15841 kişi okudu
Metni Küçült Metni Büyüt Reset
“Bize Bakan Lazım Değilse Size de Vekil Lazım Değil”
Bize Bakan Lazım Değilse Size de Vekil Lazım Değil
Milliyetçi Hareket Partisi Sürsürü’de seçim iletişim merkezini açılışını yaptı. Şehit Nurettin TEMİZ’in adının verildiği seçim iletişim merkezinin açılış programına şehidin kardeşleri de katıldı. Yoğun bir katılımın olduğu ve baştan sona çoşku içinde geçen programa MHP İl Başkanı Abdulvahap ERDEM, Merkez İlçe Başkanı Mevlüt OR, milletvekili adayları Yavuz TEMİZER, Abdurrahman KIZGIN ve aday adayı Bilal ÇOBAN katıldı.
 
Programda bir konuşma yapan Yavuz TEMİZER, 7,8 katrilyonluk yatırım iddialarını Ak Parti’nin kendi internet sitesindeki belgelerin çürüttüğünü söyledi. Sitede yer alan Mart 2014 tarihli Elazığ videosunda 4,8 katrilyon yatırım iddiasının olduğunu, bir yıl geçince adayların 7,8 katrilyon demeye başladıklarını belirten Yavuz TEMİZER, bütün bu rakamların uydurma olduğunu da söyledi. İktidar adaylarının kimyasının bozulduğunu, bu yüzden de yeni bir yalan dahi üretemediklerine değinen Yavuz TEMİZER, sürpriz dosya yalanının bir hafta içinde söndüğünü ve asıl sürprizi mitinge ilgi göstermeyen Elazığ’ın yaptığını söyledi. Miting meydanında Elazığ’a bakanlık isteyen hemşerilerimizle dalga geçildiğini söyleyerek “Elazığ’a bakan lazım değilse, size de vekil lazım değil” dedi.
 
“Onlar Yalan Söyler, Milliyetçi Hareket Yakalar”
 
Yatırım rakamı ile ilgili iddialara sık sık değinen TEMİZER, şöyle konuştu: “Bakın bunların resmi web sayfalarında bir video var Elazığ’la ilgili.  Mart 2014 tarihli bir video. Diyor ki o videoda “Elazığ’da 12 yılda 4,8 milyar yani 4,8 katrilyon yatırım yaptık.” Dikkat edin değerli hemşerilerim. Elazığ’da seçimin kaderini kökünden değiştirecek bir bilgi bu. Mart 2014teki videolarında, yani bir yıl önce, diyorlar ki 4,8 katrilyon yatırım yaptık. Video duruyor hala sitede. Yazdık bir kenara, 4,8 katrilyon. Sonra,  9 ay sonra başbakan geldi dedi ki 7 katrilyon. Sonra bir  4 ay daha geçti üzerinden, bu adaylar başladılar 7,8 katrilyon demeye. Parti sitelerindeki yeni broşürde daha büyük bir rakam var ama bu çapsızların haberi yok. Özetleyelim: 2014’ün martında 4,8 katrilyon diyorlardı, bir yıl geçti 7,8 katrilyon diyorlar. Bu yalanların hepsinin belgeleri var. Hepsi de kendi resmi sitelerinden. Neymiş demek ki: Onlar yalan söyler, Milliyetçi Hareket yakalar…”
Yavuz TEMİZER’İN Sürsürü konuşmasının tam metni şöyle: 
Alemlerin Rabbine hamd, kulu ve elçisine salat u selam olsun.
Selamun aleyküm Sürsürü.
 
Değerli hemşerilerim, değerli mallelilerim, kıymetli hanımefendiler, Sürsürü’lü genç arkadaşlarım, sevgili çocuklar;
Seçim İletişim Merkezimizin açılışına hoş geldiniz. Şehit Ülkücü Nurettin TEMİZ Ağabeyimizin adını verdiğimiz bu merkezimizin mahallemize hayırlar getirmesini, hayırlı hizmetlerimiz için bir başlangıç olmasını diliyorum. Bu vesile ile, hilal uğruna can vermiş, canını verip cenneti almış bütün şehitlerimize Allah’tan rahmet diliyorum. Rabbim bizi ve onları hamd sancağının altında toplananlardan eylesin. Şehidimizin  kardeşi Ahmet Abimiz ve o şehadet şerbetini içtiğinde Yusufiyede olan Muzaffer Abimiz aramızdalar. Yine şehidimizin ablaları Raife ve Halise annelerimiz de buradalar.  Şehidimizin ablası Raife Annemiz  hasta yatağından kalkıp geldi. Bize güç verdi, şeref verdi. Hoş geldin ana. Ellerinden öperim ana. Rabbim şifa versin. Rabbim sana uzun ve hayırlı bir ömür versin. Rabbim sana, Nurettin TEMİZ abimizin davasının muzaffer olduğu günleri göstersin ana. O dava ki, hilalle haçın kavgasıdır. O dava ki hakla batılın kavgasıdır. Bizim davamız ne kişi davasıdır, ne de parti davasıdır. Bizim davamız Nizam-ı Alem davasıdır. Bizim davamız İla-yı Kelimetullah davasıdır. Böyle bilinmeli, dünya bilmeli…
 
Değerli Kardeşlerim,
Bir seçim sürecindeyiz biliyorsunuz. Bir aydan fazla zaman geçti. Çoğu gitti, azı kaldı. Takip ediyorsunuz. Yorulmadan dinlenmeden çalışıyoruz. “Ana yok, baba yok, evlat yok” demiştik başlarken. Başladığımız gibi de devam ediyoruz. Elazığ’daki 13 yıllık yalan saltanatını da sallıyoruz gördüğünüz gibi. Patır patır dökülüyorlar. Bir sıkımlık canları kaldı. Bizim söylememize gerek yok. Lafa söze gerek yok. İşte meydan.. İşte Sürsürü.. Sürsürü kalkmış ayağa. Sürsürü harekete geçmiş. Sürsürü bizimle yürüyor. Sadece Sürsürü mü? Baskil’deydik iki gün önce. Aynı coşku, aynı kararlılık. Palu’ya gittik, harekete geçmiş. . Doğukent’i izlediniz, harekete geçmiş. Kırklar’dan Hilalkent’e, Zafran’dan Hicret’e her mahallemiz bizimle yürüyor. Kömürhan’dan Golan’a, Pertek’ten Guleman’a Elazığ’ın her köşesi bizimle yürüyor. Elazığ kararını vermiş. Elazığ bizimle yürüyor. Elazığ harekete geçiyor, harekete. 
 
Bunu herkes biliyor, herkes görüyor. O beceriksizler de görüyor tabi. Uykuları kaçıyor, kimyaları bozuluyor. Ne diyeceklerini şaşırıyorlar. Öyle bir şaşırmışlar ki, artık yeni yalan bile üretemiyorlar. Hala eski yalanlara sarılıyorlar. Bunları izlemediğiniz, bunlarla ilgilenmediğiniz için bilmiyorsunuzdur. Ama bunları dinlememekle kaybettiğiniz bir şey yok. Bunlar hala 2011’deki yalanlarla, 2007’deki yalanlarla yol gitmeye çalışıyorlar: Hastane - Stad – Uluova – Kuzova.   Hastane - Stad – Uluova – Kuzova.     At terli hemşerim, yemiyor artık. Yalanlara karnımız tok. 
 
Ama bunlarda öyle bir cahil cesareti var ki, bir hafta içinde ortaya çıkacak bir yalanı denediler. Ne diyorlardı mitinge bir hafta kala? Sıra sıra demeç verip ne uyduruyorlardı? Sürpriz bir dosya hazırladık, başbakan açıklayacak.  Aldı bizi bir telaş. Olmaya ki, dedik, bunlar boylarından büyük bir iş yapsınlar. Bunlar beceremez de; belki dedik, iş bilen birini bulmuşlardır. Ne oldu sonra? Sayın başbakan geldi, Elazığ’la dalgasını geçti, gitti. Sayıyor sorunları başbakan, peşine de ekliyor: Çözeceğiz. Ne zaman? En kısa zamanda. Tarih belli mi? Hayır. E şimdi gel de söyleme: Bekle bite çağalaa, haste yiye sağala.. Meydandan bağırıyor hemşerilerimiz, “bakanlık istiyoruz” diyorlar. Sayın başbakanın hiç oralı olduğu yok. “Ne yapacaksınız bakanı” diyor, “ben Ahmet el Aziziyim, sizin başbakanınızım” diyor. Bunların sürpriz dosyası bu işte. Bunların ciddiyeti bu kadar. Kardeşim, madem beceremeyecektiniz dosya hazırlamayı, madem yüzünüze gözünüze bulaştıracaktınız; arasaydınız bizi, verirdik size dosyayı. “Alın” derdik, “Elazığ’ın meseleleri şunlar. Çözümü için de şunların şunların yapılması gerekiyor.” Sunardınız başbakana, hayrımıza bir de aferin alırdınız. Ama eğer niyetiniz bu şehirle dalga geçmekse, valla Elazığ mitinge katılmayarak zaten geçti dalgasını.  Şimdi değerli kardeşlerim; “ne yapacaksınız bakanı, zaten başbakanınız var” diyorlar ya bunlar; Elazığ da bunlara 7 haziranda diyecek ki : Ne yapacaksınız vekili? Zaten Yavuzumuz var, Abdurrahman’ımız var, Mesut’umuz var, Mehmet’imiz var! Bize bakan lazım değilse, size de vekil lazım değil!
 
Ne diyordu rahmetli Erbakan Hoca(mız): Hadi ordan! Hadi ordan..!
Elazığ şafak sayıyor ya kardeşlerim, bunlar da yavaş yavaş yola gelecek gibi. Bunların bir adayı da başlamış şafak saymaya. Tebrik ediyorum kendisini. Ama belki fark etmemiştir diye buradan hatırlatıyorum kendisine: Değerli kardeşim; Elazığ sizden kurtulmak için şafak sayıyor, siz de mi bıktınız kendinizden, siz de birbirinizden kurtulmak için mi şafak sayıyorsunuz?
Değerli Kardeşlerim,
 
Dedim ya, bunların kimyası bozuldu. Başbakanla kandıramadıkları Elazığ’ı bakanlarla, eski bakanlarla kandırabileceklerini zannediyorlar. Bakanlar sıraya dizilmiş geliyorlar. Bakın biz daha mazbataları almadan bakanları getirmeye başladık. Teek tek gelecek hepsi.. Hepsi gelecek, bunlar hepsinin eline aynı kağıtları tutuşturacak, hepsi aynı yalanları söyleyecek ve çekip gidecekler. Geçmiş zamanın birinde, değerli hemşerilerim; vasıfsız, sünepe bir adam varmış. Hayatında  övüneceği tek bir olay olmuş: Padişahın atlarından biri bir defa ona bakmış.  Döne döne anlatırmış: Padişahın atı, bana baktı. Padişahın atı, bana baktı. Bunların ki de o hesap. Çıkarıyorlar bakanları televizyona, yanına da bunlardan birini oturtuyorlar. Bakanın yakasına yapışacaklarına, başlıyorlar ağzının içine bakmaya. Sonra da çıkıp bununla övünüyorlar. Bakan bana baktı. Bakan bana baktı.. Ama 7 hazirandan sonra iş değişecek. Bizim iktidarımızda, kim olursa artık bakan, gelecek; yatırımın temelini atacak, öyle gidecek. Bunlar beceremez. Bunlara kalırsak yandık. Bunlara kalırsak gitti dört yıl daha. Bunların kendi partilerinden bile haberleri yok, Elazığ’dan nasıl haberleri olsun. Bir aydır düşmüşler ortaya, “Elazığ’a 7,8 katrilyon yatırım yapıldı” diyorlar. Değil mi? Peki bunların kendi resmi sitelerinde yazan rakam bu mu? Hayır. Başka bir rakam söylüyor kendi partileri, ama bunların haberleri yok haberleri.
 
Orada yazan rakamı bilerek söylemiyorum. Çıksınlar kendileri açıklasınlar. Bu nasıl bir ciddiyetsizliktir, bu nasıl bir beceriksizliktir. Kim tutuşturuyor o kağıtları elinize? Yav siz bu kafayla mı vekillik yapmayı düşünüyorsunuz? Sizin daha kendinizden haberiniz yok? Siz kiiim vekillik kim? Çıkın söyleyin orada yazan rakamı. Basın mensubu kardeşlerim buradalar. Sorsunlar bu çapsızlara her programda. Bakalım ne cevap verecekler. Bunların söylediği rakam da, orada yazan rakam da yalan. Bakın değerli hemşerilerim, 14 aralık 2014’te, yani bundan beş ay önce bunların il kongresi vardı. Sayın başbakan geldi konuştu, “Elazığ’a 7 katrilyon yatırım yaptık” dedi. Üzerinden 4 ay geçti, bunlar çıkardılar 7,8 katrilyona. Partinin sitesindeki rakam da ayrı. Kesin olan bir tek şey var: Bu rakamların hepsi yalan. Bunlar  yalanlarını kendileri ele veriyor. Neymiş demek ki: Onlar yalan söyler, Milliyetçi Hareket yakalar…
 
Bu kısmı  özellikle basın mensuplarının dikkatine sunuyorum. Bakın bunların resmi web sayfalarında bir video var Elazığ’la ilgili.  Mart 2014 tarihli bir video. Diyor ki o videoda “Elazığ’da 12 yılda 4,8 milyar yani 4,8 katrilyon yatırım yaptık.” Dikkat edin değerli hemşerilerim. Elazığ’da seçimin kaderini kökünden değiştirecek bir bilgi bu. Mart 2014teki videolarında, yani bir yıl önce, diyorlar ki 4,8 katrilyon yatırım yaptık. Video duruyor hala sitede. Yazdık bir kenara, 4,8 katrilyon. Sonra,  9 ay sonra başbakan geldi dedi ki 7 katrilyon. Sonra bir  4 ay daha geçti üzerinden, bu adaylar başladılar 7,8 katrilyon demeye. Parti sitelerindeki yeni broşürde daha büyük bir rakam var ama bu çapsızların haberi yok. Özetleyelim: 2014’ün martında 4,8 katrilyon diyorlardı, bir yıl geçti 7,8 katrilyon diyorlar. Bu yalanların hepsinin belgeleri var. Hepsi de kendi resmi sitelerinden. Neymiş demek ki: Onlar yalan söyler, Milliyetçi Hareket yakalar…
 
Bu akşam televizyon programımızda bunların hepsini açıklayacağız. Bütün basın mensuplarına da vereceğiz bu belgeleri. Çıkın ve bir yıldaki bu 3 katrilyonluk artışı açıklayın Elazığ’a? Açıklayın da masa başında yatırım rakamı uydurmak neymiş öğrensin Elazığ? Ya bunu açıklayacaksınız, ya da bütün Elazığ yüzünüze haykıracak: Yalancısınız! Yalancısınız! Yalancısınız! Yalancılar Allah’ın düşmanıdır. Yalancılar milletin düşmanıdır. Yalancılar Elazığ’ın düşmanıdır.  Tekrar soruyorum bu  yalancılara: Bir sene önce 4,8 katrilyon dediğiniz yatırım şimdi nasıl 7,8 katrilyona çıktı? Son bir yılda Elazığ’a 3 katrilyonluk yatırım mı yapıldı? Neymiş demek ki: Onlar yalan söyler, Milliyetçi Hareket yakalar…
 
Siz hiç mi Allah’tan korkmuyorsunuz? Siz hiç mi kuldan utanmıyorsunuz? Siz çoluk çocuğunuzun yüzüne nasıl bakıyorsunuz?  Üç kuruşluk bir koltuk için bu kadar alçalmaya değer mi? Siz çocuk mu kandırıyorsunuz? Siz bu şehri ne sanıyorsunuz? Siz bizi de kendiniz gibi dünyadan habersiz, Elazığ’dan habersiz, kendi partisinden habersiz mi sanıyorsunuz? 
Değerli hemşerilerim,
Konuşmayı daha fazla uzatmanın anlamı yok. Artık seçim bitmiştir. Böyle bir onursuzluğu, yalanın bu kadaaar büyüğünü kendileri bile affetmeyecektir. Yüzsüzlük yapıp kendilerini affetseler bile, Elazığ onları affetmeyecektir. Bunlar artık ikinci sarıdan filan değil direk kırmızı kartla oyun dışı kalmıştır. 7 haziran seçimleri, partiler arası bir yarış değildir artık. Seçimin sonucu bellidir. O seçimde Elazığ’da sadece ahlak oylanacaktır, ahlak. Biz artık geleceği konuşacağız. Memleketimize nasıl sahip çıkacağımızı konuşacağız. Çook güzel günler bekliyor Elazığ’ımızı. Bu temiz takım, bu pırıl pırıl liste ölesiye çalışacak ve hizmet edecek Elazığ’a. Sizlerden bir tek istirhamım var: Akşam açıklayacağımız ve yarın da basına sunacağımız, sosyal medyada paylaşacağımız belgelerden bütün hemşerilerimizi haberdar edelim. Öyle yayalım ki bunlar bile bütün yüzsüzlüklerine rağmen sokağa çıkamasınlar artık. Her ortamda anlatalım, paylaşalım. Hakikati örtmeye çalışan bu yalan perdesini yırtıp atalım. Bu adaylar ola ki size gelirse sorun bunu. “Bir yıl önce 4,8 katrilyon diyordunuz, bir yılda nasıl 7,8 katrilyona çıktı?” deyin. Bir evladınız, bir kardeşiniz, bir arkadaşınız olarak bunu özellikle istirham ediyorum. 
Neymiş demek ki: Onlar yalan söyler, Milliyetçi Hareket yakalar…
Şafak kaç bugün?
Kaç?
Evet, Şafak 27. 
Değerli hemşerilerim, bir de parolamız var biliyorsunuz. Şafak saymayı onlara da öğrettik, parolayı da öğretelim. Mübarek üç aylardayız. Hilal de ay demek biliyorsunuz. Üç hilal yani üç ay. Ne diyoruz öyleyse: Mübarek üç aylarda, oylar mübarek üç aylara…
Surda bir gedik açtık, mukaddes mi mukaddes
Ey kahpe rüzgar artık ne yandan esersen es.
Allah yar ve yardımcımız olsun.
Sağ olun, var olun..
Allah’a emanet olun.
 
 
 
11 Mayıs 2015 Pazartesi, 14:17
15841 kişi okudu
Okuyucu Yorumları
Haberler
Bize Bakan Lazım Değilse Size de Vekil Lazım Değil