24 Ocak 2019 Perşembe, 681 kişi okudu
SEDAT YASAK
DOMATES GÜZELİ
Yeşilçam’dan bir yıldız daha kaydı. Uzun süredir kanserle mücadele eden Ayşen Gruda, namı değer “Domates Güzeli” 74 yaşında hayatını kaybetti.
 
Beyaz camdan evlere giren, gönülleri fetheden ve birçok jenerasyonu güldürmeyi başarabilen önemli bir oyuncuydu.
 
“Dolmuştaydık. Yaşlı bir teyze ağır ağır yolun karşı tarafına geçmeye çalışıyordu. Şoför kadını fark edince ani fren yaptı. Frenin etkisiyle hepimiz öne doğru fırladık. Şoför güçlükle durabilmişti. O sinirle başını dolmuşun camından çıkaran şoför, teyzeye:”Teyze, bu dolmuş enişteme benzemez, altına aldı mı, öldürür…” dedi.
 
Bir televizyon programında anlatmıştı bu hikayeyi. Aklıma geldikçe hala gülerim…
 
Sevgili kardeşim Mehmet de bu önemli değeri kaleme aldı. Şimdi sözü ona bırakalım:
 
 
“Yeşilçam’ın bize kattığı en büyük değerlerden biriydi o... 
 
Onun filmleri hepimizi zaman tünelinde bir yolculuğa çıkarır, bizi çocukluk ve gençlik yıllarına götürür. Bu filmleri izlerken aslında yüzümüzdeki tebessümün yanında, bir burukluk da oluşur içimizde. Her izlediğimizde farklı bir tat alırız. Her ne kadar senaryoyu ezbere bilsek de, esprilere aynı şekilde ve içtenlikle gülümsemekten kendimizi alıkoyamayız. Bu, aslında onların filmleri çekerken taşıdıkları ve bize yansıttıkları doğallıklarından kaynaklanıyor. Belki de bizi esas ekran karşısına çeken güç de buydu. 
 
Herkes bu filmleri izlerken Türkan Şoray’a , Hülya Koçyiğit’e, Filiz Akın’a, Necla Nazır’a Gülşem Bubikoğlu’na aşık olurdu. Kimse Ayşen Gruda’ya aşık olmazdı, Şener Şen dışında… 
Ama O,her filminde oyunculuğuyla ve kendine özgü hareketleriyle hep akıllarda kalmayı başarırdı. Nasıl ki sinemanın “Çirkin Kral”ı Yılmaz Güney ise, “Çirkin Kraliçe”si de Ayşen Gruda’ydı benim nazarımda. 
 
Güzelliğiyle değil, göstermiş olduğu karakter oyunculuğuyla hafızalarda yer etmesi, onun ne denli önemli bir oyuncu olduğunu da ortaya koyuyordu. 
 
Birçok filmde karakter oyuncusu olduğunu göstermişti zaten. Hababam Sınıfı’nın haylaz ve yaramaz öğrencisi, Çiçek Abbas’ın evde kalmış kız kardeşi, Çöpçüler Kralı’nın amiri ve işçisi tarafından paylaşılamayan temizlikçisi, Süt Kardeşler’in dili tutulan kızı, Doktor Civanım’ın doktoru tavlamaya çalışan kart kızı, Şekerpare’nin kader mahkumu beslemesi, Davaro’nun dul kadını ve bunların dışında sayısız filmlerde rol alıp da başrolde oynamadığı halde, hep akıllarda kalan oyunculuğuyla kalpleri fethetmesi… 
 
O, evimizde ağırlamaktan mutluluk duyduğumuz bir karakter, gerçek bir stardı. İçimizden biriydi. 
 
Ve ne yazık ki, artık O yok. Bu fani dünyadan göçüp giden, yıllarca çeşitli hatıralara, gerçek dostlukların yaşandığı anlara tanıklık eden arkadaşlarının yanına gitti.
 
Şimdi gidince Kemal Sunal’a, Halit Akçatepe’ye, Zeki Alasya’ya, Adile Naşit’e, Münir Özkul’a ve daha nicelerine bizden de selam götür ve yerlerinin kimseler tarafından doldurulamadığını da söylemeyi unutma... 
 
O dönemin oyuncularının neden unutulmadığı Ayşen Gruda’nın sözlerinde saklı aslında:
“Biz insanların beynine beynine vurmadan, dostça, onları eğlendirerek bir şeyler anlatıyorduk. Bizden insanlara birçok anı kaldı, gülüşler kaldı, sözler kaldı. Bunu bilmek bana mutluluk veriyor.” 
 
Çocukluk ve gençliğimize, anılarımıza dair önemli bir parça daha anıların tozlu raflarındaki yerini aldı. Onlar bir bir göç edip bu dünyadan ayrıldıkça, bizler de yaşlandığımızı ve anılara tutunmaya başladığımızı anlıyoruz. 
 
Güle güle gönlü güzel insan... Rabbim rahmet eylesin....”
 
Mehmet Zülfü YARCEL
 
Okuyucu Yorumları
Karakese.com | Çukurova Bölgesinin En Güncel Bilgi Sitesi
DOMATES GÜZELİ