30 Mayıs 2019 Perşembe, 269 kişi okudu
Murat Bilgin
BİR İKTİBASIN TEFEKKÜRÜ
İslam dinine teslim olunur, İslam teslim alınmaz. İslam’ı, teslim almaya çalışanlar akılları ön yargıların döküm kalıplarında taşlaşmış olanlardır.
 
Allah’ın arzında gavurlardan, din düşmanlarından bir aferin almak için Allah’ın dinini eğip bükenler gavurlardan daha tehlikelidirler. Ülkemizde Kur’an ayetleri üzerinden gelerek genelde dünyadaki, özelde ise ülkemizdeki gavurların razı olabilecekleri bir dini icat etmeye çalışanlar, firavun kadar tehlikelidirler. Gavurların razı olabilecekleri bir dini icat etmeye çalışanlar önce Müslümanlara Allah’ı unutturuyorlar sonra da şirk çöplüğünde ne buldularsa onu Müslümanlara yutturmaya çalışıyorlar. Bunlar Allah için değil şeytan için yaşıyorlar.
 
Din düşmanlarını razı etmek için Allah’ın dinini yontanlar dinsiz kalmak için çalışanlardır.
 
Allah’ın dininden tasarrufta bulunma yetkisini kendilerinde görenler dinin sahibine ortak olmaya kalkışanlardır.
 
İbnul Macişun der ki; “İmam Malik’in şöyle dediğini işittim; “Kim güzel bularak İslam’da bir bidat çıkarırsa Muhammed (s.a.v.)’in risalet görevine ihanet ettiğini iddia etmiş olur. Zira Allah’u Teala; “Bugün size dininizi ikmal ettim, üzerinize nimetimi tamamladım ve sizin için din olarak İslam’ı beğendim.”(Maide Suresi/3) buyurmuştur. O gün dinden olmayan bir şey bugün de dinden olamaz.”(İmam-ı Şatibi el-İtisam(1/64)
 
Dine ekleme ve çıkarma yapmayın diyen dinin dine ekleme ve çıkarmada bulunmayı ibadet kabul eden mensupları bu çağın müsibetleridir. Meydanda cirit atıyor dinin kaynağı akıldır diyip Müslüman ile kafiri aynı kefeye koyan bir sürü zındık imansız kalmış beyin küfrü içinde saklayan sandık. Orada yetişir Müslümanı din hususunda aldatan mantık. Dini inkar edenden din dersleri almaya başladığımız gün aldandık. Rabbimiz uyarıyor: “Kendilerine Kitap’tan bir nasif verilmiş olanları görmüyor musunuz? Onlar “cibt”e ve “tağut”a inanıyorlar. İnkar edenler için de “Bunlar, iman edenlerden daha doğru yoldadır diyorlar”(Nisa Suresi/51)
 
İslam’ı beşikten mezara kadar fert, aile, cemiyet ve devlet seviyesinde hayatı tanzim eden alternatifsiz bir nizam olarak kabul etmeyenleri, Müslümanların camilerini ahırlara dönüştürenleri bu topraklarda 18 sene Arapça olan ezanı Türkçe okutanları, İslam’ın değerlerini değersiz kılmaya çalışanları, en büyük marifetleri heykellere tazim etmek olanları bilerek ve inanarak Müslümanlardan daha değerli görerek onları Müslümanlara amir yapmaya çalışanlar alim de olsalar “cibt” ve “tağut”a iman etmiş olanlardır. Müslümanlar’ın yanlışları kafirlerin küfrünü sevimli göstermenin mazeret ve gerekçesi olamaz. Gavurun Gavurluğunu methu sena edenler, gavur olmanın yoluna girmiş olanlardır. Bu ülkede imama bozulanlar bozdular abdest. Onların sayesinde taşlar bağlandı, kuduz köpekler serbest. Yeri gelmişken şunu da beyan etmekte fayda vardır: Allah’ın dinini gavurlardan önce bizzat onu temsil mevkiinde olanların iki yüzlülüklerine zaaflarına çıkarlarına ve bu çıkarları elde etmek için insanların arzularına göre dini yontmaya çalışanların peygambersiz, sahabesiz bir din icat etmenin derdine düşmüşlerin tutkularına ihtiraslarına karşı muhafaza ve müdafaa etmekte mü’min olmanın mü’min kalmanın bir gereğidir. Bu dünyada kendi dinlerini fert, aile, cemiyet ve devlet seviyesende iktidar ve muktedir yapmayan Müslümanlar politik iktidarların ve ideolojik kadroların oyuncakları olmaktan kurtulamazlar. 
 
Bilin ve inanın ki; gavura gavur, Müslümana Müslüman der Allah’tan gelmiş olan din.
 
Bu hakikati kabul etmeyenlerin Müslümanları dinsiz kılmak için başlattıkları kavgayı seyredin.
 
Bir toplumda hakikat mağlup kılınmışsa zanna; o toplumda hak adına kıyılır insanlara! Dillerde tüy bitti anlatamadık; vesveseciyi alim, felsefeyi din zanneden sadece birkaç yobaz.
 
Vesveseden hoca, felsefeden din olmaz. Kişi Müslümanlık iddiasında bulunmakla birlikte İslam düşmanlarının takdir ve beğenisini Allah’ın rızasından daha üstün tutuyorsa ondan daha büyük gavur aranmaz.
 
Ehl-i küfür karşısında eziklik kompleksine kapılmayı ibadet edinenler, zilleti din edinmekten çekinmezler. Bu yol ve yöntem, ne peygamberin ve ne de sahabilerin yolu ve yöntemidir. Sahabe-i kiram, küffarın geleceğini haber aldılar. Oturup da kafirleri methu sena ederek bayraklaştırmadılar. Allah Allah deyip cenge durdular. İlim ile cehaleti vurdular. Allah’ın dininin gavurların razı olacakları şekilde yontulmaya çalışılmasını cehaletin örgütlü eyleme geçme halidir.
 
Dindarlık, dinin hudutlarını muhafaza etmekle mukayeddir. Allah’ın değil gavurların razı olduğu din ve dindarlıktan Allah’a sığınmak, Allah’a sadakatin gereğidir. Din adına Allah’ın buyurmadığını, Resulullah (s.a.v.)’in söylemediğini ortaya koyanlar dinin düşmanlarından sayılanlardır. Çünkü dinin dışındaki dindarlık din düşmanlığıdır.
 
Saygıdeğer okuyucularım nuru üzerimize saçılan Ramazan ayı ve Kadir Gecesi’nin ve idrak etmeye hazırlandığımız Ramazan Bayramı’nın ülkemize ve alem-i İslam’a hayırlara vesile olmasını Cenab-ı Hak’tan niyaz ederim.
 
Okuyucu Yorumları
Karakese.com | Çukurova Bölgesinin En Güncel Bilgi Sitesi
BİR İKTİBASIN TEFEKKÜRÜ