22 Ekim 2018 Pazartesi, 253 kişi okudu
AKIN ERASLAN BALCI
DEĞERSİZLER TOPLAMI
Sokaktan rastgele birini çevirip sorsak: “-Arkadaş, kraliyet ailesi mensubu olsaydınız nasıl bir yaşamınız olurdu”.
 
Az çok herkes verilecek cevapları tahmin ediyordur: zenginlik ve refah başta gelecek, çalışmadan çok kazanmanın maddi avantajlarından yararlanmak isteyenler beklendiği gibi çoğunlukta olacak. Az sayıda idealist değerlerini gerçekleştirmek anlamında istemlerde bulunacak. 
 
Ama istisnasız herkes kendi kültürel yargıları çerçevesinde bir yanıt verecek. 
 
İçine doğduğu kültürün, ait olduğu toplumun, toplumsal kalıtım yoluyla edindiği gelenek ve görenek mirasının, değer yargılarının çizdiği çerçeve içinde olacak bu yanıt.
 
Yani, eylemlerimizi ve söylemlerimizi belirleyen ve bizi meydana getiren en etkili unsur toplum oluyor.
 
Bireysel özelliklerin hiç mi etkisi yok?
 
Var tabii. Ama...
 
Çok başarılı bir işadamısınız, her yaptığınız iş kar getiriyor, 3-5 yıl içinde iyi para kazanıyorsunuz. Düzenli ve planlı bir insansınız. Akıllı yatırımlar yapıyor, piyasanın girdisini çıktısını iyi biliyorsunuz. Dolayısıyla işleriniz de iyi gidiyor. 
Bir ekonomik kriz...
 
Ne aklınız, ne girişimci kişiliğiniz, ne de piyasa – ekonomi bilginiz işe yaramıyor. İflas bayrağını çekip sefalete gark olabiliyorsunuz.
 
Çok şeyler görmüş geçirmiş, savaşlar, kıtlıklar görmüş, göç yollarında heba olmuş bir toplumumuz var. Ama toplumsal hafızamız hiç de görmüş geçirmiş bir milletin toplumsal hafızasına benzemiyor. 
 
Ağzı olanın konuşmasını demokrasi saydığımızdan, din-iman diyerek milli değerlerimizi, tarihimizi ve altından kıymetli toplumsal hafızamızı silip yeniden formatladıklarından zombi bir toplum olmuşuz. Yaşayan ölüler gibiyiz. Tek fark, zararı da görenin yine biz olması.
 
Eğitim kurumlarımızda, özellikle de dini nüansın biraz daha fazla olduğu kurumlarımızda millet olmanın değeri unutturuluyor, pırıl pırıl, gözleri çakmak çakmak gençlerimiz, yararlı olma düşüncesi içinde fedakarlıklar yapmaya hazır değerli beyinlerimiz, kendi milletinin adına ve andına düşman yetiştiriliyor. 
 
Ne adına?
 
Arap kültür emperyalizmi, Amerikan kültür emperyalizmi, Avrupa kültür emperyalizmi.
 
Oysa medeniyetin maddi yönlerini alacak, ama manevi açıdan yerli ve milli olacaktık!
 
Ziya Gökalp’in dediği gibi.
 
Medeniyetin maddi yönlerini alamadığımız gibi, manevi tarafını olduğu gibi aldık.
 
Yani tam tersini yaptık. 
 
Toplumumuz yönü-yönelimi olmayan, ideallerden kopuk bir curcunaya döndürüldü. İthal mallarla sahte zenginlik, fast-food ve AVM kültürüyle mankurt, milli bayramı olmayan garip bir ahali oldu. 
 
Cumhuriyetin kuruluş ideali önce sorgulandı, sonra belirsizleştirildi ve unutturuldu. Gönlümüzce kutlayabildiğimiz milli bayramlarımız bile kalmadı. 
 
Yerine ne koyacaksınız?
 
Emperyalizme yer açtınız...
 
Amerikan 6. filosunu kıble yerine koyup sahilde filoyu Kabe gibi karşılarına alıp namaz kılanların Atatürk’ü sevmelerini bekleyemeyiz zaten. Ama bu milletin oylarıyla devletin 2. adamı düzeyine çıkabilmelerini anlamak zor. Tıpkı Amerikan Coni’leri beğensin diye genelevleri yıkatıp boyatanların toplumda yükselip parlamasını anlayamadığımız gibi.
 
Emperyalizm milli değerleri yıkar, dini Truva atı gibi kullanıp öyle girer, sömüreceği ülkeleri. Çatır çatır vatandaşını hapisten çıkartıp alır.
 
Siz FETÖ’yü alabiliyor musunuz ondan?
 
Ey Amerika’ymış!
 
Hadi canım sen de.
 
 
Okuyucu Yorumları
DEĞERSİZLER TOPLAMI