942 kişi okudu
Metni Küçült Metni Büyüt Reset
Bakan İstiyorsanız Seçimi Kaybettirin!
Bakan İstiyorsanız Seçimi Kaybettirin!
CHP Elazığ Milletvekili Gürsel Erol, “Bir Bakan İsteniyorsa Ak Parti’ye Seçim Kaybettirilmeli”
 
Cumhuriyet Halk Partisi Elazığ milletvekili Gürsel Erol, Günışığı Gazetesi ve Yeni Ufuk Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Nafiz Koca ve Yazı işleri müdürü Şah İsmail Gezici’yi ziyaret etti.
 
CHP Milletvekili Erol, Günışığı Gazetesi Yazı işleri müdürü Şah İsmail Gezici’ye çarpıcı açıklamalarda bulundu. Erol,  Elazığ’ın siyasi bir farklılığa ihtiyacı olduğunu, bunu milletvekilliğiyle başardıklarını, artık insanların kıyaslama yaptığını söyledi.
 
Milletvekili Gürsel Erol, yaptığı açıklamada,” Elazığ’da siyasi bir farklılığa ihtiyaç var. Yani bunu milletvekiliyle başardık. Yeterli olmasa da başardık. Mesela bizim milletvekili seçilmemiz Elazığ’da siyasete farklı bir bakış açısına, insanların artık kıyaslama yapmasına, siyaseti sorgulamasına gerekçe doldu. Şimdi sıra belediye başkanlığında. Niye belediye başkanlığında? Bakın Elazığ’ın geçmiş siyasi tarihini incelediğiniz zaman 80 öncesi CHP iktidar. CHP’den 2 tane bakan var. Celal Ertuğ, Ali Rıza Septioğlu. 80 sonrasına bakıyorsunuz Anavatan partisi iktidar, Anavatan Partisi’nden Elazığ Milletvekili Milli Savunma Bakanı,  Doğru Yol Partisi iktidar, Doğru Yol Partisi’nden Mehmet Ağar bir dönem iç işleri bakanıydı bir dönem Adalet Bakanı. Refah Partisi’nden sayın Ahmet Cemil Tunç Devlet Bakanı. Ve AKP’nin bu 17 yıl süre içerisinde iktidar olduğu dönemde Elazığ’ın bakan çıkarmadığı tek iktidar dönemi AKP dönemi ve bu 17 yıllık süre içerisinde Türkiye’de belki de hiçbir beklenti içerisinde olmadan, şartsız ve koşulsuz bütün siyasi gücü AKP’ye veren tek il de Elazığ. Yani milletvekillerinin hepsini vermiş, belediye başkanlığını sürekli vermiş. Karşılığında ne almış? Hiçbir şey.
 
Tunceli’ye gelen kamu yatırımı Elazığ’ın 3 katı
 
Şimdi bakın mesela sizden 26. dönemde önce Tunceli milletvekiliydim. Tunceli milletvekilliği dönemimde şunu gördüm ki AKP’nin 17 yıldır Türkiye’de milletvekili çıkaramadığı tek il Tunceli. Ama Tunceli’ye gelen kamu hizmetleri, kamu yatırımları nüfus oranlaması yaptığın zaman Elazığ’ın 2 - 3 katı. Niye oraya hizmet götürüyor çünkü; oraya sürekli hizmet götürüyor ki bir milletvekili çıkarabileyim diye. Elazığ’a niye hizmet getirmiyor? Diyor ki nasıl olsa ben oraya hizmet götürsem de gitsem de gitmesem de, bakan yapsam da yapmasam da Elazığlılar bana oy veriyor. Vallahi doğru Elazığlılar da oy ayrıca vermiş” diye konuştu.  
 
Bir Bakan İstiyorsan AKP’ye Elazığ’da Seçimi Kaybettir
 
Erol, Çevre illerle Elazığ’ın kıyaslandığında bir bakanı olmadığını, Elazığ’ın bir bakan çıkarılması isteniyorsa Ak Partiye seçim kaybettirilmesi gerektiğini belirterek  “Çevre illere bakıyorsun, Diyarbakır’dan bakan var, Bingöl’den bakan var, Malatya’dan bakan var, Erzincan’dan bakan var, Maraş’tan bakan var, Gaziantep’ten bakan var, Elazığ’dan bakan yok. Hiçbir dönem. Şimdi bakanlık sistemi değişti dışarıdan atananla bakan var mı Elazığ’dan yine yok. Bu sefer geçmişte bu illerden bakan yaptığı milletvekillerini AKP’de genel başkan yarımcısı yaptılar. Mesela Bingöl AKP milletvekili genel başkan yardımcısı, Diyarbakır AKP milletvekili genel başkan yardımcısı, Malatya AKP milletvekili genel başkan yardımcısı, Maraş, Antep milletvekilleri genel başkan yardımcısı. Elazığ’da ki milletvekillerimizde genel başkan yardımcısının yardımcısı. Yani aslında Elazığ’a aldıkları oyun değerini vermeyen bir siyasal anlayışla karşı karşıyayız. Şimdi ben diyorum ki Elazığlılara bunu bütün samimiyetimle söylüyorum. Eğer Elazığ’a hizmetin gelmesini istiyorsan, bugüne kadar yaşanan sanal mağduriyetlerinin giderilmesini istiyorsan, belki de ilk bakanlar kurulu revizyonunda Elazığ kökenli, bir bakan istiyorsan AKP’ye Elazığ’da seçimi kaybettirirsen, AKP kaybettiği gücü geri almak için, bu çözülmeyi engellemek için, Elazığ’ın sorunlarını çözmek zorunda kalacak. Tunceli gibi, Bingöl gibi, Diyarbakır gibi, Malatya gibi. Yine onlarda bir siyasi denge var. Burada tek taraflı bir denge olduğu için burayı önemsememiş. Ama güçler ayrılığı ayrılınca o gücü elinde tutmak için sürekli o bölgeyi önemsemiş ve o bölgeyi hem kamu yatırımları hem de siyasal temsil olarak öncelik vermiş.” Dedi.
 
AKP Seçimi Kaybettiği Gün Bilin ki Bu Gücü Tekrar Elde Etmek İçin Elazığ’a Her Türlü Hizmet Gelecek.
 
CHP Milletvekili Erol, Ak Partinin kaybettiği gücünü kazanmak için Elazığ’a her türlü hizmeti getireceğini ifade ederek,” Mesela 1957 seçimlerinde 6 milletvekilinin 6’sı CHP. Yani o dönem yatırım gelmiyor. Adalet partisi iktidar döneminde Elazığ’a yatırım gelmiyor. Millet bir tepki veriyor. 6 Milletvekilinin 6’sını da CHP’den seçiyor. Sonra yatırım gelmeye başlıyor bir seçim sonra bu sefer aynı milletvekilleri geçiyor adalet partisine. Yani Elazığ’ın bunu yapması lazım. Ben burada şunu da ifade edeyim. Yani belediye başkanlarına oy kullanırken körü körüne oy kullanmayın. Yani yalnızca bir partiye oy vermek için sandık başına gidip oy kullanmayın. Bunu bütün Elazığlı hemşerilerimden rica ediyorum. Vicdanınıza danışarak oy kullanın ve inanarak oy verin.
 
Belediye başkan adayının her projesine de inanmayın. Yani bir projenin olabilirliği var, bide hayali bir proje vardır. Yani makul şekilde kim size hitap ediyorsa ve kime inanıyorsanız elinizi vicdanınıza koyun ve ona oy verin. Ama sonuç itibariyle burada AKP seçimi kaybettiği gün bilin ki bu gücü tekrar elde etmek için Elazığ’a her türlü hizmet gelecek. Bakın bu güzel bir örnektir”diye kaydetti.
 
17 Yıldır, Bu Hükümetin Desteğini Belediyeye Vermemişsin de Şimdi mi Aklına Geldi
 
Geçtiğimiz günlerde Günışığı Gazetesi’ne yaptığı açıklamada, seçilecek belediye başkanının iktidar partisinden olması durumunda iktidarın nimetlerinden faydalanacağı açıklamasını yapan Milletvekili Metin Bulut’a şu cevabı verdi,” AKP milletvekili Metin Bulut Bey’in bir açıklaması var. Diyor ki belediyeler hizmet görmek istiyorsa işte hükümetin desteğinin arkasında olması gibi bir ifade kullanmış. E şimdi ben soruyorum 10 yıldır Elazığ belediyesi CHP’nin elinde mi? Kimin elinde? AKP’nin zaten. Peki, 17 yıldır kim iktidar? CHP mi iktidar? AKP iktidar. Peki, kardeşim sen 17 yıldır bu hükümetin desteğini belediyeye vermemişsin de şimdi mi aklına geldi veriyorsun? Yani bu gönül kurtarmak için insanları yeniden bir beklenti içine sokarak siyasi sonuç alma politikası.
 
Hepsi Yalan, Hepsi Palavra
 
 Bunlara inanmayın. Bunların hepsi palavra, hepsi yalan. Yani geçmişte sen Elazığ’ın sorunlarını bugüne kadar çözmedin de bu seçimi alınca mı çözeceksin. Zaten AKP’nin siyaseti bu. Bakın referandumda ne dediler? Bu referandum geçerse, anayasa değişikliği olursa Türkiye uçacak. Terör bitecek, ekonomik kriz bitecek, yatırım gelecek değil mi? Ne oldu? Referandumdan sonra sonuçlar daha da kötü oldu. 24 Haziran seçiminden sonra ne dediler? Aynı şekilde. Döviz düşecek, terör bitecek, istihdam alanı yaratılacak, dış sermaye gelecek, yatırım. Ne oldu? Ya dolar Türkiye’de %20-%25 civarında bir devolasyon oldu. Demek ki beklenti siyasetine sokarak insanları oyuna talip olmak doğru değil. Gerçekler üzerine, makul projeler üzerinden belediye başkanı temsili yeteneği, becerisi, vizyon erliğini değerlendirerek oy kullanın. Yani benim beklentim bu.” Dedi.
 
Milletvekili Olarak Bu Kente Daha Faydalı Olurum
 
Erol Elazığ’da her kesimin beklediği neden belediye başkan adayı olmadığı sorusuna ise,” Şöyle şimdi arkadaşlar 6 ay önce milletvekili seçilmiş birisinin 6 ay sonra bir belediye başkanı adaylığı doğru değil. Yani ben milletvekili olarak bu kente daha faydalı olurum. Yani belediye başkanının görevleri yereldir. Milletvekilinin temsil yeteneği geneldir. Yani bir belediye başkanının kendi kentinin yaşadığı bölgenin sorunlarıyla ilgili sorumlulukları ve görev alanları vardır. Milletvekilinin de kendi kentini parlamentoda ve Türkiye’de temsil etme gibi bir sorumluluğu vardır. Mesela ben Elazığ milletvekili olarak mecliste konuşuyorum kürsüde altta yazıyor ki Elazığ milletvekili. Ulusal basına çıkıyorum Elazığ milletvekili olarak. Yani eğer ben milletvekilliğinde değil de belediye başkanlığına aday olsaydım milletvekilliğini boşaltmış olsaydım o milletvekili yapmak anlayışını yine aynı sisteme terk etmiş olacaktım. Ama şimdi milletvekili olarak farklılık yaratıyorum. Bu farklılığa bir ihtiyacım var. Yani siyasette milletvekili olarak yarattığımız farklılığa şimdi Elazığ siyasetine bir denge getirmek için yerel seçimlerde de bunu başarabilirsek biz işte bir tarafta yerel siyasette Ali Bey’in farklılığı, genel siyasette benim farklılığım Elazığ siyasetini önümüzdeki süreçte çok farklı bir tabloyla karşı karşıya bırakabiliriz. Ben aday olmamamda ki temel nedenlerden birisi o. Yani bir geleneğe oturtmak ve milletvekilliğini bir bürokratik memuriyet gibi bürokratik siyasi bir görev olarak algılayan birisi değilim.” Diye açıkladı.
 
Zülfü Demirbağ’a da çok teşekkür ederim
 
CHP Milletvekili Gürsel Erol, geçtiğimiz günlerde bir televizyon programında,” Milletvekillerin artık parti ve lider sayesinde seçildiğini söyleyerek, “Milletvekilleri atanmış bürokrattır”  açıklamasına teşekkür ederek,”  Buradan Zülfü Demirbağ’a da çok teşekkür ederim. Çok cesurca ve gerçekçi bir açıklama yapmış. Demiş ki  “Ya biz demiş işte genel başkan tarafından seçilen milletvekili vasıflı üst düzey bürokratız”. Zaten ben de onu anlatmaya çalışıyorum. Şimdi bunlar genel merkezlerin ve genel başkanların tercih ettikleri özel statülü memur milletvekilleri. Ben öyle değilim. Ben seçilmiş ve seçim kazanmış milletin vekiliyim. Ben kendimi öyle değerlendiriyorum. Zaten bu farkı ortaya koymak istiyorum ben Elazığ’da. Zülfü Bey’in bu anlatımı da zaten bunu kanıtlıyor. Şimdi atanmış ve özel memur statülü milletvekillerinin davranış şekli bir daha nasıl seçilirim? Ya onun hedefi o dur. Bir daha nasıl seçilirim? Ama bizim gibi milletin vekilini üstlenmiş milletvekilinin derdiyse, beklentisiyse bana sahiplenen bana bu onuru yaşatan seçmene vefa borcumu nasıl öderim? Bu kente nasıl hizmet ederim? Ben bunun arayışı içerisindeyim. Bunu her yerde söylüyorum söylemeye devam edeceğim. Bakın Elazığ gibi sorunlu bir kentte yani Ankara’da, İzmir’de, İstanbul’da bir dönem, iki dönem, üç dönem milletvekilliği yapabilirsiniz. Çünkü vatandaşın birebir talepleri size gelmiyor orada ve orada yerel sorunlarla ilgili milletvekillerine çok talep de gitmez. Milletvekilinin görevi kanun yapmaktır. Yalnızca o işleri yapar. Ama burada öyle değil. Yani burada sizin devletle vatandaş arasında köprü olan kişi milletvekili. Yani vatandaşın cenazesi de olsa, hastası da olsa, bir sorunu da olsa muhatap olup da devreye sokmak istediği muhatap olmak istediği kişi milletvekilidir. Bu tür sorunlu kentlerde eğer 2 dönem milletvekilliği yapacaksanız ben bunu bütün samimiyetimle söylüyorum yalan söylemeden asla yapamazsınız. Mümkün değil. Yani vicdanlı adam yalan söylemeden sorunlu kentlerde 2 dönem milletvekilliği yapma şansı yoktur arkadaş.” Dedi.
 
Tuncelililer ve Elazığlılara Karşı Kapım Sürekli Açık Olacaktır
 
Gürsel Erol bir daha asla aday olmayacağını, ve kapısının Tuncelili ve Elazığlılara sürekli açık olduğunu ifade ederek,” Bak şimdi eğer bir dönem daha milletvekili olmak için kişiliğinden taviz vererek, yalan söyleyerek bir dönem daha nasıl yaparımı planlamak yerine adam gibi bir dönem yaparsın, o milletvekilliğini de bıraktığın zaman da Gazi caddesinde gezdiğin zaman da toplum içinde yine itibarın olur. Milletvekili nedir? İtibardır zaten. Yani itibarını kaybet 1 dönem daha milletvekilisin ne anlamı var. Benim bakış açım öyle yani. Ben bir daha asla ve asla aday değilim ve ben bir dönem adam gibi yapacağım. Bu kente ve bu ülkeye karşı hem ahlaki hem siyasi sorumluluklarımı yerine getireceğim. Bir siyasi gelenek oturtmaya çalışacağım. Ama; Gazi caddesine geldiğim zaman da yine insanlar beni gördüğü zaman selam vermesi benim için 1 dönem değil belki de 10 dönem seçilmekten daha önemlidir.
 
Sonuçta ben Elazığ’la ilgili yorum yapıyorum. Yani günün koşulları, şartları önümüze ne getirir. Çünkü siyaset her zaman senin planına göre şekillenmez. Yani bakarsın 3-5 yıl sonra Türkiye’de farklı gelişmeler olur, sizin geleceğinizle ilgili farklı talepler olur. Yani kader sizi sürükler götürür. Bu ayrı bir şey. Siyaseti bırakmam. Siyaseti seviyorum ve yapmaya devam edeceğim. Ve siyaseti nerede yaparsam yapayım Elazığlılara sürekli kapım açık olacak. Elazığlılara ve Tuncelilere. Çünkü ilk dönemde aynı onuru bana Tunceli yaşattı. Milletvekili seçilemeyen bir ile gittim ve oradan tekrar CHP milletvekili olarak seçildim. Elazığ’a geldim 41 yıldır seçilemeyen ilde milletvekili olarak seçilerek gittim. Bu kente karşı benim ahlaki ve siyasi iki kente karşı da siyasi ve ahlaki sorumluluklarım var. Türkiye’nin neresinde, hangi görevde, hangi mevkide, makamda olursam olayım Tuncelililer ve Elazığlılara karşı kapım sürekli açık olacaktır” diyerek sözlerini tamamladı.  
04 Şubat 2019 Pazartesi, 11:43
942 kişi okudu
Okuyucu Yorumları
Karakese.com | Çukurova Bölgesinin En Güncel Bilgi Sitesi
Bakan İstiyorsanız Seçimi Kaybettirin!