672 kişi okudu
Metni Küçült Metni Büyüt Reset
7 Bin TL Alın Gidin! Nereye Gidelim?
7 Bin TL Alın Gidin!  Nereye Gidelim
Tamer ÖREN - Heyelan riski taşıyan bölgede yaşayan vatandaşlara bir çözüm yolu önermeden  evlerini tahliye etmelerini istediklerini belirten Bakır Madenliler Kadın Dayanışma ve Kültür Derneği Başkanı Lütfiye GÜRGÜN “ İki yıl önce Maden’in kalemini kırmışlar demiştim. Bugün bu sözümün ne kadar haklı olduğu ortaya çıkıyor” dedi
 
Maden ilçesinde heyelan riski taşıyan bölgede yaşayan vatandaşların  ev ve işyerlerinin tahliye edilmesi için verilen 5 günlük süre Salı günü sona erecekken  devletin kendilerine her hangi bir taahhüt vermemesi nedeniyle ilçe halkında karamsarlık hakim. Verilen kısa sürede ev ve işyerlerinin boşaltılmasının mümkün olmadığı yönünde görüş bildiren vatandaşlar yetkililerin kendilerine bir çözüm  yolu sunmasını bekliyor.
 
1 buçuk yıldır seslerini duyurmaya çalıştıklarının altını çizen  Bakır Madenliler Kadın Dayanışma ve Kültür Derneği Başkanı Lütfiye GÜRGÜN Geçtiğimiz ocak ayında bir sempozyumda söylediklerimi bugün siyasiler söylüyor. 2018’de  12 Mart’ta bir vekilimizi aradım, 13 Mart’ta da aynı vekilimizle TBMM’de görüştüm.  Aradan bir yıl geçti bu işin takipçisi olduklarını söylediler fakat; bir çözüm alamadık. Yine bir buçuk yıl önce  konuk olduğum bir televizyon programında  Maden’de bir rant olduğunu ve bu rantı çözemediğimizi söylemiştim. Bu konuşmamdan dolayı tepki almıştım. Bugün geldiğimiz süreçte söylediklerimi ispatlanıyor.  Biz artık yuvarlak cümleler duymak istemiyoruz” diye kaydetti.
 
İçişleri Bakanı Süleyman SOYLU’yu Maden’e davet ediyorum
 
Hükümetin Maden’e bir ekip göndermesini isteyen GÜRGÜN  “ İçişleri bakanımız sayın Süleyman SOYLU’yu ilçemize davet ediyorum.  Gelsin halkın burada yaşadığı eziyeti görsün. Bu sıkıntılara sebep olan fabrika sahipleri herhangi bir ceza almazken resmen burada yaşayan halk cezalandırılıyor.  Tahliye edilecek 283 konut, 232 tane işyeri var. Tehlike zaten ben geliyorum diyordu. Bu durum 15 gündür oluşmadı. Ben  7-8 aydır her platformda  bu kış eğer ağır şartlarda gerçekleşirse hafriyata yüklenecek  gücün daha ağır olacağını ve bize daha büyük bir zarar vereceğini söyledim. Bugün aynı cümleleri devlet yetkileri ve siyasiler kullanıyor.  Bizler her zaman devletimize güvendik. Devletimize her zaman inancımız tamdır. Devletimiz bizi mağdur etmeyecektir. Bu heyelana sebep olanların cezalandırılması gerekiyor. Bu heyelan için daha önce  önlemler alınabilirdi. Sanki göz göre göre davete çıkarıyorlar. Bunu engellemek yerine  insanları mağdur etmeye çalışıyorlar.  Kaymakamlıktan gelen yazı var. 5 gün içerisinde tahliye edilmezse suyu ve elektrik kesilecekmiş. İstediği kadar suyu ve elektriğimizi kessinler. Biz gelincik çeşmemizden su taşımaya alışmışız. Oradan suyumuzu taşırız içeriz de. Ramazan ayında bu insanlara bu çileyi çektirmek isteniyorsa bunu da sormak lazım. Ama; bu insanlar bunu hak etmiyor.
 
7 bin TL  alın gidin!  Nereye gidelim?
 
Vatandaşlara tahliye için herhangi bir yer gösterilmediğini vurgulayan GÜRGÜN “ Size 7 bin TL veriyoruz, gidin ama; nereye gidin? Elazığ’a, Ergani’ye gidin 3 yıl sonra evleriniz bittiğinizde geri dönün. Hiçbir alan gösterilmiyor. Üstüne üstlük insanları borçlandırarak yapıyorlar. Bunu hangi mantıkla yapıyorlar. Bunlar bizim aklımızla dalga geçiyorlar. 3 yıl bir yere yerleşmiş bir insan 3 yıl sonra geri döner mi? Kesinlikle gelmez.  Raporlara göre Maden’in üçte ikisinde heyelan riski var.   Karşı tarafta 150’ye yakın ev var. Oralarda bitecek. Eğer bilsem Maden’in altında çok değerli maden rezervi var. Bunu kullanmak için yaptılar. Ben diyeceğim ki, tamam halkımızı mağdur etmeyin tarihimden, geleneğimden huzurumdan mutluluğumdan vazgeçtim yeter ki benim devletim kazansın diyeceğim. Fakat; böyle bir açıklama da yapmıyorlar. Sadece “gidin” diyorlar. İnsanlarımızın büyük bir çoğunluğu da gitmek istemiyor. Genç nüfusumuz çok az, yaşlı nüfusumuz daha fazla. Bu insanlar acı çekiyorlar. Ben iki yıl önce Maden’in kalemini kırmışlar demiştim. Bugün bu sözümün ne kadar haklı olduğu ortaya çıkıyor” şeklinde konuştu.
 
Heyelan riski taşıyan bölgede ev ve işyeri olan  bazı vatandaşlarımızın görüşleri ise şöyle:
 
Yılmaz OTÇU (esnaf) : Tahliye edin diyorlar da nasıl edelim? Ben burada bu dükkanda çalışarak 5 nüfusu besliyorum.  Tahliye diyorlar da ben nereye gideceğim, eve nasıl ekmek götüreceğim, sonu ne olacak? Nereye gideyim, mülteci miyim ben? Bir vatandaş olarak önce bana bir yer verin ondan sonra başım gözüm üstüne. Biz bu konuda bir zorluk çıkarmak istemiyoruz. Fakat; ekmeğimizi elimizden aldıktan sonra ne yapacağız?
 
Olcay KORKMAZ : Maden’de büyük bir sorun var ve bunun sebebi de fabrikadır. Doğal olan burada bir şey yok. Diyorlar ki evlerin hepsi gidecek, şuan siz de görüyorsunuz dükkanlarda evlerde bir sorun yok. Sadece köprü ile garaja kadar olan kısımda sorun var. Maden halkı da buradan gitmek istemiyor.
 
Kutlay BOZGÖZ (Esnaf): Maden’in bu hale gelmesinde bana göre 4 suçlu var. Birincisi bizi bu hale getiren yasa, ikincisi işletme sahibi üçüncüsü  eski belediye başkanı Musa ORHAN ve dördüncüsü de vatandaşlar olarak biziz. Eski belediye başkanı seçilemedi, vatandaş da hakkını aramadığı için şuan tahliyeler başlamış ikisi  cezasını çekiyor. Fakat; ne hikmetse  en büyük sorumlu işletme sahibinin herhangi bir ceza çektiği yok.  Bu çevrede yaşayan vatandaşlar olarak işyeri sahipleri olarak nereye gideceğiz?  5 gün içerisinde bizden evlerimizi işyerlerimizi boşaltmamızı istiyorlar. Bu kadar kısa sürede biz nereye gideceğiz? Tahliyelerin şuan durdurulması gerekiyor ve vatandaşlara yeni bir hayat kurmaları için daha uzun bir süre vermeleri gerekiyor. Heyelan riski taşıyan yer söylediklerinin üçte biri kadar. Tahliyeyi neye göre belirlemişler onu da bilmiyoruz. Bizim şuan bulunduğumuz sokağın alt kısmına  tahliye kararı çıkmış. Aramızda 5-6 metre olan sokağın diğer tarafına dokunulmuyor. “ 5 gün içinde gidin biz gerekeni daha sonra yaparız”  demekle olmuyor. Tahliye edilecekse burası devlet vatandaşa yazılı olarak bir garanti vermelidir.
 
Leyla EVREN : Maden’imizin taşınmasına karşıyım. Halkın bu taşınmaya bir tepki vermesi gerekiyor.  Halka yüklenene kadar işletmeye yüklenseler daha iyi değil mi?
 
Ahmet DURMUŞ : Şuan Maden halkı mağdur durumdadır. Bize devletimiz 6 ayda 8 ayda konutlarımızı işyerlerimizi yaparsa başımızın üstünde yeri var. Bize hiçbir umut vermeden evimizi boşaltıyorlar. Benim gidecek yerim yok ne yapacağım? Bize yardım etmelerini istiyoruz, mağduruz.
 
Niyazi HARMAN : 5 gün içerisinde yazı geldi evlerimizi boşaltmamızı istiyorlar. Nereye gideceğiz, ne yapacağız? Ben gittim, annemin evi var, kardeşimin evi var. Biz hepimiz nerede ev bulacağız? Tahliye ettik diyelim, bize eve yapacaklar mı, hangi şartlarda yapacaklar? Evlerimizi boşaltmayı kabul etmiyoruz.
 
Mehmet DENİZ (Camikebir Mahallesi Muhtarı) : Ekim 2015’te  fabrika toprak döküyor diye   kaymakamlığa, belediyeye, Çevre ve Şehircilik Bakanlığına ve daha sonra da  Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığına dilekçe gönderdim.  Enerji bakanlığından cevap geldi ve 6 ay işletmeye mühlet verildi belirtildi. Toprak kaldırılmadığında işlem yapılacağı söylendi. Süre bitti, 3 ay daha süre uzatıldı.  Fabrikanın köprünün yan tarafında birkaç sefer dinamit patlamasından sonra bu heyelan riski ortaya çıkmaya başladı. Fabrika sadece halka değil, devletimizi de  büyük zarar verdi. Lise yeni yapıldı 2 yıl içinde boşaltıldı. Belediye binamız 5-6 yıllık o zaman ki parayla  2 milyon 600 bin liraya yapıldı o bina da çöpe gitti. Kaymakamlık binası gitti, Milli Eğitim Müdürlüğü binası gitti. Kimse bu şirketle baş edemiyor. Bana diyorlar ki vatandaşa kağıtları götür, tebliğ et. Risk fazla boşaltsınlar. Bana, vatandaşa tebliğ ediliyor da fabrikanın müdüriyetinin bulunduğu, mühendislerin kaldığı yere niye tebliğ yapılmıyor? Orası daha  da riskli alan.  Fabrikanın yöneticileri  çağrılan toplantılara bile gelmiyor fakat; vatandaşlara hemen baskı yapabiliyorlar.  
 
 
 
13 Mayıs 2019 Pazartesi, 00:03
672 kişi okudu
Okuyucu Yorumları
7 Bin TL Alın Gidin! Nereye Gidelim