25 Eylül 2017 Pazartesi, 3197 kişi okudu
M.NAFİZ KOCA
BİR STK’NIN HAİNLİĞİ!

Bir önceki yazımda Elazığ Belediyesindeki değişimleri kaleme almıştım.

Yazıyı okuyan takipçilerimden iki değerli dost, yazının altına yazdıkları yorumda; “hep belediyeyi yazıyorsunuz biraz da şu STK’ları ve Milletvekillerini yazın” diyerek sitemlerini dile getirmişlerdi.

Haklıydılar…

Milletvekilleri neyse de STK’ların neyini yazacağımı düşünüp durdum.

Çünkü bana göre Elazığ’daki STK’lar (buna basın cemiyeti olarak biz de dahil) kerameti kendinden menkul, varlıkları tabelalarından öteye gitmeyen sözde sivil kuruluşlardır.

Böyle bir yapı hakkında yine de ne yazabilirim diye düşünürken imdadıma yine Elazığ Belediye Başkanı ve şu hain STK’yı yaz dedi adeta.

Zira kendileri Çimento Fabrikasıyla ilgili yaptığı açıklama da STK’larla ilgili öyle bir cümle kullandı ki; eşeleyip de su STK’yı yazmamak mümkün değil.

Bizim kerameti kendinden menkul bildiğimiz STK’larımızın içerisinde meğerse İtalyan’larla bile pazarlık yapabilecek güçte STK’larımız varmış.

Başkan Yanılmaz’ın anlattıklarına göre bir STK çimento fabrikasının taşınmaması, yerinde kalması için İtalyanlarla pazarlık yapmış.

Bu STK hangisidir, başkanı ve yöneticileri kimlerdir bilmiyoruz.

Yanılmaz ortaya attığı bu tezini ispatlamak ve şehrin zehir solumaya devam etmesini isteyen bu hain STK ve yöneticilerini ifşa etmek zorundadır.

Tabi, gerçekten ortaya attığı ihanet doğru ise…

Aksi takdirde müfteri damgası yiyebilir.

Çimento Fabrikasının cemaziyel evvelini bu şehirde yaşayan herkes bilir.

Ben beni bildim bileli bu Fabrikanın zehir saçtığını iddia ederler (ki öyledir), yerinin değiştirilmesi için de bu müddeiler her seçim döneminde taahhütte bulunarak seçmenden oy isterler.

Bu taahhütte en son bulunanlardan sadece biri de Mücahit Yanılmaz’dı.

“Seçilirsem bu fabrikayı buradan kaldıracağım, onun için bu fabrikanın etki alanında olanlar sakın evlerini satmasınlar çünkü fabrika kaldırılırsa buralar değer kazanacak” mealinde cümleler kurduğunu hepimiz heyecanla dinlemiştik.

Sonra seçilmiş, riyaset makamına oturduktan sonra önüne konulan Çimento dosyasını çözmek için dönemin Valisiyle (şimdiki merkez Vali; Ömer Faruk KOÇAK) birlikte çalışmalar başlatmıştı.

Her çalışma bir açıklamayı zorunlu kılmış, her açıklama da çimento fabrikasının çok yakın zamanda kaldırılacağını serdetmişti.

Hele 28 Ekim 2014 tarihinde yapmış olduğu açıklama tam evlere şenlikti;

“Bu konuda biz kendilerine yer tahsisi yaptık ve yer uygun görüldü. Kasım ayı içerisinde İtalya’dan ilgili şirketin sahibi protokol imzalamak için Elazığ’a gelecek. Öyle tahmin ediyorum ki 2.5, 3 yıl içerisinde çimento fabrikası bulunduğu yerden taşınacak. Buralar o zaman çok daha değerli olacak, bu alanda bizlerde çalışmalar yapacağız.”

Gelinen nokta ortada, bu kadar çalışma yapılmış, bir sürü yol kaydedilmiş ama ne yazık ki bir hain STK İtalyanlarla pazarlığa girmiş ve İtalyanlar da ne Elazığ halkını, ne Elazığ Valisini, ne de Elazığ Belediye Başkanını muhatap kabul etmemiş, tesislerini bulunduğu yerden taşımaktan vazgeçmiş.

Bu şehirde böylesine güçlü, sözü dinlenen, tuttuğunu koparan tabiri caizse İtalyanları bile dize getirip Belediye Başkanının tüm taahhütlerini hiçe çıkartan STK’lar varmış da bizim haberimiz yokmuş meğer.

Neyse işin magazin tarafını bir tarafa bırakalım.

Çimento Fabrikasının taşınma olayını da bir tarafa bırakalım, Mücahit Yanılmaz böyle bir iddiayı nasıl ve neden ortaya attı onun cevabını arayalım.

Sizce gerçekten Yanılmaz’ın dedikleri doğru olabilir mi?

Doğruysa bu şehirde böylesine güçlü bir STK var da bizim niye haberimiz yok?

Olduğunu var sayarsak bu hain STK sizce hangisi, yöneticileri kimler?

Bu şehirde çapı büyük STK sayısı parmak sayısını geçmez, olanların da bir kısmı zaten yarı kamu teşekkülü olan STK’lar; ETSO, Ticaret Borsası, Esnaf ve Sanatkarlar Odası, Organize Sanayi Bölgesi gibi.

Bunların haricinde SİAD’lar var; MÜSİAD, ELGİAD gibi…

Bir de sendikalar; MEMURSEN ve bağlı teşekküller, KAMUSEN ve bağlı teşekküller ile yine sarı sendikacılık yolunda ilerleyen işçi sendikaları.

Bunların hepsinin de yöneticilerini hepimiz tanıyoruz, hepsi de farklı yönleriyle eleştirilebilir ama şehre ihanet konusunda şehrin zehirlenmesini isteyerek hain olduklarını asla ve asla kimse iddia edemez.

Bunların haricinde geriye iki ayrı STK kalıyor: TÜRKONFED ve ELİKAD.

Aklıma getirmek istemiyorum ama ‘ACABA’ demeden de edemiyorum.

Hani son günlerde Mücahit yanılmaz’ı üzen, istemediği haberlerin yayınlandığı haberler var biliyorsunuz.

Bu haberlerin yayınlandığı yayın kuruluşu ile TÜRKONFED ve ELİKAD isimli STK’ların tepesindeki isim aynı.

Ayrıca bu ismin de Çimento Fabrikası var…

Yani demem o ki Yanılmaz bu isme kapalı bir şekilde aba altından sopa göstererek; “tutmazsa bile izi kalır ha” mesajı mı vermek istedi.

Şimdi; “hayır bu iki STK’da olamaz, Yanılmaz kastettiyse iki Stratejik Araştırma Merkezini kastetmiş olabilir, yani Elazığ Stratejik Araştırmalar Merkezi ile Hazar Stratejik Araştırmalar Merkezini diyebilirsiniz.

Çünkü bu her iki sendikanın da çimento fabrikası ile yakından ilgilendiğini biliyoruz.

Bence değil, çünkü Başkan Yanılmaz önceki gün bir düğünde kendisine yöneltilen bir soru üzerine Elazığ Stratejik Araştırmalar Merkezi Başkanı Av. Murat Erdoğan’a “kastettiğim siz değildiniz” demişti.

Geriye kaldı az önce ismini zikrettiğim TÜRKONFED ve ELİKAD isimli sendikalar.

Bana sorarsanız bunlar da değil, biraz kafa yorarsanız bu iki STK’nın neden olamayacağını siz de tahmin edebilirsiniz.

Dolayısıyla bundan emin olmak için bunu önümüzdeki günlerde hem bu haber kuruluşlarının yayın akışlarından hem de Yanılmaz’ın beklenen ispata muhtaç beyanatlarından öğreneceğiz.

Umut ederiz ki bu bir algı oluşturulmak amaçlı kurulmuş bir cümle olsun.

Aksi takdirde gerçeklik payı varsa vay o hain STK’nın haline…

Top Yanılmazda.

 

 

 

 

 

Okuyucu Yorumları
Haberler
BİR STK’NIN HAİNLİĞİ!