24 Eylül 2017 Pazar, 254 kişi okudu
Cumhuriyet Öğretmenlerine…
Yıl 1953…
Bir dağ köyü, rakım 1450…
Geldi Muallim Eşref Çakmak, başladı A-B-C… Demek için…
Teslim etti Baba İbram ile Zarif Ana Oğulcanı Muallime…
“Eti senin kemiği benim”;
"Ne lazımsa yap Mullaim Beg” dediler…
*
İşte bu tek ifade bile öğretmenin değerini, kutsallığını ulaşılmaz bir değer olduğunu yansıtıyordu… 
 
Cahil bir anne baba, ama sağduyusuyla çok okumuş diplomalı cahilden daha ileri görüşlü, daha feraset sahibi, daha cumhuriyetçi ve çağdaş…  
 
“Eğer mümkün olsaydı da Tanrı yere inip meslek seçseydi, mutlaka öğretmenliği seçerdi” derdi Eşref öğretmen… 
 
Evladının etini öğretmene, kemiğini kendine bırakan bir ana baba, bir güvenin ötesi teslimiyet ruhu ve algısı…
 
Bu ifade, bu tavır, bu algı öğretmene-öğretmenlik mesleğine verilen değerin, inancın, güvenin ifadesiydi...
*
Onun içindir ki “Tanrı Mesleği” denilirdi öğretmenlik mesleğine; onun için öğretmen Eşref’e teslim edilen et ve kemiğe canlılk ruhu aşılanacağına inanç tamdı…  
 
Hayat iksiri kanın ötesinde manevi iksir olan sevgi, saygı, milli ve manevi bilinç, vefa gibi insani değerleri veriyordu, aşılıyordu Eşref öğretme … 
 
Saygıyı, sevgiyi, edebi ve adabı içeren bir hamurla yoğuruyordu bu et ve kemiği…
 
Onun içine bilgi hazinelerini yerleştirip eğitimli insan yapıyor, yetiştiriyor ve topluma hediye ediyordu öğretmen… 
 
Kendisi bir mum olup eriyordu ama ışık veriyordu çevresine...
 
Tanrı fikri oluşup gelişmeseydi evrende, onun yerini "sevgi" sözcüğü alır mıydı? 
 
Alsaydı dünya daha mı huzurlu olurdu? 
 
Bu soruların yanıtı, bilim ve bilgi peşinde koşanların dağarcığında saklıdır.
*
Nereden geliyordu öğretmen Eşref Çakmak? 
 
Akçadağ Köy Enstitüsünden…
 
Bilgi, bilinç ve kişilikle yetişmişti oradan… 
 
Vatan, bayrak, cumhuriyet, hürriyet diyordu… 
 
Mustafa Kemal Atatürk diyordu, çağdaşlık diyordu, iyi öğretmen, iyi öğrenci, iyi eğitim, başarı diyordu…
 
Köylüyü köyden kalkındırmak, eğitmek gerek diyordu…
 
Çünkü O, Cumhuriyet Öğretmeniydi öğretmen Eşref…
*
Aradan tam 64 yıl geçti; hala Eşref öğretmenlerin yaktığı ateş, 1450m rakımlı Zırkıbaz dağından dünyaya bilgi, bilim, kitap, makale eser ; örnek kişilik olarak yayılıp insanlığa ışık oluyor... 
 
işte Oğulcan ki başarılması imkansızı başardı ve Türk gençlerine "rol model" oldu...
*
Bir gerçeği satırlara sığdıralım; güçlü insan demek; kas gücü olan değil, her şartta hırslarını yenen, aklın yolunu seçen insandır. Bunu sağlayacak öğretmen ve çevredir.
 
Gerçek özlenmelidir. Özlemek çok güzel bir duygudur; özlediğine değiyorsa özlenen...
 
Bu duyguyu hiç unutmadan vermeli öğretmen..
 
Zengin olmak güzeldir de, cimriliği meslek edinmiş birey paylaşımdan memnun değildir.
 
Bu handikapı bireyin beyninden uzaklaştırmak öğretmenin dirayeti ve feraseti ile mümkündür.
 
Başlayan 2017-2018 eğitim ve öğretim yılında “Cumhuriyet Öğretmenlerine” ve öğrencilerine başarılar diliyorum…
 
Velileri de Cumhuriyetin kazanımlarına sahip çıkmaya davet ediyorum…
 
Sevgi yolunuzu aydınlatsın...
 
R. Demir
Okuyucu Yorumları
Haberler
Cumhuriyet Öğretmenlerine…