13 Ekim 2019 Pazar, 5853 kişi okudu
M.NAFİZ KOCA
BAKANDAN HERKESE POSTA!
 
Çevre ve Şehircilik Bakanı Sayın Murat Kurum’dan bahsediyorum.
 
Hani gezerken, konuşurken, karşısındaki insanlara yukarıdan bakarken kurum kurum kurulan Bakan Kurum’dan…
 
İşte o Bakan, 2 günlüğüne Elazığ’a geldi kurum yöneticilerine postasını koydu gitti.
 
Hangi kurum yöneticilerine mi?
 
Sayayım…
 
Siyaset kurumundan Milletvekillerimiz, Sayın Metin Bulut ile Sayın Zülfü Demirbağ’a…
 
Ak Parti İl Başkanlığı kurumundan Sayın Ramazan Gürgöze nezdinde İl teşkilatlarında görevli bulunan herkese…
 
Yine kurumsal olarak Ak Partinin, Merkez İlçe Başkanı ve yöneticilerine, Kadın Kollarına, Gençlik Kollarına…
 
Şehri resmi meclis kurumlarını temsilen orada bulunan; İl Genel Meclis Üyeleri ile birlikte Belediye Meclis üyelerine…
 
Elazığ Belediye Başkanı Sayın Şahin Şerifoğulları’na, İlçe ve Belde Belediye Başkanlarına…
 
Vilayet Kurumundan Sayın Valiye…
 
Eğitim kurumlarından, 40 küsur bin öğrencisi, yüzlerce akademisyeni olan Cumhuriyetin ilk üniversitelerinden Fırat Üniversitesi’nin Rektörü Sayın Prof.Dr. Kutbettin Demirdağ’a…
 
Ticaret Borsası Başkanı Sayın Mehmet Ali Dumandağ’a…
 
ETSO Başkanı orada mıydı bilmiyorum ama o kurumu temsilen gelenlerle birlikte, Elazığlı Kurum Müdürleri ve Yöneticilerine…
 
Bakanın yanında fotoğraf çekme meraklısı olan sivil kurumlardan anlı sanlı STK başkan ve yöneticilerine…
 
Elazığ’ın mangalda kül bırakmayan biz basın ve medya mensuplarına…
 
Hülasa, Bakan Kurum, topyekun şehirlerin en azizi olarak övündüğümüz Elazığ’a postasını koydu da gitti.
 
Nasıl bir postadan bahsettiğimi anladınız; Çevre ve Şehircilik Bakanı Sayın Murat Kurum’un, Fırat Üniversitesi Rektörü Sayın Kutbettin Demirdağ’a karşı kullandığı aykırı dilden bahsediyorum.
 
Günışığı Gazetesindeki köşemde konuyu yüzeysel olarak işlemiştim.
 
Detaylarını dile getirmek Yeni Ufuk Gazetesindeki bu köşeme düştü.
*
Malum Sayın Rektör ve Sayın Borsa Başkanı arasında geçen arsa uyuşmazlığı Borsa Başkanı tarafından Bakan Kuruma iletiliyor.
 
Bakan Kurum ile rektör karşılaşmasında; Sayın Rektör, Sayın Borsa Başkanına itiraz edip; “Hacı abi biraz da ben konuşayım” der demez, önceden doldurulmuş olduğu söylenen Bakan Kurum, sazı alıyor eline ve bir Rektöre yapılmaması gereken ne varsa yapıyor.
 
‘Önce çek elini nasıl rektörsün sen’, deyip ardından cümleleri sıralıyor:
 
- “Bir Bakanla nasıl konuşulacağını bilmiyorsun.”
 
- “Senin bu konuşma şeklinle belli ki bu işi beceremeyeceksin.”
 
- “Önce şu önünü ilikle.”
 
Sözlü hakaretlerinin ardından eyleme geçiyor ve Sayın Rektörün ceketini tutarak “şunu bir ilikle” diyor.
 
Bütün bunlar olurken sağ olsun bizim Milletvekillerimiz, iktidar partisinin yöneticileri, Elazığ Belediye Başkanının yanı sıra Belde ve İlçe Belediye Başkanları ve Bakanı takip eden STK Başkanları tiyatro izler gibi yaşanılanları ibret ve hayretle izliyorlar.
 
Sayın Rektöre bunların yapılması demek, huzurda bulunan herkese Rektör üzerinden mesaj vermek demektir.
 
Bu da ne anlama geliyor biliyor musunuz; Sayın Bakan, Rektör nezdinde şehrin bütün dinamiklerine postasını koydu gitti anlamına gelmektedir.
 
Yeri geldiği zaman bahsettiğimiz şu ortamda bulunanların hepsi mangalda kül bırakmazlar, ama bu şehrin en önemli kurumlarından biri olan Fırat Üniversitesinin Rektörüne hakaret edilirken dut yemiş bülbüle döndüler.
 
Ya hu içinizde hiç mi biriniz cüret gösterip de Bakan Kurum’a sen ne yapmaya çalışıyorsun be adam diyemediniz beyler.
 
Bakan Murat Kurum arkasında bir halk kitlesi olup da seçilerek o makamlara getirilen biri de değil üstelik.
 
Cumhurbaşkanının atamasıyla o makama getirilmiş üst düzey bir memur.
 
Hakaret ettiği kişi ise, kendisi gibi binlerce insana ders vermiş bir Akademisyen ve bir Üniversitenin Rektörü.
 
Şimdilik kendisi gibi bulunduğu makama atanarak gelmiş olsa da bir dönem seçilmişliği olan şehrin seçilmişlerindendir Sayın Rektör.
 
Nahoş diyalogları izleyenlere gelince; onlar da kendisi gibi atanmış kişiler değiller.
 
Hepsi sözüm ona şehrin seçkinleri.
 
Sayın Metin Bulut, Sayın Zülfü Demirbağ gibi isimler üstelik de TBMM sıralarına oturacak kadar seçkin olmuşlar.
 
Diğer seçilmişleri yazmaya gerek bile duymuyorum.
 
Bu şehirde seçkinler sınıfında değerlendirilenlere bir atanmışın posta koymasını şahsen ben hazmedemiyorum.
 
Mesele, Rektör Sayın Demirdağ meselesi değil.
 
Mesele, şehrin onurudur…
 
Mesele, şehir insanıma bakış açısıdır…
 
Mesele, kendi insanımızı birileri ezerken yine şehir insanlarımızın izlemesi meselesidir…
 
Ya hu neresinden tutsanız elinizde kalıyor ve kafayı yiyesiniz geliyor.
 
Bir topluluk düşünün, o topluluk bir misafiri şehrinde ağırlasın ve o misafir de gelip ev sahiplerini ezip döksün.
 
Yazıklar olsun, binlerce kez yazıklar olsun.
 
Orada olup da bu üslupsuzluğa ses çıkarmayıp izleyenlere veya müdahale etmeleri gerekirken içlerinden buğz edenlere de yazıklar olsun.
 
Bu mesele kolay hazmedilecek bir mesele değildir.
 
Bu mesele, Sayın Cumhurbaşkanına iletilmesi ve faillerinin cezalandırılması gereken önemli bir meseledir.
 
Bu mesele, Üniversite senatosunun gündeme alıp kınaması gereken bir meseledir.
 
Bu mesele, bu şehrin STK’larının gündemine girmesi gereken ve en ağır şekilde eleştirilmesi gereken meseledir.
 
Bu mesele, Kent Konseyinin meselesidir.
 
Bu Mesele, Sivil Toplum Kuruluşları Platformunun meselesidir.
 
Bu mesele, Elazığ Şehir Meclisinin Meselesidir.
 
Bu mesele, Elazığ Basın ve Medyasının meselesidir.
 
Hülasa bu mesele mağdur edilen Sayın Rektörün değil Rektör nezdinde incinen bir şehrin meselesidir.
 
Bu mesele, esas kimin meselesidir biliyor musunuz?
 
Bu mesele İlimiz Milletvekillerinden Sayın Metin Bulut’un meselesidir.
 
Çünkü Sayın Metin Bulut, hem ilgili Bakanı şehre davet edip getirendir hem de Sayın Bulut, Ak Partinin Merkez Karar Yönetim Kurulu Üyesidir.
 
Bunun haricinde Sayın Bulut’un parti içerisinde çok önemli ve etkili görevleri daha vardır.
 
Merkez Disiplin Kurulu, Genel Merkez Parti İçi Demokrasi Hakem Kurulu ve Siyasi Erdem ve Etik Kurulu üyeliği gibi…
 
Dolayısıyla bu mesele herkesten çok Sayın Metin Bulut’un meselesidir, ki; olaylar kendisinin gözleri önünde cereyan etmiştir ve etik değerlerden uzak tam bir disiplinlik meseledir.
 
Yazılacak çok şey var ama ben sadece Sayın Demirdağ’a yapılan hareketler bu şehre yapılmıştır diyor Çevre ve Şehircilik Bakanını özür dilemeye davet ediyor, üç maymunları oynayan herkesi de şiddetle kınıyorum.
 
 
 
 
 
Okuyucu Yorumları
Haberler
Karakese.com | Çukurova Bölgesinin En Güncel Bilgi Sitesi
BAKANDAN HERKESE POSTA!