163 kişi okudu
Metni Küçült Metni Büyüt Reset
“Disiplin Yönetmeliği Değiştirilmeli”
Disiplin Yönetmeliği Değiştirilmeli
Öğretmenlik meslek kanununda şiddetle ilgili  caydırıcı maddeler olmasını istediklerini söyleyen  Eğitim Bir-Sen Elazığ 1 No’lu Şube Başkanı İbrahim BAHŞİ “Eğitim çalışanlarını şiddet olaylarına karşı koruyan bir yasal kanun yok derken  Türk Eğitim Sen Elazığ Şube Başkanı Talat EFE ise “Hiçbir öğretmen, yönetici öğrenciye dokunamıyor en ufak bir şikayette ceza alıyorlar. Mevcut diisiplin yönetmeliği değiştirilmeli” dedi.
 
Geçtiğimiz hafta Kocaeli’nin Gebze ilçesinde   Atatürk Anadolu Lisesinde  müdür yardımcısı olarak görev yapan  Necmeddin KUYUCU’nun bir öğrencisi tarafından  katledilmesinden sonra okullarda yaşanan şiddet ve darp olayları  yeniden gündeme geldi. Günışığı Gazetesi olarak Elazığ’da en fazla üyeye sahip iki sendika temsilcisiyle eğitimde şiddetin çözüm yollarını konuştuk.
 
Toplumsal çürümenin önüne geçmemiz gerekiyor
 
Eğitim çalışanlarına şiddetin her geçen gün arttığına dikkat çeken Eğitim Bir-Sen Elazığ 1 No’lu Şube Başkanı İbrahim BAHŞİ “ Maalesef bunun en son örneğini geçtiğimiz hafta Kocaeli’nin Gebze ilçesinde yaşadık. Okullarda darp olayını, şiddeti neredeyse her hafta örneklerle yaşamaya başladık. Tabi bunun nedenini bir öğeye bağlamak doğru değil. Başta toplum olarak yetiştirdiğimiz neslin maalesef milli ve manevi değerlerinden uzak olması bu olayların yaşanmasındaki faktörlerinden biridir. Özellikle son yıllarda yeni neslin sadece eğitim çalışanlarına değil sağlık çalışanlarına ve hatta büyüklerine karşı saldırdığını hatta hakaret ettiğini görmekteyiz. Dolayısıyla toplumsal anlamda bu çürümenin önüne geçmemiz gerekiyor. Bir an evvel milli ve manevi değerler konusunda topyekün ana ve babaları eğitime alarak veya toplumsal olarak çözümler üretmemiz gerekiyor.
 
Öğretmenlik meslek kanununda şiddeti   caydırıcı maddeler yer almalı
 
Biz bu şiddet olayları karşısında sendikalar olarak geleceğimizi emanet ettiğimiz gençliğimizi yöneten öğretmenlerimizin şiddete maruz kalmaması için şuan Milli Eğitim Bakanlığı’nın ortaya koyduğu 2023 vizyon belgesinin konu başlıklarından biri olan öğretmenlik meslek kanununda bununla ilgili caydırıcı maddeler olmasını istiyoruz. Eğitim çalışanlarını şiddet olaylarına karşı koruyan bir yasal kanun yok. Biz de burada bir disiplin hukukunun oluşturulmasını ve bu disiplin hukukuna göre bizim savunma hakkımızı caydırıcı kanunlarla en azından testi kırılmadan önce tedbirlerin alınmasını istiyoruz. Testi kırıldıktan sonra da testiyi kıranın yanına kar kalmaması içinde gerekli yasal düzenlemelerin yapılmasını istiyoruz. Zaman zaman sendikalar olarak biz şiddet olaylarının yaşandığı okullarda basın açıklamaları yaparak ve yaşanan olaylara dikkat çekerek mücadele veriyoruz. Bunlar yetersiz kalıyor ve çözüm olmuyor. Orada öğretmenlere uzanan eller kırılsın diyoruz ama maalesef bu eller kırılmıyor. Hem bahsettiğimiz öğretmeni meslek anlamında eski günlerine kavuşturacak kanun maddeleri eklenmeli hem de meslek kanununda şiddete yönelik maddeler olmalı. Yetiştirdiğimiz çocuklarımızı öğretmenin bugün olması gereken değerinin verilmesi için toplumun tamamının çocuklara bu konuda nasihatler verilmeli. Bizim milli ve manevi değerlerimize geri dönmemiz gerekiyor. Bizim en büyük hasretlerimizden biriydi büyüklerimize saygı göstermek. Hangi yaşta olursak olalım öğretmenimizle sokakta karşılaştığımız zaman eğer ceket giymişsek önümüzü iliklerdik, ceket giymemişsek elbisenin önünü toplar ilikler gibi yapardık. Bugün bu necip milletin bu önemi göstermesi gerekiyor. Diğer konularda da toplumsal benliğimizi koruyacağımız çalışmaların yapılması gerekmektedir” diye aktardı.
 
Sayın Bakanın Verdiği Tepki Yeterli Değil
 
Milli Eğitim Bakanı Prof. Dr. Ziya SELÇUK’un  istenilen düzeyde tepki vermediğini belirten BAHŞİ “ Bir öğretmen katledilmiş ve bakanlıktan yeterli bir tepki maalesef göremedik. Aileden bir fert katledilmiş en azından cenazesine katılmalıydı. Sendikal anlamda şiddete karşı vermiş olduğumuz protesto mitinglerine katılarak ve taziye dileklerini ileterek yaşanan bu elim olaya en üst düzeyde gerekli tepkinin verilmesini eğitim camiası olarak bekliyoruz. Gerektiğinde sendikal olarak iş bırakma eylemine giderek bu tür olayları protesto edelim ve tekrarların yaşanmaması adına şiddetle kınayalım” ifadelerini kullandı.
 
Sınıf tekrarı geri getirilsin
 
Okullarda  zaman zaman veliler  zaman zamanda öğrenciler tarafından  öğretmen ve yöneticilerin  darp edildiğini söyleyen  Türk Eğitim Sen Elazığ   Anne-babalarından sonra o çocukların başarısıyla övünen öğretmenlerini darp etmelerini asla doğru bulmuyoruz. Sadece darp ile de kalmıyor, ülkemizin değişik illerinde  öğretmen ve yöneticilerin  maalesef katledildiğine  şahit oluyoruz.  Valilik, il milli eğitim müdürlükleri gerekli tedbirleri elbetteki almalılar. Burada Milli Eğitim Bakanlığına çok büyük bir iş düşüyor. Ülkemizde yapılan yönetmelik değişiklerle  ilkokullarda, ortaokullarda  sınıfta kalma yok. Liselerde sınıf geçme çok kolaylaştırılmış. Not ortalamasıyla geçebiliyorlar. Bunu asla doğru bulmuyorum. Öğrencinin temel dersleri başarmadan bir alt sınıftaki dersleri öğrenmeden bir üst sınıfa geçmesi öğrencinin de velilerin de asla lehine değil. İleriyi gören veliler asla bunu kabul etmez. Çünkü biliyor ki  öğrenci üniversite sınavında başarısız olacak. Hasbel kader  öğrenci bir yere girmişse de onu bitirmesi zor olacak. Sınıf geçme sisteminin eskiden olduğu gibi bakanlığın geri getirmesini istiyoruz.  İkinci olarak liselerimizde disiplinsizlik almış başını gidiyor. Hiçbir öğretmen, yönetici öğrenciye dokunamıyor. Dokunduğunda suç, yönetmelik yeniden gözden geçirilmeli” diye konuştu.
 
12 yıllık zorunlu eğitim kaldırılmalı
 
12 yıllık zorunlu eğitimi doğru bulmadığını vurgulayan EFE “ Bu kaldırılmalı bence. Uzun yıllar öğretmenlik, yöneticilik yaptım. Her sınıfın huzurunu bozan kendini arkadaşlarına lider pozisyonunda kabul ettirmeye çalışan öğrenciler  mutlaka olur. Bu öğrenciler durdurulmadığı takdirde sınıfın düzenini bozuyorlar. Daha önce içinden geçirip de cesaret edemeyenler bu tür kişilerden cesaret alarak  sayıları sınıfta fazlalaşıyor.  Öğretmenler buna engel olamıyor. Benim kanaatim  okul  yönetimi ve aile birliği ile işbirliği yaparak bu tip öğrencileri topluma kazandırmamız lazım.  Fakat; herkes okusun mantığı doğru değil. Öğrencinin okumaya niyeti yoksa, sınıfın huzurunu bozuyorsa  onu okulda tutmanın anlamı yok” diye kaydetti.
 
Sistem düzeni bozanlardan yana
 
Şuanki eğitim sisteminin  davranış bozukluğu gösteren düzeni bozanlardan yana olduğunu savunan  EFE “ Okumak isteyen hayatını okuyarak kazanmak isteyen öğrencilerin bu tipler haklarını gasp ediyor. Onların hakkını kip savunacak?  Amacı ders dinlemek olmayan öğrenciyi o sınıfta tutmanın kime ne faydası var?  O yüzden 12 yıllık zorunlu eğitimi asla doğru bulmuyorum. Okumak isteyenleri okullarımızda tutacağız. Okumak istemeyen çocuklarımızı daha yaşları geçmeden meslek gruplarına yönlendirilmeli. Bakanlık bu konuda ülke şartlarını da  dikkate alarak gerekli adımları atmalıdır. Sınıfta kalmanın geri getirilmesi taraftarıyım.  Okullarda darp ve şiddet olaylarını gerçekleştirenlerin istatistiklerine baktığımız zaman hep o tipler. Bunlar öğretmen de yönetici de darp eder daha ileri bir safhaya geçerek en son geçtiğimiz günlerde yaşadığımız acı olayda okul müdür yardımcısını da katleder. O meslektaşımıza yazık değil mi? Onun da ailesi var, yaşama hakkı var! Milli Eğitim Bakanlığının  ortaöğretim disiplin yönetmeliğini günümüz şartlarına uygun olarak yeniden gözden geçirmesi gerekiyor” diye konuştu.
 
Ailelere büyük sorumluluk düşüyor
 
Çocukların yetişmesinde ailelere de büyük bir sorumluluk düştüğünü kaydeden EFE “ Yüz kızartıcı suç işlemiş öğrencinin velisi dahi  öğretmen ve yöneticiyi şikayet ediyor. Aile yardım etmeden davranış bozukluğu gösteren öğrenciyi düzeltmemiz asla mümkün değil. Eğer bir de çocuk velisinden destek alıyorsa o öğrenciyi normalleştirmeniz imkansız oluyor. Özetle  Disiplin yönetmeliği, 12 yıllık zorunlu eğitim değişmez ve sınıfta kalma geri getirilmezse hiçbir zaman bu  tür olayların önüne geçemeyiz” diyerek sözlerini tamamladı.
 
 
11 Nisan 2019 Perşembe, 17:17
163 kişi okudu
Okuyucu Yorumları
Disiplin Yönetmeliği Değiştirilmeli