14 Mayıs 2018 Pazartesi, 2535 kişi okudu
M.NAFİZ KOCA
Dün Anneler Günüydü Ama Sen Yine Yoktun
Ben içsesimi yazıya dökerken çok iyi biliyorum ki sen beni duyuyor hissediyorsun ANNE. 
 
Biliyor musun üçtür yoksun.
 
Tam üç oldu anne, üç...
 
Herkes Anneler Gününü kutluyor ve ben üçtür ızdırabını iliklerimde hissediyorum yokluğunun. 
 
Biliyorum hissediyorsun, hıçkırıklarımı duyuyor, gözümden akan yaşların sana bir kaç kelimeyle de olsa içimi dökmeme engel olduğunu görüyorsun. 
 
Benim gibi naçar olduğunu, elinden bir şey gelmediğini de ben biliyorum anne. 
 
Bakma sen bana, takma kafana beni.
 
Konuşuyorum işte yine densiz densiz. 
 
Belki de içimi döküyorum, tıkabasa dolu olan içimi. 
 
Keşke olsaydın da gerek kalmasaydı bütün bunlara. 
 
Ağlamasaydım, hüzünlenmeseydim her anne dediklerinde nemlenmeseydi gözlerim. 
 
Keşke be anne, keşke.
 
İsyan değil benimkisi yanlış anlama ama; zamansız gittin be anne. 
 
Her yer hatıralarınla dolu, her şey seni hatırlatıyor. 
 
Okunan her sala içimi acıtıyor. 
 
Üç yıl, tam üç yıl oldu ama hala eve her geç girdiğimde “evin yolunu tanıdın mı” diye soracaksın gibi oluyor ve kahroluyorum anne. 
 
Hiç bir şeyin tadı yok, tuzu yok sensiz hiç bir şeyin anlamı yok bunu her geçen gün daha çok hissediyorum. 
 
Kahrolası 7 Şubat, kahrolası o Pazar ve kahrolası o uzun gün; nasıl da tarumar etti dünyamızı. 
 
Hala kulaklarımda çınlıyor zamanında geldiğini bildiğim ama zaman kaybettirdiğine inandığım o ambulansın sren sesleri. 
 
O doktorun çaresizliği, takılı olduğun cihazların alarm sesleri ve en korkuncu doktorun; “son kez görebilirsin” deyişi...
 
Son kez elini öpüşüm anne, son kez, cansız elini...
 
Bu kahrolası ayrıntılar... 
 
Nasıl da itiverdi sensizliğin girdabına. 
 
Biliyor musun anne; bizi bırakıp gittiğin günden bu yana odana bir kez bile olsun girmedim, giremedim. 
 
İçim elvermedi, açık olan kapından bile bakamadım hatıralarınla dolu odana. 
 
İçim yanıyor be anne, yoksun. 
 
Soframızda yoksun, evimizde yoksun, yokluğunla içimizi burkuyorsun be anne. 
 
Bak yine bir ramazanın arefesindeyiz, iftarlarımızda da olmayacaksın yine sahurlarımızda olmayacağın gibi. 
 
Ve bir bayramı daha sensiz idrak edeceğiz, boynumuz bükük. 
 
Anam, canım anam, omuzlarımızda taşıyıp kendi ellerimizle toprağa verdiğimiz anam...
 
İsyan değil, mukadderata itiraz değil ama zamansız bırakıverdin bizi be anne. 
 
Mezarına bile gelemedim bugün, mecal bulamadım. 
 
Böylesi günlerin senin için bi anlamı yoktu biliyorum ama yine de içim acıdı be anne. 
 
Filistinli çocuk gibi hissettim kendimi; çaresiz, naçar, elinden birşey gelmeyen annesiz bir yavru gibi...
 
Sen yoktun, seni anlatacağım kimse de yoktu bugün anne. 
 
Yapayalnızdım tek başımaydım bi sen oldun yanımda bir de ızdırabım. 
 
Oysa sair zamanlarda az anlatmadım çoğuna “o benim Sevinç ablamdı” diye. 
 
Anlatırken az gözlerim nemlenmedi, az ağlamadım erkekler ağlamaz diyenlere inat. 
 
Ama bugün anlatacağım kişi de yoktu, yok olması bir yana belki aklına bile gelmedim anne...
 
Canım anam bugün annelerin günüydü ama sen yoktun. 
 
Üçtür yoksun zaten. 
 
Kim bilir daha kaç üç geçecek sensiz.
Okuyucu Yorumları
Haberler
Dün Anneler Günüydü Ama Sen Yine Yoktun