22 Ekim 2015 Perşembe, 3444 kişi okudu
BİR PSİKOLOĞUN GÖZÜNDEN NAFİZ KOCA
Yaklaşık iki yıl önce başkan yardımcılığını yaptığım dernek vasıtasıyla tanışma şerefinde bulundum Sayın Nafiz Koca ile… 
 
Kendisini ofisinde ziyarette bulunmuştuk. 
 
Çok güzel bir ağırlama, samimiyet dolu bir sohbet ve sınırsız bilgi birikimi karşıladı bizi… 
 
Kısa bir süre için uğradığımız misafirliğimiz uzun süren faydalı bir muhabbete dönüştü. 
 
Konu siyasetten açılıp, eğitime, kişisel gelişime, şehrin sorunlarına kadar uzayıp gitti…
 
Ve o gün itibariyle Yeni Ufuk gazetesinde yazmaya başlayarak Yeni Ufuk ailesine katılmış oldum…
 
Çok öncesinden yazılarını takip ettiğim zaman diliminde bende oluşan izlenim, şehrin sorunları konusunda hassas, bu durum ile ilgili sorumlu kişilere karşı acımasız eleştiri yapan bir kişilikken, daha sonra ne kadar gerekli bir davranış olduğunu yakın zamanda ziyarette bulunduğum kuruluşun cümleleri ile kanıtlanmış oldum.
 
“İşimizi düzgün yapmak zorundayız, bu yüzden birkaç kez yapmadan önce kontrol ediyoruz, açıkçası Nafiz Koca’nın affı yok…”
 
İnsan hayatına dokunulan bir yerde yanlışa tahammülü olmayan bir kişi aslında kırıcı eleştiride bulunmuş olsa da altında yatan durum sadece toplumsal hassasiyet ve doğru çalışmaktan başka bir şey değildir. 
 
Bundan dolayı, bazen şehrin gündemini oluşturmuş, bazen ağır eleştirilere maruz kalmış, bazen tehdit edilmiş, bazen fiziksel saldırı ile karşı karşıya kalmış ve çoğu zaman da yazıları ile birçok kişinin bakış açısının başka boyutta bakmasına vesile olmuş biri… 
 
Bu yüzden Elazığ için önemli bir değer, kıymetini bilelim…
 
*
Ve bugün Nafiz Koca kimdir? diye zihnimi yoklarken uzun sürenin vermiş olduğu tanışma ile çok rahat iki kelime ile tanımlayabilirim: samimiyet ve güler güz ve bu iki özelliğin kaynağı olan saygı ve hassasiyet…
 
Bazen duygusal, bazen öfkeli, bazen de sessiz ve yalnız… Ve sessizlik ile birlikte yalnızlığın getirmiş olduğu hüzün…
 
Aslında henüz derin tanıdığımı düşünmüyorum,  karakterini keşfetmenin zaman alacağını, güçlü yanlarının olduğu gibi bazen dokundurmadığı yaralarının olduğunu da hissediyorum…  
 
Daha çok acının olgunlaştırdığını, zor zamanların daha da ayakta durması için motive ettiğini ve enerjisinin Allah izin verirse çok uzun süre şehre hizmet etmeye yeteceğini düşünüyorum. 
 
Allah yolunu açık etsin.  
 
Ve sözlerime Cemil Meriç’in dizeleri ile son vermek istiyorum…
 
‘Olgunlaşmak; kalbin daha hassas, kanın daha sıcak, zekânın daha işlek, ruhun daha huzurlu olması demektir.’
 
*
Sayın Nafiz Koca’yı kendisini tanıyanlara da sordum:
 
Murat Malkan: Bir röportajında Can Dündar'a sorarlar; "nasıl gazeteci olunur?" diye…
 
Şöyle cevaplar: "dönüp de meslekteki 20 yılıma bakınca nasıl gazeteci olunur sorusuna tek bir yanıt bulabiliyorum; severek ve acı çekerek..." 
 
13 yıldan beridir bu şehir için çekmediği cefa, görmediği eza kalmamış birisidir Nafiz Koca. 
 
Ne para pul, ne mevki makam, ne tehdit ne de darp; hiçbir şey doğru bildiğinden alıkoyamamış, öldürmeyen acı güçlendirir misali Koca bir yürek Koca bir Kalem olmuştur.
 
Özgür Özkan: Nafiz Koca, konsantre cesaret, bereketli merhamet, kendi kendini bileyen bıçak, adanmış ruh, dostluğun da düşmanlığın da eylem halidir.
 
Mehmet Emre: Tavşan gibi kulakları var biz o kulakları görmesek de her şeyi duyabiliyor.. 
 
Tazı gibi koşuyor ki her habere yetişebiliyor... 
 
Zürafa gibi boyu var sanırım! 
 
Görüş mesafesi çok iyi… 
 
Gizemli... 
 
Allah korkusu olan… 
 
Aslan gibi yüreği var ki cesareti olmayanların tercümanı… 
 
Kuralları olan, kafasının dışına değil içine bakılmalı diye düşündüğüm, birilerinin işine gelmese de Elazığ için değer diyebileceğim ve meslektaşlarının gıpta ile baktığı KOCA BİR KALEM… 
 
Yeterince kendimden bahsettim sanırım… Kimi sormuştunuz pardon..!? ))
 
Hakan Esen: Nafiz Koca bana göre bu şehrin vicdanıdır.
 
Cengiz Gülaç: “Merak demek. Sevenin ve sevmeyenin her gün ilk okuduğu yazar. 
 
Yerel basının sınır tanımayan, kavgadan korkmayan, muhabbette naif, kalem işinde keskin yazarı... 
 
Gündem yaratma konusundaki hüneri ve zülfü yâre çok dokunmasının şehir eşrafında güvercin tedirginliği yaşatıyor olması artıları. Basının genel algısı eksileri…”  
 
Şimdi çok daha yakından tanıyorum. Hakikaten de herkes ne yazacağını merak eder. 
 
Ancak birçok defolu(!) kişi arkasından konuşurken kendisini yok sayar. “Ay şekerim valla hiç takip etmiyorum!” diyen bıyıklı amcaların üzerinde bıraktığı hafif meşrep etkiyi hemen fark edersiniz!  
 
Adamları ne hale getirmiş, vay beeee!  
 
Yazılarıma duyduğu hayranlığını(!) kendisinin tevazuuna verdikten sonra, Elazığ basınının Nafiz Koca ve diğerleri seviyesinde olduğunu belirtmemiz gerekiyor. Canım yüzmek istiyor!!!
 
Pınar Çetin: Özellikle çıkarlarını düşünen insanların çoğaldığı, fedakârlıkların azaldığı, bu zamanda yola çıktıklarını yolda bulduklarına değişmeyen, her kim olursa olsun haklının yanında haksızın karşısında dim dik duran, önüne çıkan engelleri sadece dinlenme fasılası olarak görüp dik durmayı başaran, kişiliğinden asla ödün vermeyen örnek aldığım “KOCA” yürekli adam. 
 
 
 
 
 
 
 
 
 
Okuyucu Yorumları
Haberler
BİR PSİKOLOĞUN GÖZÜNDEN NAFİZ KOCA