11 Haziran 2018 Pazartesi, 468 kişi okudu
KEREM SEÇER
DEMOKLESİN KILICI ALTINA YATACAK BAŞLAR
Gündem o kadar hızlı ki yetişmek,  üzerinde fikir yürütmek için zaman yeterli değil.
 
Murat Çobanoğlu  ‘’ Neyine güvenem yalan dünyanın Keremi yandırıp kül etmedi mi’’ diye  başlardı  türküsüne bir zamanlar, Kerem yanmıştı  Aslı uğruna  Degermiydi  bilinmez  fakat  evsanevi bir  aşkın geride bıraktığı miras  sevdası uğruna yanmak mış.
 
Bir beşerin Kendi gibi bir beşere olan aşkı dilden dile yıllardır anlatılmakta  yazılmakta  şiirlere  türkülere konu olmakta,  
 
Lakin Yine  heresi bir  beşer olan ve Kendi değerleri için yıllarca omuz omuza vererek gecesini gündüzüne katıp, çalınmadık kapı aşılmadık eşik bırakmayan Davasına sevdalı bir nesil, Günümüzde Birbirilerine ağza alınmayacak türden hakaretler, Küfürlerin savrulduğu, adına siyaset denilen hakikatte politika denilen çıkarlar o kadar  ileri boyuta ulaştı ki Kim kime  nasıl güvenecek, Kim Davasına olan sevdası için yanacak  bir tür  anlamak mümkün değil.  
 
Ülkemiz Ani bir kararla 24 Haziranda baskın bir şeçime  giriyor. Bu seçim Kimileri için,Devletin asli vazifeleri olan yol-köprü-havalimanı-hastane-okul-baraj tünel v.s  gibi Betona yapılan yatırımların  Devam etmesi için  belirlenen  sihirli kelime ‘’DEVAM’’ mücadelesi,
 
Kimilerine  göre  Betona  yapılan yatırımlar  yerine  insana İnsan hak ve hürriyetlerine yapılması gereken  yatırımların  yapılmadığı gerekçe gösterilip Kendilerinin yıllardır iktidar nimetlerinden  Nemalanamadıkları gerçeğini saklayıp  zahirde  bu gidişata dur demek adına  belirlenen  sihirli kelime ‘’ TAMAM ‘’ Kavgasında
 
Yaş  itibari ile 1964 yılından  beri yapılan seçimleri Hatırlıyorum, Geçmişten günümüze gelene kadar yapılan seçimlerde  Siyasi Partiler belli bir ideoljiyi temsil ettikleri için Kendi Düşünce dünyalarına aykırı herhangi bir Millet vekili Adayı Partilerinden Müracaat edip aday olmak istediğinde O aday olan kişiyi listelerine koymaz, Veto ederlerdi. Nitekim Sadettin Bilgiç’i  Mason localarından almış olduğu sahte bir belge ile Mason  Olmadığını isbat etmeye çalışıp Devirerek A.P. nin başına geçen  Süleyman Demirel, 1964 seçimlerinde  A.P. listesinden  Aday olan Merhum Necmeddin ERBAKAN’ı  veto ederek  adaylığını kabul etmemesi de gösteriyor ki  Laik-liberal-demokrat-ulusalcı  vs  partiler kendi düşünce dünyaları ve siyasi ideolojilerine uymayan kimseyi aday  göstermediler.
 
 
İlk olarak Turgut Özal 1983 yılında Kendisinin tam anlamıyla temsil ettiği bir dünya görüşü olmadığı için  Dört eğilimli denilen, Liberal-Demokrat-Miliyetci-Muhafazakar kitleler den oluşan ANAP ile seçime  girmiş  seçimi kazanarak  Ülkeyi Tam anlamıyla  Amerikanın uşağı etmişti.
 
2018  geldiğimizde Ülkenin en ücra köşesinde Amerika ve İsrail yanlısı Ç.U.Ş. ( çok uluslu Şirketler ) ların ekonomiye ve araziye sahip olduğu Bir Türkiye de  baskın bir seçim kararı alınmış bu seçimde, Hiçbir siyasi partinin Belli bir dünya görüşü olmadığı, Tüm hesapların  Demokrasi Mabedi Olan Meclis-i mebusan da ki Koltuklardan Birine sahip olmak için  Türk siyasi hayatında eşi ve benzeri görülmemiş Çirkinliklerin sahne aldığına  1975 yılında pop şarkıcısı  fisun önalın Orçun sonat ile başrollerini paylaştığı  TAMAM MI? DEVAM MI? Sinema  filmi  Yeniden  sahne almasına  Tanık oluyoruz 
 
Celladına gülümsemeye çalışan bir milletin Demokrasi treninde bindikleri kopartımanlar ayrı ayrı da olsa  tren O milleti  Cellada götürmekle  görevli olarak  yoluna devam etmekte. 
 
Kopartımanalar daki  Devamcılar   ve Tamamcılar  birbirleri ile ne kadar dalaşsalar  birbirlerini ne kadar ağır kelimelerle  alt etmeye çalışsalar da  nihayetinde  celladın  kılıcı altına boyunlarının konacağını  fark edemeden güle oynaya cellada gidiyorlar.
 
Şunu Açıklıkla  diyeyim ki, 24 Haziran seçimlerine  katılan Hiçbir Partinin TÜRKİYE  diye bir meselesi yoktur.  Türkiye diye bir meselesi olmayan Partilerin  Türkiye de yaşayan  Halkın sorunlarına Çözüm üretecek  bir projelerinin de olmadığı aşikar.
 
İktidardaki Parti  Ben yol yaparım köprü yaparım  özetle BETONA YATIRIM YAPMAYA  DEVAM  edeceğim  sloganı ile  seçmen karşısına  çıkacağının kavgasına  tutulmuşken,  Karşı Taraftaki Muhalefet  Cephesi  YIKARIZ  SATARIZ  DURDURURUZ  Kavgasıyla  Milletten oy isteme kavgasında  ve bu kavgada meydanlarda, Ekranlarda, sosyal medya sayfalarında Birbirleri ile  acımasız bir savaş içerisine  giren  siyasi partiler ve  onların taraftarlarının  Unuttukları veya saklamaya çalıştıkları  bir Gerçek var.  O gerçek te  Tüm siyasi Partilerin amacının  aynı olduğu. Tabelalarının Ayrı, Zihniyetlerinin Aynı olduğu. 
 
Yani LAİK-DEMOKRATİK, ATATÜRK İLKE VE İNKİLAPLARINA BAĞLI  kalacaklarına  dair  Namus ve şerefleri  üzerine  edecekleri  yeminin aynı olduğu…
 
Böyle bir yemin mücadelesi olan Demokrasi  Bu Milletin asli değerlerini Hiçe  saymaktan başka birbirlerinden  Farkı yoktur.
 
Reis te seçilse  aynı yemin, İncede seçilse aynı yemin, Akşener de seçilse aynı yemin, Karamollaoğluda  seçilse aynı yemin  Demirtaş da seçilese aynı yemin.
 
Ben  bu yeminin Benim inancıma açılmış bir savaş olduğuna inandığım için  YOK BİRBİRLERİNDEN  FARKI HEPSİ  DEMOKLESİN KILICI. Oldukları için NEYİNE  GÜVENEYİM BU POLTİKACILARIN, İNSANLIĞI YAKIP KÜL EDECEKLERİ AÇIK İKEN, Bu kılıç altına Koyacak  başım yok diyorum bu Çirkin siyasetin bir figüranı olmaktan  Berri olduğumu  beyan ediyorum.  
 
Selam ve  dua ile…
 
 
Okuyucu Yorumları
Haberler
DEMOKLESİN KILICI ALTINA YATACAK BAŞLAR