20 Şubat 2016 Cumartesi, 5869 kişi okudu
BELEDİYELER VE SPOR
Gençlerin geleceğini imar etmek, onları her türlü zararlı ve tehlikeli alışkanlıklar edinmelerinden sakındırmak Devletin temel görevlerindendir. Bunu yaparken bedensel ve ruhsal sağlığın temel gıdası olan sporu kitlelere yaymak, sporu yaşamın bir parçası haline getirmek de çözüm yollarının başında gelir…
 
Dünyada gelişmiş topulmlarca uygulanan en önemli eğitim araçlarının başında sportif faaliyetler gelir. Çünkü onlar sporun, topluma sağlıklı nesiller yetiştirmenin yanında yetişmiş başarılı sporcuların o toplumun en önemli propaganda ve tanıtım aracı olacağını da gayet iyi bilirler.
 
Belediyelerin temel görevleri arasında da spor önemli bir yer tutmaktadır.  İmar, su, kanalizasyon, ulaşım gibi kentsel alt yapılar, çevre temizliği, kent içi trafik, defin ve mezarlık faaliyetleri ne kadar zorunlu ve kadar önemli ise park ve yeşil alanlar, kültür ve sanat, sosyal hizmetler, gençlik ve spor da o kadar önemlidir belediyeler için…
 
Hollanda’da spor tesislerinin tamamına yakınını, aynı zamanda işletme masraflarının büyük bir kısmını yerel yönetimler karşılamakta ve inşa etmektedir. Fransa, İngiltere ve Danimarka ülkelerinde de aynı yöntem uygulanmaktadır..
 
Gelişmiş ülkelerde açık alanlar ve bu alanlarda yapılan faaiyetlerle ilgili her türlü sorumluluk Park ve rekreasyon birimlerine aitken, ülkemizde Belediyelerin Park ve Bahçeler Müdürlükleri genellikle yol ortasındaki refüjlere göz önündeki yerler çiçek dikmekten başka bir şey yapmamaktadırlar… 
 
Peki ELAZIĞ BELEDİYESİNİN bu yazdıklarımızın neresine olduğuna bir göz atalım.
 
Zaten memleketimizde çok az miktada yeşil alan, çocuk parkları ve spor sahaları bulunmaktadır. Bırakın yenilerinin hizmete verilmesi, mevcutların bile bakımı yapılmamaktadır. Görünen köy klavuz istemez derler.. Gözlerimizi ufalayıp tekrar bir çevremize bakmakta fayda var.
 
Park ve spor alanı olarak düzenlenen alanlara beton ve asfalt dökülmüş, yürüyüş yollarının karoları kalkmış, potalar ve spor aletleri kırık ve çalışmaz halde… Havuz başlarına taburaler atılmış çay bahçesi olarak kullanılmakta… Çocuk parklarının da bundan hiç farkı yok… Örnek mi? Yığınki Mahallesinden tutun da sürsürü mahallesindeki (Gökkuşağı Sitesinin arkasındaki park) çocuk parklarına bir göz atın derim… 
 
Ya istasyon caddesinin hali? 
 
Tabi, benim değinmek istediğim asıl konu, Elazığ Belediyesi’nin sportif faaliyetlere olan katkısıdır.
 
Bu dönem, profesyonel sporcu bir Başkan’a kavuştuk diye sevinmiştik. Hem de uzak doğu sporlarını yapan ve felsefesini bilen birine… İnanın, hayal kırıklığı yaşıyorum… Belediyeninin futbol branşı dışında sportif manada hiçbir  faaliyete katkısı yok…
 
Bu katkı da profesyonelce faaliyet gösteren, para transferinin bolca olduğu, şehrin dışındaki insanların (futbolcu ve teknik adam) nemalanıp gittiği bir kulüp…
 
Basketbol, voleybol, hentbol, atletizm, satranç, vbg. Bir çok branşta belediyenin niçin takımı olmaz? Belediye niye bu takımları oluşturmaz, niye gençlere bu sporları yapması için imkanlar tanımaz, sahalar tesisler açmaz, faaliyetler düzenlemez? 
 
Kaçıncı dünya ülkesinin bir şehriyiz biz?
 
Bu çalışmaların hayata geçmesi için istişare edeceği, insan kaynaklarından yararlanacağı akademisyenlere niye baş vurmaz? Üniversitenin, Beden eğitimi bölümünden mezun olan öğretmen adaylarına da iş imkânı sağlayarak istihdam yaratmaz? 
 
Bunları hayata geçirmeyen bir belediyeden, bu memleketin sporunun geleceğini belirlemede “Spor Kurulu” kurulmasını isteyebilir, bir eğitimci bir spor adamı olarak tartışmaya açabilir misin? Yeri mi şimdi? Millet, ser sefil senin isteklerine bak demezler mi?
 
Ben vazgeçtim bu isteklerden… Soruları da sormamış kabul edin.
 
Sadece bir isteğim var. Kar yağdığında evine gitmekde zorlanan sevgili dostum Avukat Cengiz Gülaç kardeşimin yolunu açsınlar.
 
Onu üzmesinler. O mutlu olsun, Yeter…
 
Okuyucu Yorumları
Haberler
BELEDİYELER VE SPOR