22 Ağustos 2018 Çarşamba, 2562 kişi okudu
BAYRAM VE BABAMA ÖZLEMİM
Evet, bugün en özel günlerden birisi...
 
Kurban Bayramı.
 
Keşke çocuk olsam bayramı bayram sevinciyle yaşasam…
 
Keşke bayramın anlamını sadece yeni kıyafetler giyinip eş, dost, akraba ziyareti olarak bilsem.
 
Keşke bazı evlere kurban eti veya başka paket verdiğimizdeki teşekkür dolu bakışları, yapılan duaları yeniden yaşasam, keşke bayram sabahını iple çeksem ki sabah kardeşler sıraya girecek annem ve babamın ellerini öperek onlar ile bayramlaşmayı yeniden idrak edebilsem…
 
Ev halkının ve yakın akrabaların toplandığı bayramı gerçek bayram mutluluğu ile yaşatan bayramlar…
 
Yıllar, bayramlar film şeridi gibi bazı anlar mutlu, bazı anlar buruk anılar ile gözümün önünden akıp geçiyor. 
 
Elbette birçok kişi geçmiş günlerin özlemini bir şekilde yaşar.
 
Ancak her yıl geleneksel olan tablodan kayıp var ise işte o zaman eskiye özlem büyüyor. 
 
Artık yaşam koşulları bayramlarda bütün aile fertlerinin bir araya gelmesini sağlayamıyor.
 
Bu durumu oldukça sık yaşayan ve duygularına hâkim olmakta zorlanan bir anneyim.
 
Bazı bayramlarda bizim çekirdek ailemizin yarısı okyanus aşırı yerdeler.
 
Elbette evde boşluk büyük ölçüde hissediliyor.
 
Bazı yıllar biz anne-baba olarak onlara giderek birlikte olmanın mutluluğunu yaşamaya çalışıyoruz.
 
Bir araya gelinemese dahi telefondaki ses az da olsa o burukluğu gideriyor. 
 
Her yurtdışında bayramlarda ailemi aradığımda babam belki artık yaşlılığın verdiği duygusallıktan olacak ki telefonda ağlardı ve bana hissettirmemek için ya yutkunur susar ya da öksürerek zaman kazanırdı.
 
Bugün bayram, ben yine yurdumuzdan çok uzaklardayım.
 
Elime telefonu alıyorum.
 
Telefonun diğer ucunda artık babam yok.
 
Zoruma gidiyor yakınlarımı aramak. Annemi arayacağım ardından babamı telefona isteyeceğim ama yok ki…
 
Onsuz ilk Kurban Bayramı…
 
Her Kurban Bayramı baba evi kalabalık olurdu.
 
En büyük mutluluğu evlatlarını, damatlarını, gelinlerini, torunlarını aynı anda evinde misafir etmekti.
 
İlerleyen yaşına rağmen bayram sabahı erkenden evlatları ve damatları ile birlikte kurban kesilecek yere gitmeden yapamazdı.
 
Mutlaka görecekti yorulmasına rağmen mutlu olurdu.
 
Bayramda gelen misafirlerini sohbetiyle, centilmenliğiyle ağırlardı.
 
Kardeşlerimin çok samimi arkadaşlarına dahi ismen hitap etmez.
 
“Bey” ifadesini mutlak kullanırdı. Evden ayrılacak misafir her kim olursa olsun, yaşı kaç olursa olsun, 10 yaşındaki torununu dahi kapıya kadar yolcu etmeyi asla ihmal etmezdi. 
 
 
Allah önce gençlerimize uzun ömür versin.
 
Elbette geldik gideceğiz.
 
Ama baba kaybı gerçekten ağır bir kayıp, ağır bir yükmüş.
 
Babamı toprağa vereli üç buçuk ay oldu ama ateşi hala içimizde.
 
Her yer onun anıları ile dolu.
 
Yalnız ev mi? hayır…
 
Malatya yoluna gidiyoruz, zamanında çalıştığı kurum olan Karayollarındaki çalışmalarını anımsıyoruz…
 
Diyarbakır’a gidiyoruz yine Karayollarında görev yaparken yaptıkları kar mücadelelerini anımsıyoruz.
 
Yine Elazığ- Diyarbakır yolundaki her bir dönemeci geçerken, orayla ilgili ortaya çıkan sıkıntıları nasıl anlattığını anımsıyoruz.
 
Karayolları 82. Şube Şefliği önünden ve DSİ önünden geçiyoruz, dikili olan ağaçları o zamanki imkânlar ile diktirttiğini ve bakımını nasıl takip ettiğini hatırlıyoruz.
 
TV haber programlarını açıyoruz, dünyadaki olayları çok yakından takibi ve yorumlarını hatırlıyoruz.
 
Hatırlıyoruz…
 
Hatırlıyoruz…
 
Liste uzun.
 
Elazığ’ımıza yaptığı hizmetleri bir başka yazımda kaleme alacağım. 
 
Elbette ateş düştüğü yeri yakar…
 
Bir taziyeye gidip 10 dakika oturup başsağlığı vermek ile acıyı yaşamak çok farklı.
 
Meğer BABA sözcüğü ne kadar güzelmiş…
 
O nedenle diyorum ki hayatta olan yakınlarımızın kıymetlerini çok daha iyi bilelim.
 
Keşkeler bitmez ancak ne kadar azaltabilirsek…
 
“Anne gezindiğin bağ baban yaslandığın dağdır” ne güzel bir ifade. 
 
Yaşlanmıştın ama gümbür gümbür yorumların ile dünyaya bakış açın ile, genel kültürün ile, ansiklopedik bilgilerin ile, sayısal ve sosyal zekan ile bizi sarmalamıştın babam.
 
Biz kardeşlerin yaşadığımız her şeyde, alışkanlıklarımızda, davranışlarımızda, karakterlerimizde senin izin var babam.
 
Bu nedenle ki bazen düşünüyorum biz kardeşler belki birbirimizde seni arayacağız ve bulacağız da…
 
İşte diyorum ki bu şekilde seni aramızda hissedeceğiz.
 
Ne zamana kadar dersen, biz ölünceye kadar…
 
Evlat olarak inşallah sana sıkıntı yaşatmadık.
 
Ama sana bizi helal eder misin de diyemedik.
 
Zordu çok zorduuu. 
 
Mekânın cennet olsun.
 
Allah Rahmetiyle muamele etsin.
 
Bütün okurlarımızın bayramlarını kutlar; hayırlara vesile olmasını dilerim.
 
Okuyucu Yorumları
BAYRAM VE BABAMA ÖZLEMİM