04 Temmuz 2017 Salı, 5382 kişi okudu
ÇİN MALI KILIÇMALOĞLU
Sevgili Çin halkı; ufak - tefek, şirin sayılacak ölçülerde bir milletsiniz.
 
Sizi böyle görüyor olsam bile bu malı, siz ürettiniz demekten kendimi alamıyorum.
 
Bundan emin olun ki bunu bize yaşattığınız için sevimliliğinizi yitirdiniz gözümde ...
 
Ürettiğiniz malların en adilerini sattığınız yetmezmiş gibi, çakmanın da çakması bu malı nasıl üretebildiniz başımıza musallat ettiniz hayretler içerisindeyim.
 
Yıllardır bildiğimiz tahtadan Pinokyo bile meğer ne kadar kaliteliymiş, meğer ne kadar az yalan söylüyormuş diye bize iç geçirttiniz.
 
Böylesi köklü ve asil Türk milleti, böylesi bir ruhsal cezayı hak etmiyor...
 
Sayın Kılıçmaloğlu; seslensem, sesimi duyar mısın mısralarımda... 
 
Hadi duydun diyelim anlar mısın ?
 
Sana bir şiir yazsam ;
- Bacağı kırık at gibisin,
- Kaçak çıkmış kat gibisin,
- Ucu kırılmış tarak gibisin,
- Yıldızlı pekiyilerin arasındaki zoraki 2'sin,
- Çölde güneşlenen kutup ayısı misalisin,
- Bağırsakta sıkışmış kalmış ....
Ya neyse vazgeçtim.
Sana şiir bile yazılmıyormuş.
Peki ya mektup yazsam;
Fazlasıyla tereddüt içerisindeyim. 
Size sualim olacak. 
Büyük bir yüzdelik pay ile emin olsam da anlamayacağınızdan ne bileyim işte, bir umut diyor ve başlıyorum mektubuma;
- Sanıyorum diliniz ile telaffuz ettiklerinizin idrakinde değilsiniz?
 
Çünkü böylesine şaibeli bir mantaliteyi işitmek ve görmek, kat-i sûretle bizleri bedbaht, gönüllerimizi tarumar ediyor.
Bilhassa bunları sizin gibi; Entelektüel birikimi ile yad ettiğimiz bir zat-ı muhteremin dillendirmesi bir nebze daha burukluk kattı şu yüreklerimize...
 
Ah! (Ki ne ah...)
 
Nasıl bir gaftır sözleriniz, nasıl bir cehalettir hareketleriniz. 
 
Pardon unutuverdim Çin malı mıydınız ?
 
Yoksa mümkün müdür ki bu denli nitelikli ve yaratılmışların en özeli olan insan; bu boyutta hatalı malûmatlar verebilsin. Eror sinyalleri yayabilsin.
 
Zahir siz de göremiyorsunuz bayım, içine düştüğünüz bu gaflet dehlizini...
 
Tabi ki göremiyorsunuz.
 
Görebilseydiniz eğer ücretli şaklaban gibi dolanıp durmazdınız yollarda, yolaklarda.
 
Velhasıl gönlünüzü ferah tutunuz, vakıf olunuz ki sizin gibi malların bizi yanılgıya düşürmesine alışkınız. 
 
Kabul ediyorum sizin gibisine alışmak çok güç. 
 
Lâkin Elhamdulillah! 
 
Aziz milletim neleri atlattı; sizin yaşattığınız bu beyin harbini de atlatacaktır.
 
Tavsiyemdir ki bir de kulağınıza bir küpe takınız ve eliniz her kulağınıza gittiğinde hatırlayınız…
 
Hatalarınız bizleri daha da hidayete erdiriyor. 
 
Bilahare Milletimizi fazlaca berhudar ediyor.
 
Buna mutlak itibar ediniz ve can-ı gönülden inanınız...
 
Mektubum oldu gibi.
 
Ama buna da kelime dağarcığı yeterli gelmeyecek diye düşünüyorum...
 
Mücadelemi yitirmeyip seslenmeyi deneyeyim bir de;
- Heyecanımızı hafife alma,
- İyi niyetimizi suistimal etme,
- Sinir uçlarımızı törpüleme,
- Saçmalıklarını her daim çekeceğimizi düşünme. 
- Sonradan salya sümük ağlamamak için kendine gel.
- Attığın binlerce adımın hoş görülmesi için, bir adım daha atmadan önce iyi düşün.
- Dolanma artık şu güzelim memleketimin diyarlarında. Yapma artık!
Utandırıp durma bu şerefli milleti Alem-i Dünyaya...
- Sen en iyisi daha fazla ruhsal çöküntü yaşatmadan ücrada bir köşede birbirine dolanmış devrelerini yak. Sen de kurtul biz de.
 
Yok, ben vazgeçtim anlayacak gibi değilsin...
Beni de; şu kendi halinde, kalemine aşık, duygusallıkla (yeni duyduğum amiyane tabir ile söyleyeyim çiçek, böcekle) beslenen, birini çileden çıkarmaya yettin ya...
Dön memleketine n’olur, bağına, bahçene.
Dön ki seni köyünün yağmurlarında yıkasınlar...
Ardından hemşehrim Ömer Danış’a türkü yaktırsınlar.
 
Melike Yumakgil
 
Okuyucu Yorumları
Haberler
Karakese.com | Çukurova Bölgesinin En Güncel Bilgi Sitesi
ÇİN MALI KILIÇMALOĞLU