09 Temmuz 2019 Salı, 211 kişi okudu
Murat Bilgin
AYNAYA BAKMAK
Sayın okuyucularım; bütün sorularımın ilk muhatabı benim. Çünkü aynaya bakmasını bilirsem sorularımın cevabını bazen müteessir bazen buruk bazen sevinçli ve huzurlu kendimi hissederim. Bu yazıyı okuyan herkes benim diye düşünerek, sorularımı sorup yazımın sonunda bir şiirle huzurlarınızdan ayrılacağım.
 
1. Bugün ve bu yaşa kadar hedefim İslam’ı teslim almak mı yoksa İslam’a teslim olmak mı? Çünkü Allah’ın yasakladıklarından kendimi ne kadar koruyorum? Yoksa “21. Asırda ancak bu kadar yapabiliyorum. Yani içki de içerim, her türlü talih oyunlarını da oynarım, başka çarem kalmadı diye faizli kredi de kullanırım. Fırsat buldukça namaz da kılarım, fakat Cuma namazlarını kaçırmamaya dikkat ederim. Laikliğe de saygılıyımdır.” diye mi düşünüyoruz? Güzel izah ediyorsun da sondan başlayalım. Laikliğin ilk uygulandığı ülke Fransa’dır. Herkes inancını istediği gibi yaşar. Öyle midir?
 
Aynaya bakan sen! Biliyor musun ki ailenin örneğisin? Eşin ve çocukların senin tavır, hareketin ve inancını kopya ederler. Çok azı müstesna söyler misin? Bu inanç ve davranış biçiminde İslam’ı teslim almaya çalışmadığından emin misin?
2. Yoksa hatamla, günahım ve yaptığım tövbelerle bir umutla İslam’a teslim olmak mıdır? Ölçüm Hz. Peygamber (s.a.v.)’in şu Hadis-i Şerif’inin ikazını büyük bir titizlikle hayatıma uygulamaktır. Efendimiz şöyle buyuruyor: “Dünya’yı istiyorsan ilme çalış, Ahiret’i istiyorsan ilme çalış, Dünya’yı ve Ahiret’i istiyorsan ilme çalış”. Kainatın yaratılış gayesi insan eksenli olduğu için Allah’ın yarattığı bütün ilimler de Müslüman, müşrik herkese açıktır. Kim emek verir, göz nurunu dökerse her alanda ondan fayda görür. Bütün ilimlerin kaynağı Hz. Peygamberimiz (s.a.v.) vasıtasıyla tebliğ edilen ve 1440 yılından beri insanlığın yolunu aydınlatan ve kıyamete kadar aydınlatacak olan Kur’an-ı Kerim’den ilmen ne kadar istifade ediyoruz? Mağfur müteveffa M. Akif Ersoy’un vurdumduymazlığımıza ikazını dinleyelim. Bu ikazı 1915-1920’li yıllarda haykırıyor:
 
Ya okur geçeriz bir ölünün toprağına,
Ya açar bakarız Nazm-ı Celilin yaprağına.
İnmemiştir hele Kur’an bunu hakkıyla bilin,
Ne duvarlara asılmak, ne el sürülmemek için.
 
Aynaya bakan ben! Bu nasıl Kur’an hayatını yaşamak istemektir ki, miskinlik atalet yorganını üstümüze örtmüş Dünya’ya intizam veriyoruz. 1944 yılında orduları mağlup olan Almanya bölünmüş -inancı kendisine aittir- 15 yılda ülkemden işçi almaya başlamış ve süper güç olmuştur. Ya sen aynaya bakan adam! Merhum Akif’in feryadını niçin dinlemezsin?
 
“ALLAH”’a dayan saye sarıl,
Hikmete ram ol,
Yol varsa budur,
Bilmiyorum başka çıkar yol.
Evet; ailem, vilayetim, ülkem ve insanlık için çalışmak, çalışmak… Elinden gelmiyorsa çalışanlara yardımcı olmak. 1974 yılında yazdığım şiirin aradan geçen 44 yıla rağmen ülkemdeki gelişmelerin milletimin beklediği seviyeden uzak kalması beni aynaya bakmakta zorlandırıyor.
 
SİTEM
Avrupalılaşmak mı maksadın?
İlim ve irfanda yap yarışını.
Kendi ölçülerinle getir,
Cihana düzen ve barışını.
 
İlim erbabı dediyse,
İşte Avrupa kapısı,
Gayesi ilmini almandı,
Demedi ol maskarası.
 
Hey  Hat aslını bırakıp resmini aldık,
İsmet ve İzzetimizi bir hiçe sattık,
Kar hanesine baktık sıfır üstüne sıfır,
Bu hatayı telafi edemez asır.
 
 
Okuyucu Yorumları
Karakese.com | Çukurova Bölgesinin En Güncel Bilgi Sitesi
AYNAYA BAKMAK