20 Ağustos 2016 Cumartesi, 3366 kişi okudu
DİKKAT ETME ZAMANI
 
PKK’nın Uzun yıllardır Elazığ’ı hedefine koyarak psikolojik anlamda bir mevzi kazanma peşinde olduğunu yine terör örgütün elebaşısı Öcalan’ın doksanlı yıllarda yaptığı açıklamalardan biliyoruz.
 
Bu çok şeytani bir proje olduğu kadar aynı orandada Türkiye Cumhuriyeti Devleti açısından ehemmiyetli bir mevzudur.
 
Bu bölgede Devlet-i Aliye’den bu yana birliğin ve dirliğin sembolü olmuş,Devlete bağlı,Milletine bağımlı nesillerin yetiştiği şu topraklarda siyasi ve etnik temelli deformasyonlara geçit verilmemiş,neticede habis ve kirli tüm düşünceler akim kalarak toplumun sağduyusu her daim galebe çalmıştır.
 
Kültürel ve dini motivasyonlarla milliyetçi muhafazakar belleklerdeki bu olgu,terör örgütlerinin ve ithal ideolojilerin en korkulu rüyası olmuş,belkide mübalağa sayılmazsa Devletin bu anlamdaki mevcut risklerinin tamamen kalkanı olagelmiştir.
 
Aynı zamanda saydığımız bu hakikatlerin ışığında yola çıkan her fikir karşılığını görmüş ve nihayet Elazığ şehri muhkem ya da oldukça sağlam almış olduğu ata mirasını hiçbir dönem ve zaman içinde yere düşürmemiştir.
 
Perşembe sabahı Emniyet müdürlüğüne yapılan ve tüm kentte haklı olarak infiale sebep olan saldırının buradan okunarak teröristlerin hangi amaçlarla kenti hedeflerine koyduklarını rahatlıkla anlayabiliriz.
 
Öncelikle şehitlerimize yüce Allah’tan rahmet,yaralı bütün vatandaşlarımıza acil şifalar diliyorum.
 
Bu konseptteki bir vasatta PKK’nın böylesi bir saldırıyla neleri hedeflediğini,bir taşla kaç kuş vurmak istediğini anlamak gerçekten zor değildir.
 
Terör örgütü açısından etnik olarak farklı ve değişik bir zeminde herkesin(Türküyle-Kürdüyle)Vatan ve Bayrak kavramında buluştuğu Elazığ,PKK’nın hemen tüm ezberlerinin bozulduğu’’MİLLET’’anlayışıyla iç ve dış ihanet şebekelerininde hedefindedir.
 
Bu bakımdan bu coğrafyada söz konusu bileşimin ayrıştırılmasının imkansızlığını bilen örgüt,şimdide hassasiyetlerini bildiği bu halkın ‘’mezhebi’’ bir takım kapanmaya yüz tutmuş yaralarını kaşımaya çalışarak buradan vurmayı denemektedir.
 
İşte bu noktada sağdusuyla temayüz etmiş insanlarımızın teröristlerin bu şeytani tuzaklarına düşmeden gerekli tepkilerini ortaya koyarak Devlet-Millet olgusunu yeniden ve bir daha herkese göstermeleri gerekiyor.
 
1980 öncesi şartlarında toplumsal problemleri iyi bilen ve bu dönemdeki bölücü bir takım senaryoları çekinmeden pratiğe döken unsurlar öyle zannediyorum ki Elazığ’ı bu yüzden hedef alıp,birkaç zaviyeden hain ve uğursuz projelerini hayata geçirmeye debeleniyorlar.
 
Huzur adası yakıştırmasını uzunca yıllardır kendisinde bulan ve yaşayan bu halkın bir daha aynı yerden yılanlarca ısırılması mümkün değildir.
 
Söz konusu bu hadisenin ardındaki menhus emellerin,aziz Milletin kanaat önderleri,Devlet aklı ve yarım asrı çoktan geçerek o günlerin acısını hala ruhlarında taşıyan kişilerce yeni nesillere anlatılması aktarılması lazımdır.
 
Milliyetçi muhafazakar bir halkın çocukları,gençleri bu zeminde istismar edilmeye en yakın kesim olarak durmaktadır.
 
İşte bu bakımdan demin söylediğimiz bilgi ve tecrübeler ışığında hepimizin, herkesin ve dahi her kesimin PKK’nın ekmeğine yağ sürecek pervasız tutum ve davranışlardan uzak kalmasını temin etmekle mükellef olduğumuzu biliyoruz.
 
Heyecanlarına yenilerek işleri dahada çıkmaza sokabilecekleri mutlaka uyarıp bir ve beraber olduğumuzu tüm terör örgütlerine göstermek gibi ulvi bir vazifemizin olduğunuda bilmek zorundayız.
 
Elazığ’ın, PKK terör örgütünün belkide ilk defa böylesi bir saldırısına maruz kalması, tesadüfi ya da sıradan bir vaka olarak addedilemez.
 
İşin içinde çok daha farklı iblisçe planların tezgahlandığını düşünüyorum.
 
Bu zeminde gençlerimize ve tüm şehir ahalisine ‘’aman dikkat bu tuzağa düşmeyelim’’derken, bütün kentin her görüşten,mezhep ve ideolojiden ibaret insanlarının,şu canilere inat, toplu bir protesto yürüyüşü yapmalarını naçizane öneriyorum.
 
Bakın o zaman oyunlar bozulacak ve Elazığ’da ortaya koymak istedikleri ihanet projeleri bir daha belkide ebediyen  gömülmüş olacaktır…
 
Okuyucu Yorumları
Haberler
DİKKAT ETME ZAMANI