30 Ağustos 2015 Pazar, 1616 kişi okudu
Bir genç tanıdım
Bir genç tanıdım henüz 20’sinde
 
Sımsıkı bir davanın peşinde
 
Tanışmış birkaç arkadaş ile
 
Yok saymış ailesini, bir inancın peşinde 
 
Tek amacım onurlu ölüm diyen bir düşünce ile 
 
Bugün bir genç tanıdım
 
Kocaman at gözlükleriyle
 
Hiçbir şeyin vazgeçiremeyeceği bir zihniyet ile 
 
O gence düşünce gücünü göster dediğimde 
 
Tek gücüm savaşmak, davayı sürdürmek dese de
 
Kocaman geleceği hiç görüp, gencecik bedeni ölüme sürse de 
 
Çözümün savaş olmadığını anlatamamak ne acı
 
Bunca öğrendiğin bilgiyi bu alanda kullanamamak ne acı...
....
Artık her yerde siyaseti konuşur olduk, tanımadığımız insanlarla sohbet açma konusu olarak siyaseti belirledik, acımasız yargılamalarda bulunduk, nefret kelimeleri döktük, hiç bozulmayacak dediğimiz dostluklarımızı siyasete kurban ettik. Sonuç: elimizden hiç bir şey gelmedi ya da çok az geldi, boşu boşuna çenemizi yorduk... 
 
Böyle bir sohbet arasında bir bekleme salonunda tanıştım bende 20inde bir genç ile. çok olgun, yaşından çok şey yaşamış.. Gelecek adına kendisine bir yatırım yapmamış, fakat gönlünü verdiği davaya canını koymuş, ailesi adına yaptığı tek şey ise kendi söylemiyle keder...
 
Aslında siyasi düşüncemi belirtmekten, yazmaktan veya insanlarla bu konuda tartışmaktan hep kaçınmışımdır fakat bu gencin bu kadar kararlı olması etkiledi beni ..
 
Bu yüzden olayı siyasi açıdan eleştirmekten daha ziyade psikolojik ve sosyolojik açıdan değerlendirmek istiyorum...
Ergen çocuğu olanlar bilir ya da kendi ergenliğini hatırlayanlarda genel psikolojik yapılarını iyi bilirler. 
Yaşamda bizim için her zaman en doğru kişiler veya değerler  vardır, 6 yaşına kadar anne babamız her şeyi bilirken ilk okulda öğretmen , ergenlikte arkadaşlardır, ve ergenliğin sonunda üye olduğumuz, mensup olduğumuz gruplardır.
Ve kişi ergen olduğunda bir kimlik karmaşası yaşar ve kendini kanıtlamak zorundadır, beğendirmek, var olduğunu hissettirmek zorundadır.. işte tamda bu sırada başlar gruplara dahil olmaya, düşüncelerini yoğurmaya, kalıplaştırmaya.. ve kendini bir davaya adamaya.. sadece davasını savunduğu düşünceler, gruplar değildir bunlar, bir cemaat yapılandırması da olabilir, bir masonluk faaliyeti de olabilir, bir sportif faaliyette olabilir... ne olduğu kişinin çevresine ve  ailesinin bilinçli/bilinçsiz olma durumuna ve en önemlisi kişinin ihtiyaçlarına bağlı... bir yerde doğru yönlendirme ve doğru/yanlış insanlarla karşılaşmak.. bir yerde de kader...
 
Mesleki durumumdan dolayı bir çok kişi ile derinlemesine psikolojik görüşme yapma şansına sahip oluyorum ve genelde iki yapıda genç karşılaşıyorum birinde sıkı sıkıya müfredata sarılıp  tek amacı üniversite olan ve bütün hayatı ders kitapları arasında geçen genç, diğerinde   ise farklı arayışlarda olan genç. Bu arayış  boşluk duygusundan kaynaklanan kişi kendini oradan oraya savurduğu ve farklı deneyimlerde yaşamı sorguladığı arayış..Bu adrese giderken  bir ‘merak’ ile başlar, ‘bir seferde bir şey şey olmaz’la devam eder ve hayatın bir parçası olup karakteristik bir yapı alır. Sigara, uyuşturucu, şiddet, suç, örgüt  vb durumlar bunun sonucudur…
 
Ailelerin bu yüzden gözlerini dört açması gerekiyor çünkü artık gruplaşmış yapılandırmalarda çok iyi biliyorlar ki en işe yarar grup gençlerdir. Bir yandan cesaretleri diğer yandan kimlik arayışında olmaları sebebiyle kolay yoğrulmaları… 25 yaşını geçmiş biri için aynı şeyi yapmak mümkün olmayabilir çünkü o kişi alacağı değerleri alıp sindirmeye geçmiştir, çok büyük şeyler yaşaması gerekmektedir bir şeye körü körüne bağlanması için ve bu yüzden her zaman hedefte gençlik vardır… Yapılacak en önemli görev sahip çıkmak, doğru yönlendirmek ve içlerindeki enerjiyi en faydalı yere kanalize etmelerini sağlamak… İlerisi için daha büyük bir yatırım olamaz..
 
Okuyucu Yorumları
Haberler
Bir genç tanıdım