27 Kasım 2018 Salı, 134 kişi okudu
MİR MURAT DEMİR
BUDALA !
Ne yaptık ?
ne yapıyoruz?
ne yapacağız?
bir çoğumuz da muamma, cevapsız sorular.
 
Birileri bizlere budala diye hitap etse bozuluruz, kendimize sıkca söylüyoruz gibi. Sürekli bir arayış, sorgulama içinde olmamız akıllı insan olmanın gereği.
 
Ne yaşananlardan, ne de yaşadıklarımızdan yeterli çıktıyı alamıyoruz. Araştırma, gözlemlerimiz olsa dahi doğru sentez çıkarmakta zorlanıyoruz. Mevlana asırlar önce yazmaya çalıştıklarımı birkaç cümle de anlatmış. ’’ Anlaşılmak gibi bir derdimiz vardı...
 
Ne zaman ki kendimizi anlatamadığımızı fark ettik,
İşte o vakit susuşlar dostumuz oldu...’’
 
Kötü, bu seçim gerçekten kötü, mücadele ve sorgulama yetimizi, imkanlarımızı kaybediyoruz. Somut ve soyut kayıplarımızdan geriye ne kaldı ise alıyoruz yanımıza, çekiliyoruz kenara, inzivaya. Oysa yağmurdan kaçmak yağmuru durdurmaz. Anadolu da dillendirilen bir küçük hikaye vardır. Şiddetle yağan yağmurdan koşar adım kaçmaya çalışan birine diğeri seslenir;
 
Ne yapıyorsun, ne bu telaş, Allahın rahmetinden kaçılır mı?
 
Allahın rahmetinden elbet kaçılmaz, ben üzerine basmamak için koşuyorum..
 
Neresinden baksanız yaşadıklarımız da bir haklılık bulma şansımız var. Mesele haklı olmak mı? yaşadıklarımız da iyi ve doğruya dair yürüme, mücadele, sorgulama hali mi? Sabır göstermek, tüm mevzuların içinde depresyona girmeden, dengeyi bozmadan, budala’da olmadan kalma hali. Felsefe bilimi kendi tanımını ve işlevini bir cümle ile şöyle açıklar ’’gerçeğin peşinde bir ömür koşma hali, bayrağı sonrakine teslimdir’’ Gerçeklere vakıf olmamız bir insana biçilen ömür kadar değildir. İnsan yaşamının dünyada ki varlığının ellibin yıl olduğunu yazan kaynaklar var. Ellibin yıl da yetmediğine göre kaç bin devam edecek muammadır. Bilim çalışmaları projelendirilirken plan yapılsa dahi, bazı çalışmaların çalışma süresinde takvim yoktur, insan yaşamıyla birlikte devam eder.
 
Yaşamlarımızda başarıya ulaşmak için hedefe inanmak ve kilitlenmek doğru bir yöntemdir. Yöntemin doğru olduğunu kabül etsemde o süreçte geçirdiğimiz sürenin de insani yaşamdan, günlük aktivitelerden uzak kalmaması gereğini de kabül ederim. Denge her oluşum, her projenin temel kıstasıdır. Denge kaybı, bir tarafa kayma hali, proje ve süreç durumuna göre kendi yaşantımızı da, çevremizde ki insanları da olumsuz etkileyecektir. Çevremizdeki insan açıklamasını daha da genişletmem gerek, çevremizde olmayıp, etkileşim içinde olabilecek binlerce insan olabileceği teorisini de bilme sorumluluğumuz vardır. Kendi vücudumuzda ne hareketler oluyor, her saniye ne işlemler gerçekleşiyor, kenarından, köşesinden öğrenelim. Zerre diyebileceğimiz vucudumuzdaki bu dengeli büyük, çok hareketler toplamını evren için, kainat için kafamızda oluşturmaya çalışalım. Ben en fazla on dakika falan dayanabildim, çok ta zorlamayın, tavsiyemdir. Bazen budala demek kendime, kısa süreli de olsa rahatlık sağlıyor, deneyin.
Okuyucu Yorumları
Haberler