Peki bu olumsuz gelişmeler karşısında Sivil toplum Kuruluşları ne yaptı? 
 
Geçen bir yılda Sivil toplum örgütlerine baktığımızda  Hemen hemen her ilde yukarıda saydığım temel insan hakları ihlal edilirken  ne acıdır ki sivil toplum örgütlerimiz  Bu konulara hep duyarsız kalmıştır, 
 
Her ne kadar duyarlı olmaya çalışan bir iki sivil toplum örgütü bir etkinlik düzenlediğinde  diğer  sivil toplum örgütleri katılım sağlamamak için her yolu denerken,  Karşı tarafta yemekli eğlenceli veya politikacıların katılım sağlayacağı bir etkinlik söz konusu olunca  etkinlik yapılacak mekanda  iğne atsan yere düşmez misali bir katılım oluyorsa,bu demektir ki sivil toplum örgütlerimiz  kendilerine  yüklenen  görevi yapmaktan kaçıyorlar  sadece  iktidara yaranmaya çalışıyorlar.
 
İktidarı ile  sivil toplum örgütleri Geçen bir yılda böyle bir tortu bıraktıklarına  tanık olduğumuz halde, ardından girdiğimiz  bu yeni miladi yılda iyimser olmak akla zarardır.
 
Eğer Türkiye Yeniden büyük güç  Büyük devlet, olmayı istiyor ise,
 
Hemen manevi yönde yapılan tahribatlara sebep olan batı kanunlarını terk edilmesi  yönünde iktidara uyarı yapılmalı ve sivil toplum örgütleri birlikte hareket ederek  bu milletin 15 asırdır iç dinamiklerini diri tutan kanunlara  yönelmek zorunluluğu üzerinde durmalıdırlar.
 
Ekonomide üretim ekonomisine  geçilerek, ürettiğin kadar tüket düstürü ile hareket etmeli,  Faize ve haksız kazanç yollarına son vermelidir Önerilerinde  Bulunuyorum...
 
Selam ve dua ile...
 
 
 
 
 
Okuyucu Yorumları
Haberler
GEÇEN BİR YILIN TORTUSU VE 2019