05 Mart 2018 Pazartesi, 740 kişi okudu
KEREM SEÇER
28 ŞUBAT’LA KAYBETTİKLERİMİZ
Gelin hafızalarımızı tazeleyerek kaybettiklerimize bakalım.
 
İlk etapta Dünya gözü ile bakacak olursak,
 
 Akla gelen kayıp 390 milyar dolar. 25 batık banka, Abd dolarının 1.5 misli yükselmesi vs  gibi ekonomik kayıplar olarak  göze çarpacaktır.
 
Bunlar her ne kadar zahiren kayıp gözükse de, sağlıklı bir Ekonomik politika ile onarılması mümkün olan şeylerdir, O nedenle bunları kaybettiklerimiz arasında zikretmek istemiyorum.
 
O zaman hemen akla şöyle bir soru gelebilir, Eğer bu ekonomik kayıp, Kaybedilen ler den değil ise O halde kaybedilen nedir?
 
El cevap; İSLAM’i Hassasiyet
Açalım,  
 
28 şubat  bu ülkede İslami Tesettüre yapıldı. 
*Bugün  İslami Tesettür kaybı yaşıyoruz. 
 
28 şubat bu ülkede gittikçe yaygınlaşan İslami yaşantıya  yapıldı,
*Bugün İslami yaşantı yok denecek kadar azaldı 
 
28 şubat bu ülkede  İslam  iktisat nizamını baz almaya çalışan ticari şirketlere yapıldı.
 
Bugün kendilerine İslamcı denilen ticari kuruluşlar,28 şubatın rant kesimini kat be kat geçti 
 
28 şubat bu ülkede, Kur’an öğreten insanlara yapıldı, 
 
Bugün Kur’an öğretenler Davaya ihanet diye yaftalandı
 
28 şubat bu ülkede Kudüs’e..Gazze’ye..Filistin’e, Afganistan’a,Pakistan’a, Somali’ye, Eritre’ye,Moro’ya,Sumatra’ya, Keşmir’e, Bosna’ya, Çeçen ya ya  karşı duyarlı olmaya çalışan,imanlarının Kendilerine yüklediği Hassasiyet ten ötürü, malı canı pahasına da olsa  zirveye taşımaya çalışan Müslümanlara yapıldı,
 
*Bugün sadece  mensubu oldukları siyasi Partinin bakış açısına  göre hareket edilir olundu.
 
28 şubat  bu ülkede, İslam birleşmiş milletleri diyen, İslam savunma paktı diyen, İslam ortak pazarı isteyen, İslam kültür işbirliği isteyen, İslam dinarı isteyen,  Halkına Karşı, gardiyan değil, garson olmayı şiar edinen  ERBAKAN  ve Arkadaşlarına  yapıldı.
 
*Bugün  postmodern darbeye maruz kalmış olan  Erbakanın arkadaşları, Gardiyan devlet anlayışı ile  birleşmiş milletler, nato, Avrupa ortak pazarı, unesco  ve abd  doları için mücadele ederek  halkı  batıya köle etmeye devam ediyorlar.
 
28 şubat Bu ülkede D8 ve Havuz sistemine  yapıldı.
*Bugün Rantiye kesimine hizmet eden bir Ekonomik model devam ediyor
 
Peki 28 Şubat’ı kim yaptı devam ediyor mu sorusu  gündeme gelirse, cevabım  28 şubat Postmodern darbeyi  bilindiği gibi ASKER yapmadı.
 
Durun  Afarlamayın , Yanlış Okumadınız  ASKER YAPMADI  28 şubat post modern darbesini, bir iş adamı ( ! ) ve  İki medya patronu yaptı. Aydın Doğan-Dinç Bilgin.
 
ERBAKAN,  Hükümetinin aldığı HAVUZ SİSTEMİ kararı ile Devletten ihale koparamayan  çürük mallarını misli fiyatlarla  devlete satan  rantiye kesiminin hortumu kesilince, ASKER ile hiçbir problemi olmayan  hatta ilk 30 ağustos resepsiyonunda  Başbakanın İslami hassasiyeti nedeniyle resepsiyonda  İçki  ikramını bile yasaklayan Asker,  hükümet ile uyum içerisinde  çalışıyordu.  
 
Askerin tek hasas konusu Laiklik ti.
 
Ekonomik konuda Erbakan’ın aldığı kararları kabul ediyor ve benimsiyordu asker. 
 
Havuz sistemi ile hem Asker TSK nin modernizasyonunda daha  donanımlı olacak,hem halk kazanacaktı  askerin buna  karşı olması asla söz konusu değildi.
 
Fakat bundan rahatsız olan Rantiyeci kesim Askeri kışkırtacak planlarını Oresepsiyonda  yaptılar.  
 
28 şubat ta  TGRT Ankara Temsilcisi  olan  Metin ÖZER in bizatihi duyduğu şeyleri aktardığı HABER VİTRİN deki yazısında şu cümleler düşüncemi pekiştirir mahiyettedir.
 
’’ O günlerde TGRT’nin Ankara Temsilcisi’ydim.
 
Genelkurmay’ın bir resepsiyonu vardı. Hükümet ile asker arasında henüz bir gerilim yoktu.
 
Askerin  resepsiyonuna; hükümet, siyasetçiler, bürokratlar, işadamları ve gazeteciler tam kadro katılırdı.
 
Herkes bir arada olduğu için buralardan bol bol haber çıkardı.
 
O sırada muhabir arkadaşlardan birisi geldi.
 
“Abi bomba bir haber var” dedi.
 
“Hayırdır” dedim.
 
“Abi, ünlü işadamı filan ile ünlü medya patronu filan bir köşede konuşuyorlardı. Ben hemen arkalarındaydım.
 
Sırtım dönüktü. Medya patronu iş adamına dedi ki, “ Durum çok kötü 2 ay dayanamayız.
 
Bunlar gitmezse biz battık” O iş adamı, “Merak etme bazı düşüncelerimiz var. İstanbul’da toplanacağız”
 
Ve İstanbul da Toplanılıp İRTİCA FIRINA VERİLDİ. 
 
Aydın DOĞAN’a ait  Hürriyet-Miliyet ve Dinç BİLGİNE  ait  Sabah gazeteleri Sür manşetten; laiklik elden gidiyor  irticai faaliyetler  asker göreve  vs  gibi manşetler atarak Asker kışkırtılıp Sincan da Tankları yürüterek hükümete muhtıra veriyor.’’’
 
Ardından zaten olanlar yukarıda bazılarını yazdığım olaylar  oluyor.
Bin yıl sürecek diye yapılan  postmodern darbe  17. Yılında  mahkeme yolunu tutuyor. Zahirde 28 Şubat mahkum ediliyor gerçek te 28 şubat El değişiyor.
 
28 şubat ile  kurulan ikna odaları zahiren mahkum edilsede  gerçekte  başörtüsü mücadelesi Arka bahçe konumundaki kurumlar aracılığı ile yenidizayn edilmiş şekli ile ikna edilmiş baştaki çaput parçasına  getirilen GENELGE İLE SERBEST hükmü sonucu  28 şubatcıların istediği bir kadın tiplemesi  hayata geçirilmiştir. 
 
28 şubatta imanlarının gereği tesettüründen ödün vermeyen gencecik kızlarımız Genelge ile serbest edilen çaput baş ile  İslami hassasiyetten uzaklaştırılarak moda podyumlarının kurbanı edilmiş bir genç kız kadın tiplemesi hayata geçirilmiştir,
 
28 şubatla  iktidardan uzaklaştırılan Erbakan’ın arkadaşları, 28 şubat ta İslami hassasiyetlerini koruyan mütedeyyin Müslümanları  tutuklanmasına devam ediyor, 
 
28 şubatın asıl sebebi olan  Havuz sistemi kaldırılıp  Devletin tüm kurumlarında ihaleleri 28 şubatı tertipleyenlere verildiği  batık bankaların kurtarılıp rantiye kesimine  adeta hibe edildiği,  
 
28 şubatın  dokunmadığı  3 kesim. FETÖ-İHA ve ZENGİNLER KULÜBÜ  El ele vererek 15 Temmuz askeri kalkışmasını Gerçekleştiridi ği halde, Fetö ayağına dokunulup diğer iki ayağa dokunulmayışı 28 şubatın devam ettiği anlamındadır. 
 
Fetullah gülenin kurduğu kumpas ile  300 binden fazla  müslümanın HUKUSUZ bir yargılama ile mahkum edildiği  hala  mahkum oldukları da göstermiştir ki 28 şubat  devam ediyor.   
 
Bu konuda AFRİKA ZİYARETİNDE  bulunan  Cumhurbaşkanına  Gazeteciler soruyor,
 
Geçtiğimiz röportajda 28 Şubat sürecinden bahsederken, ‘O zaman verilmiş kararlarla mağdur oldukları için haklarını arayan insanlar var’ demiştiniz. AK parti döneminde o dönemde mağdur olanlarla ilgili Adalet Bakanlığının veya belki başka bir mekanizmanın bir açıklama yapıp o dönemin kumpaslarının mağduru olan bu insanları özgürlüklerine kavuşmaları veya iade-i itibarlarının sağlanması için yeniden yargılama gibi bir süreç başlayacak mı?
 
Sizin bu yönde bir mekanizmaya dair yol göstericiliğiniz olacak mı?
 
Bu konu ile ilgili Adalet Bakanlığı’nın yaptığı bir çalışma var. Ama bu ne zaman neticelenir, bu tabii ki yargı meselesi.
 
Bunu şu an benim söylemem mümkün değil. Ama biz arkadaşlarımıza,Bu konuda adaletin tecellisi için bir yasal çalışma yapın’ dedik. Şu anda Adalet Bakanlığı’nda böyle bir çalışmayı arkadaşlarımız yürütüyorlar…
 
Bekleyelim görelim. 
 
Hülasa olarak  28 şubatta  kaybettiklerimiz Kimliğimiz Kişiliğimiz  İnancımız değerlerimiz  oldu…
 
selam ve dua ile… 
 
Okuyucu Yorumları
Haberler
28 ŞUBAT’LA KAYBETTİKLERİMİZ