09 Şubat 2019 Cumartesi, 268 kişi okudu
GÜRHAN GÜRSES
FALÇATA
Benim yârim gelişinden bellidir. der sarhoşun karısı. Bizim de velimiz gelişinden bellidir artık, falçatalı veli… Bunu söylerken ve yazarken tenzih ettiğimiz velilerimiz var, bu gibi hoş olmayan olayları ayıplayan, öğretmene yapılan bu saldırıyı kınayan ve öğretmenden yana taraf olan velilerimiz. Yemeğin salçalısı, velinin falçatalısı desem yine bütün velilerimiz üzerine almasın bunu.
 
Sen kalk okul bahçesinde, öğrencilerin önünde öğretmeni falçata ile yarala… Ne muzaffer bir kadınsın sen! Ne de haklı bir annesin! Ne de doğru bir şey yapmışsın. Bazen içinizdeki öküze oha demeniz gerekir. Nelerle ve kimlerle uğraştığımızı görün lütfen! O kadar iyi, güzel ve anlayışlı velilerimiz var ki onlar her türlü saygıyı hak ediyor ve çocuklarının eğitimi için binbir meşakkatle uğraşan öğretmenlere yardımcı oluyorlar. İşte, bir de öğretmene düşman gözüyle bakan, gözlerinde çakmak çakmak öfke ateşleri saçan, sözleriyle öğretmene hakaret edenler var. Can parçanızı teslim ettiğiniz insanlara duyduğunuz bu öfkenin sebebi nedir? 
 
Öğretmene yapılan her saldırı ile ilgili sesimiz mutlaka en gür şekilde çıkmalıdır. Bu tür olaylarda susmanın en çok yakıştığı meslek grubuyuz. Millet ülkeyi ayağa kaldırıyor kendi zümresindekiler için bizler ise susuyoruz. Gündemi işgal edeceğiz. Akılları başa getireceğiz. Kalpleri uyandıracağız.
 
Kırıkkale’de öğrenci velisi oğlunun sınıf öğretmenini okul bahçesinde falçata ile yaraladı. Olay anı güvenlik kamerası ile anbean kaydedildi. Öğretmen başından, elinden ve kolundan yaralandı.
 
Falçatını al da gel, bıçağını, her türlü silahını… Savaşa gidiyor sanki mübarek! Tam teçhizatlı ve yaralayıcı… Sen falçatayla gidersen okula çocuğun da bazukayla gider! Sen çocukların önünde öğretmenin yüzüne falçata sallarsan çocuklar da yarın seni örnek alır aynısını belki sana, belki arkadaşına, belki de başkasına, belki de başka bir canlıya yapar.
Bizler okullarda öğrencilere; elinizde kitabı, dilinizde güzel sözleri, kalbinizde iyiliği, aklınızda aydınlığı eksik etmeyin, derken bu tür veliler de maşallah falçatayı sallıyor. 
 
Ne kadar sallarsan salla, insanlığından düşer her damla! Ne de güzel darbımesellerimiz var: Armut dibine düşer, baltanın sapı ağaçtandır, gibi. Demek istediğim anlaşılmıştır sanırım.
 
Falçata, TDK’YE göre maket bıçağıdır. Dikiş tutmaz bir kesiğe yol açar. Bir velinin elinde bunun olması hem de saldırı aracı olarak kullanılması affedilir gibi değil. Öğretmen müdahalede bile bulunmuyor. Orada kadını dövse inanın suçlu duruma düşer. Kadın ise ne içmişse; o kedi buraya gelecek diyen fareye benziyor. Bu nasıl bir cahil cesaretidir, bu nasıl bir kalp körlüğü ve akıl yanmasıdır, idrak edemiyorum.
 
Bir annenin elinde bunun olması… Bir kadının… Ve çocukların gözü önünde… Ve bir öğretmene… Çiçekle gitseydin ya kadın! Çikolata ile… Tatlı dille… Bu kahredilecek olay gerçekleşir miydi o zaman. Bütün ülkeye rezil olur muydun böyle?
Öğretmen düşmanınız değildir. Bizlerinde hatası, yanlışı oluyordur olacak da illaki, amenna. Var mıdır kusursuz olan? Mesela bir annenin hatası olmaz mı hiç? Bir babanın, bir doktorun, bir hâkimin… Ama sizin çocuğunuza yahut size falçata çeken, bıçak gösteren bir öğretmen, bir doktor, bir hâkim yoktur. Tartışmanın da bir faydası olmalıdır. Makul ölçülerde nizami şartlarda tabiki tartışma da olmalıdır. Ama tartışmanız bu kahreden olay şeklinde cereyan etmesin. O zaman hasta doktoru, futbolcu hakemi, çalışan patronunu, mahkûm gardiyanı en ufak tartışmada falçatalasın. Öğrenci öğretmeni, çırak ustayı, muavin şoförü…
 
Galiba biz eğitimi yanlış anlıyoruz. Eğitim kişi de istendik yönde davranış değişikliğidir. Ülkenin faydası, toplumun bekası için ideal olan insanlar yetiştirmektir. Sizin istediğiniz yönde değil! Öğretmen sizin her istediğinizi yapacak olan kişi değildir. Her dilediğinizi gerçekleştiren keramet sahibi de değildir. Bir ağacı budayıp şekil verir marangoz, bir taşı yontar biçim verir heykeltıraş, öğretmen de bir çocuğu alıp ondaki masumiyete ve güzelliğe yön verip iyi bir insan olmasına yardımcı olur. Unutmayın ilk öğretmen sizsiniz. Öğrenci oturuşuyla, kalkışıyla, konuşmasıyla, tavrı ve tarzıyla sizin birer kopyanızdır okullarda. Önce siz eğitimli olacaksınız sonra çocuğunuz… O zaman biz öğretmenlerin işi daha kolay olacaktır ve arzu ettiğimiz nesil ortaya çıkacaktır.
 
Öğretmen sizin çocuğunuzun sizin gibi olmaması için çabalayandır. Bunu özellikle bu kadın gibi olanlara söylüyorum. Ülkesine ve insanına falçata çekmesin çocuğunuz, bu bizim için önemlidir. Değil insana, başka herhangi bir canlıya dahi zarar vermesin çocuğunuz.
 
Elimde falçata, sallarım sağa sola çata çata… Marifet değil bu kardeşim, güzel bir meziyet hiç değil! Falçatayı bırak kitabı al eline! İnceliğe dola diline, şefkati koy kalbine, insanlığı dile rabbinden. Bu melun hadiseyi en sert şekilde kınıyor, benzeri vakaların bir daha yaşanmamasını diliyorum.
 
Okuyucu Yorumları
Karakese.com | Çukurova Bölgesinin En Güncel Bilgi Sitesi