01 Eylül 2016 Perşembe, 3579 kişi okudu
BİRAZ EDEBİYAT HERKESE ve DEMOKRASİYE İYİ GELİR
Son aylarda ülkemizde yaşanan olaylar çoğumuzu olduğu gibi beni de çok derinden üzdü. Türkiye Cumhuriyet’in kuruluşunun üstünden neredeyse bir asır geçmiş olmasına rağmen hala demokrasiyi içselleştirememiş ve darbelerle anılan bir ülke olmanın nedenleri üzerinde daha dikkatli bir şekilde hepimizin kafa yorması gereken bir konu olduğu bir kez daha çıktı ortaya.
 
Bu konuda suçu birbirimiz üzerine atmadan, geçmiş tecrübelerimiz ışığında, rasyonel bir şekilde toplumun tüm taraflarının düşünmesi ve tartışması oldukça önemli. Hiç bir doğmayı değişmez kabul etmeden, kör kütük biat etmeden önce beraberce düşünmek ve tartışabilmek. Bağırmadan, çağırmadan, kavga etmeden, kan dökmeden daha güzel daha Demokratik bir Türkiye için, çocuklarımız için düşünmek ve tartışmak.
 
15 Temmuz 2016 gecesi olan bitenden sonra bir süre elim gitmedi yazmaya. Oturamadım masaya, okuyamadım hatta. Eminim pek çoğumuz benzer travmalar yaşadık bu dönemde. Geçenlerde tüm bu olanı biteni düşünürken, aklıma Gabriel Garcia Marquez’in o ünlü Kırmızı Pazartesi isimli eseri geldi. Malum darbe teşebbüsü ile bu roman arasında ne çok parallellik olduğu bir anda dank etti kafama. Yazar bu eserinde işleneceğini herkesin tahmin ettiği bir namus cinayetini anlatır. Santiago Nasar, Pablo ve Pedro Vicario kardeşler tarafından göz göre göre öldürülür. Herkes cinayetten haberdardır fakat herkesin Santiago’ya bundan bahsetmemek için kendince bir sebebi vardır. Hiçbiri kaçınılmazı değiştirmek için uğraşmaz, kılını kıpırdatmaz. 15 Temmuz gecesinden önceki dönemde Türkiye’de olanlara ve sonuçlarına bakıldığında bu roman ile ne kadar da benzer dediğinizi duyar gibiyim. 
 
İşte bu yüzden  diyorum ki ‘’ biraz EDEBİYAT herkese ve DEMOKRASİYE iyi gelir’’. 
Ve yaz diyor bir yanım bıkıp usanmadan sırf bu yüzden. 
 
Çünkü;
 
Yazmazsam, yakacak bu ateş içimi. Bütün damarlarımı yüreğimi kavuracak. Hiçbir şey bırakmayacak bana arta kalanlardan. Alıp götürecek ne varsa yaşanmış, yaşanmamış, yarım, eksik, yamalı demeden. Bahar bir daha gelemeyecek yoksa, o uzak kıtada ki iskelede kalakalacağım bir başıma  o çiçek kokulu saçlarını bir daha koklayamadan. Ay çıkmayacak, gün doğmayacak belki de  aziz dostumla oturduğumuz o meyhaneden kalktıktan sonra bir daha. Ve hiç bir tren kavuşturamayacak vuslata hasret içinde içimde bekleyen beni.
 
Durduramazsam şu kafamdaki makinaları, kalkamayacağım bu defa yine düştüğüm o yerden. Haziran ve kuşlar bir daha gelmeyecek gittikleri yerlerden ve terkedecekler bu kenti, sen ve tüm dostlarım da beni. Işık görmeyen o odada kalakalacağım bir başıma. 
 
Yazmazsam eğer, yüzünü, o soğuk kış günü Çemenzar’da bana nasıl baktığını ve yüreğimi şehre yağan kara rağmen nasıl ısıttığını hatırlayamacağım. Korkularım şehrin tüm köşelerini tutmuş olacak ve ayak izlerimizi kaybedeceğim Çemenzar sokaklarında.
 
Yazmazsam, o eski günlerde ayın ondördünde aya bak demiştim ya hani, baktın mı, yoksa unuttun mu diye kendimi yediğim günleri unutacağım. Boşaltamazsam kafamdakileri ve yüreğimi ve içimi  sokağın başına kadar bir daha yürüyemeceğim, o son otobüse yetişemeyeceğim, çıkamayacağım bu girdaptan ve bu kaos dolu kentten. 
 
Yazmazsam, Runiğin (*) eteklerindeki evlerde anlatılan o kadim masalları kaybedeceğim. O masallardaki beyaz atların yelelerinden savrulan rüzgarın sesini, Dicle ve Fırat’ın kıyılarından ve Hilar’dan (**) gelen ve bana atalarımdan selam gibi gelen ıslık seslerini duyamacağım bir daha. Ve sevdiğini kaybedince bir dağın eteğinde bir ömür tüketen Amede Ceri’nin içtiği sigarının dumanında yolumu kaybedeceğim.
 
Ve yazmazsam, ne kalır yarına ve yüzyıl sonra doğacak torunlarıma.
 
(*) Runik Dağı; Elazığ’ın Maden ilçesi Gerre (Yenibahçe) köyünde, Güneydoğu Toros Dağları üzerinde 1600m rakımda bulunan bir dağ.
 
(**)Hilar Höyüğü; Çayönü  höyüğü, Eazığ’Maden İlçesinin 15km kuzeyinde bulunan M.Ö 7000 yılına ait ilk yerleşim kalıntılarının bulunduğu antik yerleşim birimi.
 
eyup_ozbay@yahoo.com
 
Okuyucu Yorumları
Haberler
Karakese.com | Çukurova Bölgesinin En Güncel Bilgi Sitesi
BİRAZ EDEBİYAT HERKESE ve DEMOKRASİYE İYİ GELİR